https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

ŞU BARDAĞI BİRAZ DOLDURSAK ARTIK

Okunması Gerekenler

gorkem1ŞU BARDAĞI BİRAZ DOLDURSAK ARTIK

Zor maç olacağı belliydi. Çarşamba günü psikolojik ve fiziksel olarak çok yorucu bir mücadeleyi geride bırakan takım sadece üç gün sonra ligin liderini konuk ediyordu. O lider de ilk 30 dakika oynadığı futbolla bulunduğu yerin tesadüf olmadığını gösterdi. Zaten bizler Beşiktaş’ın neredeyse hiçbir maçı 90 dakika oynamamasına alıştığımız için ben açıkçası bu durumu fazla yadırgamadım ama Başakşehir gibi bir takımdan kötü oynadığın bölümde bir de gol yemek (ki çok usta işi bir vuruştu) işleri daha da yokuşa sürmek anlamına geliyordu. Jübilesini dört gözle beklediğim E.Belözoğlu’nun çıkmasıyla eş zamanlı olarak Beşiktaş da baskısını arttırmaya başladı. İlk yarının bitiminde kimsede bir karamsarlık  veya endişe yoktu, Beşiktaş’ın maçı çevireceğine ise inanç vardı çünkü Çarşamba günü çok daha zorunu başarmıştı.

 

bjk-basak-1Nitekim 2. yarıyla birlikte sağlı sollu ataklarla Başakşehir’i sahasına hapsetmeye başladık ve uzun toplarla çıkmalarına da izin vermedik. Maçın ilerlemesiyle birlikte Atınç – Marcelo ikilisinin uyumu da, kademe anlayışı da gelişti ama bugün Beck hem savunma hem de hücumda çok aksadı. Zaten Şenol hocanın neden Beck’i değil de, pek de fena oynamayan Adriano’yu kenara aldığını da çözemedim. Gökhan – Tolgay değişikliği ise yerindeydi ve ikinci yarı takıma ekstra bir dinamizm ve daha dikine oynanan bir futbol getirdi. Yalnız buradaki sıkıntı, birbirine alternatif gibi duran bu iki futbolcunun bir türlü üst düzey performanslarına hala ulaşamamış olmaları. Gerçi bu konuda Tolgay bana göre bir adım önde ama geçen yılki Sosa – Oğuzhan uyumu orta sahada hala yakalanamadı. İleri uçta da Aboubakar, haftalar ilerledikçe Beşiktaş’ta Demba Ba ve Gomez’in boşluğunu dolduracak futbolcu olmadığını kanıtlar gibi oynuyor. Büyük hedefleri olan bir Beşiktaş için onun en az iki gömlek üstü bir forvet gerekiyor. Cenk de bu akşam Çarşamba günkü muhteşem performansının altında kalınca zaten golü atmak da Marcelo’ya düştü.

 

bjk-basak-3Bu yıl şu ana kadar takımın tartışmasız yıldızı ise Quaresma. Daha önceden özellikle agresifliği ve kimi zaman sorumsuzluğu ve bencilliği nedeniyle eleştirdiğim Q7 tam olgunluk döneminde şu ana kadar Beşiktaş’ın lokomotifi adeta. Bu akşam kart görmemesi ise hataydı ve tabii gelecek haftaki derbide oynayacak olması rakibin diline pelesenk oldu. Yıllarca stadımızın da olmadığı bir dönemde hakem üzerinde hiçbir baskı kuramıyorken gasp edilen puanlarımıza sayalım desem herhalde hesabı kapatmak için bu hatalardan çok daha fazlası gerekir. Hele ki Avrupa’da başka, Türkiye’de başka türlü maç yöneten Cüneyt Çakır’ın veresiye defteri epey kabarıktır! Başakşehir’in attığı ikinci golde ise Oğuzhan’ın kolundan çekme vardı ve fauldü.

 

bjk-basak-2Sonuç olarak ligin en iyi futbol oynayan iki takımının maçında çıkan beraberlik normal bir sonuçtu ve arkadan gelen rakiplerin ekmeğine yağ sürdü. Her iki takım da namağlup ünvanını korurken özellikle Beşiktaş’ın artık bu ‘normal’ sayılan sonuçların üzerine çıkması gerekiyor. Şu ana kadar deplasmanda alınan 3-2’lik Napoli galibiyeti dışında kendi sahasında GS, D.Kiev, Napoli, Benfica ve bu akşam da Başakşehir’le berabere kalmak özellikle geriye düşülen maçlarda hoş görüldü, hatta takdir bile topladı ama unutmamak gerekir ki Şampiyonlar Ligi’nde herşey son maça kaldı ve evimizde kazanamadığımız maçlar yüzünden Kiev’den mutlaka galibiyet çıkarmamız gerekiyor. Aynı şekilde ligde gelecek hafta Kadıköy’de oynayacağımız Fenerbahçe derbisinde de beraberlik hiç kötü bir sonuç olmaz ama muhtemel bir galibiyet olası bir rakibi devre dışı bırakabilir. Evet, Beşiktaş şu ana kadar testiyi kırmadan ve hep bardağın yarısını dolu görerek Aralık ayına kadar geldi ama önümüzdeki Kiev ve Fenerbahçe maçları sezonun geri kalanı için de belirleyici olacaktır. Artık bardağın dolma zamanı geldi ve özellikle de iyi oyunu 90 dakikaya yaymayı başarırsak dolmaması için bir neden yok.

 

Bugün kaybettiğimiz efsane lider Fidel Castro’nun söylediği gibi; ‘Devrim dikensiz bir gül bahçesi değildir. Devrim gelecek ve geçmiş arasındaki mücadeledir’. Beşiktaş da Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkarsa tarihinde bir ilki başaracak ve geçmişin izlerini silerek geleceğini aydınlatacak yolu açan devrimi başlatmış olacaktır. Adios Comandante!

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: gorkem.isik@abcspor.com

twitter: @saturnocontro3

Son Haberler

YAZ KIZIM

Bazen kaybettim sanırsın ama çok şey kazanmışsındır. Bazen gömüldüm sanırsın ama ekilmişsindir, yeniden filizleneceksindir. Bazen kazandım sanırsın ama kaybetmişsindir. 10 kişiyle kazanılan...

Benzer Konular