SENİ ALLAH MI GÖNDERDİ BE ?

Okunması Gerekenler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

bruno“Hiç bir mesleğim yok, liseyi bir şekilde bitirdim, üniversiteyi kazanamadım ya da iki yıllık tırışkadan bir yer kazandım yani benden bi cacık olmadı, bu saatten sonra da olmayacak, ne iş yapıyorsunuz” diye sorulunca ben de afilli bir şey söylesem ya ? Tamam abi, bir sürü yeni meslek var, sizin gibiler için düşünülmüş, kursa bile gerek yok, bastır hemen bir kartvizit, yaz hemen sıfatını, kullanmaya başla hemen : Mesela Gurme’yim ben de gitsin. Lan oğlum, gurme diye uzmanlık mı olur ? Neyi guruyorsun ? Adı üstünde damak zevki ? Kimi tuzlu sever, kimi baharatlı, kime göre, neye göre lezzete onay veriyorsun ?

20 tane aylak genci 3-4 ay boyunca her tarafı kamera dolu bir eve hapsetmişler, yarışmaymış, bilgi veya beceri isteyen hiç bir aşamada yok yarışmanın içinde. Neye göre yarıştıklarını kimse bilmiyor. İçlerinde en çirkef kim onu seçiyorlar aslında ama öyle demiyorlar tabii. 20 aylağı tanıtıyorlar, ulan dörtte birinin mesleği Tasarımcı. Neyin tasarımını yapıyorsun ?? Herkes Tasarımcı anasını satayım. Şimdi bir de yaşam koçu çıktı. Zikindirik bir kursa gidiyorsun, kursa sonuna kadar devam edip sertifikayı alamama şansın da yok tabii. Sonra birilerine akıl veriyorsun, motive ediyorsun, yardımcı oluyorsun yaşamını yönlendiriyorsun. Kendi yaşamını yönlendirmiş de başkasının ki kusur kalmış !

aYKUTBir de kişisel gelişim uzmanı var böyle. Tamamen safsata. Kursa bile gerek yok. Başarı, yılmamak, umutsuzluğa kapılmamak, sürekli başarılı olanları örnek almak üzerine yazılmış iki üç kitap hatmediyorsun, iki üç de sıra dışı başarı öyküsünü alıyorsun belleğine sonra tamamsın, ver vaazı, ver gazı.. ”Çaresizseniz, çare sizsiniz, her biriniz milyonlarca sperm arasından birinci gelmiş birer şampiyonsunuz”.

M.Kemal 40 yaşında bir hiçti ( tabii ben katılmasam da) öksüz büyüdü, üvey baba gördü. sürgün gördü, tüm arkadaşları bir bir rütbe alırken kendi geri hizmetlerde takıldı kaldı, adam 40 yaşında bir hiç, 42’sinde bir efsane.. Sen niye başaramayasın ki ? Yürrüüüü be !!! Wrnnnnnn !!! aldım gazı gidiyorum. Lan oğlum dünyada kaç tane M.Kemal var. De ki her 20 kişiden biri böyle eyvallah da sen bana yılma diyorsun, milyarda bir çıkan adamı örnek veriyorsun, yer miyim oğlum ben bu gazı ? 20 yaşında kişisel gelişim uzmanı, 22 yaşında yaşam Koç’u. 25 inde de anılarını yazarsın artık, hey Allaa’m. Saydığım mesleklerle karıştırılmaması gereken bir de sportif direktörlük adında meslek var. Bu mesleğin de ne olduğu çok belli değil. Futbolun ne derece içinden geldikleri de muamma. Mesela Volkan Ballı vardı bizde. Adam Tarih öğretmeni. Kenneth Anderson’la ortak bir gözlük firması varmış. Sonra nasıl olduysa ikisinin birden yolu Fenerbahçe’den geçti. Fenerbahçe’de idari menajerlik yaptı, kamp yerlerini, otelleri falan ayarlar, futbolcularla ilgili sorunları giderirdi, entellektüel de bir adam tabii, basına da aklı başında demeçler verirdi. Ilk defa denediği mesleğinde başarılı oldu ve sportif direktör olarak Orduspor’a gitti.

Yerine gelen Hasan Çetinkaya da bize Gençlerbirliği’nden geldi. 24 yaşındayken Geneçlerbiriliğinde sportif direktör olarak görev yapıyordu. Abdürrahim Albayrak’ın kendi camiasında yaptığı gibi bir abilik koçluğu denilebilir. Biz o günlerde bunu anlamışız sportif direktörlükten. Avrupa’da durum başka. Sportif Direktör neredeyse başkandan sonraki yetkili. Kimin gidip gitmeyeceğine karar veriyor, transferlerle ön görüşme yapıyor falan. Real Madrid’te efsane futbolcuları Butragueno ve Valdano yaptılar bu işi. Beckenbauer Bayern’de farklı bir adla yürüttü aynı işi. Sanki eski futbolculardan biri daha mantıklı gibiymiş duruyor ama aslında bu şart değil.

hasan cetinkayaBizde de Aykut Kocaman getirildi bu göreve ama yürümedi. Başkan hegemonyasında yürüyen kulüplerde bu iş yürümez de ondan yürümedi. Başkan herseye karışır bizde. Gerekirse sportif Direktöre “gel seni hoca yapalım”bile der ve dedi de. Yetkiyle donatmadığın sürece bu makam iş yapmıyor. Futboldan gelmiş birini sportif direktör yapmana da gerek yok. Saygın biri olması önemli, isimli biri, en azından o camiada. Vizyonu olmalı, kulübü temsil edebilmeli, kolu uzun olmalı, çevresi geniş olmalı. Hatırlı olmalı. Kimse Arsenal’in başkanı kim bilmez, ManU’nun başkanını tanımaz. Menajer var abi orda, Başkan’dan daha forslu, futbol konusunda en yetkili. Asar, keser, biçer, oyuncu alır, şu alınacak der, bu gidecek der ve olay biter. Alex Ferguson dendi mi, Arsene Wenger dendi mi akan sular durur orda.

Sportif Direktör dediğin de tam da bu işte. Aziz Yıldırıım’a birisi bunu çok iyi anlatmış. AzizYıldırım’ın da kafasına yatmış ve aylar evvelsinden bir arayışa girip Terraneo Emmi’yi bulmuşlar. Geçen yazdım, babacan ne lan diye ? Babacan tipi antrenörmüş de bilmem ne ? Terraneo belli ki babacan bir adam, Pereira da olması istenen de olmayan şeymiş ya babacanlık. Terraneo bence böyle biri. Tatlı sert. Bizim Şener Şen. Muhtar Emmi demiyorlar boşuna. Bu abilik işine uygun. Üstelik de İtalyan, Akdeniz tarafından akraba sayılıyoruz bir yerde. Terraneo Emmi, sezdirmeden takıma hakim olmaya başladı bile. Takımın papazlarını bir bir gönderiyor. Aziz Başkan sana 50-60 milyon Euro bütçe, istediğini al, istediğini gönder, istediğini takımda tut demiş. Terraneo’yu da Aziz Yıldırım hakkında iyi bilgilendirmişler.

Demişler ki “bak bu adam sizin Mussolini’nin lahmacun yemiş versiyonu”. “Karışır her işe, elinde bi telefon, maç içinde hocaya SMS gönderir, taktik verir, soyunma odasında masası var bu adamın”. Terraneo Emmi’de bu konularda uzlaşmış olmalı ki başkanla, adam Emre’yi, Aziz Yıldırım’ın manevi oğlunu bile çatır çutur yedi ya ?? Volkan’a da “yedek kalınca problem çıkaracaksan seni de tutmayalım” dediği söyleniyor ki Volkan’ı da kesin yiyecek bu sene olmazsa seneye. Ersun Yanal’ın başını yiyenler başta, 34 yaşına gelmiş, başarıya doymuş, maç seçen, kendine göre düzeni kurmuş ne kadar oyuncu varsa ipini çekti. Şimdi bu noktada genç kaleci Mert, Egemen ve Emre çok kaliteli birer yedek olabilirlerdi. Kamu vicdanında selefleri itibar görmedi. Adamlar öksüz gibi karşılandı Sabiha Gökçen’de. Tabii Gitmeleri iyi oldu, papaz falan lazım değil de iyi topçulardı. Özellikle Emre ve Egemen.

fb transferBuraya bir nokta, Josef ve Ba’ya da bir soru işareti koyayım. Muhtar Emmi, büyük bir profesyonellikle ve Fenerbahçe tarihinde görülmemiş bir kurumsallık içerisinde içi geçmiş adamları gönderdiği yetmiyormuş gibi transfer görüşmelerini de sabırla ve büyük bir titizlik çerçevesinde yürütüyor diğer yandan. Fenerbahçe’nin paralel yapısı arka 5’li yi dağıtmak öyle kolay iş değil. Düşünebiliyor musunuz Selçuk Şahin gitti, dünya yıldızları bir bir geliyor.

Demek ki neymiş, dünya yıldızlarını getirmek için ille bir Hakan Bilal Kutlualp gerekmiyormuş. Bu sene şampiyon oluruz olamayız, o başka bir şey yıllardır yapılması gerekeni yaptı. Birinin yapması gerekiyordu ve devamı gelecek. Şampiyon olamasak da gam yemem artık. Bu Terranoe’yu Aziz Yıldırım’ın bulduğuna inanmıyorum. Hiç kimse bulmadı, yemin ederim Allah gönderdi Muhtar Emmi’yi Allah !!

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : bruno.monte@abcspor.com

twitter : @BrunoMonte1907

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay Kerimoğlu transfer olunca daha da...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı Jailson, Gustavo ve Ozan ile...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

Benzer Konular