https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

SON SAVAŞÇININ ARDINDAN: BAY MİLAN FRANCO BARESİ’YE VEDA

Okunması Gerekenler

Son Savaşçının Ardından: Bay Milan Franco Baresi’ye Veda

Bugün yeşil sahalar, belki de üzerine basan en zarif, en asil ve en sadık imparatorunu kaybetti. Milan’ın efsanevi 6 numarası, futbol dünyasının o eğilmeyen dik başı, Franco Baresi maalesef artık aramızda değil!.

Onun gidişiyle sadece bir futbolcu ölmedi; hani o her şeyin para, sponsor ve şov dünyasından ibaret olmadığı, formanın kutsal sayıldığı, sadakatin kupalardan daha ağır bastığı o eski, güzel futbol çağı da onunla birlikte toprağa gömüldü.

Çocuk yaşta hem annesini hem babasını kaybeden, hayatın en sert sillesini daha yolun başında yiyen o sıska çocuk, San Siro’nun çimlerine çıktığında sadece bir savunma oyuncusu değil, bir kale inşa etti.

Kardeşi Beppe evini Inter’de bulurken, o Milan’ın ta kendisi oldu. Kırmızı-siyahlı forma onun üzerine sadece bir kumaş parçası gibi geçmedi; Franco Baresi’nin teni oldu, ruhu oldu adeta…

Biz onu sadece kazandığı Şampiyonlar Ligi kupalarıyla, kaldırdığı Serie A şampiyonluklarıyla hatırlamayacağız. İstisnasız her maçın her salisesinde o çamurlu sahalara göğsünü siper etmesi de unutulmaz!.

Onun için savunma, topu uzaklaştırmak değildi. O, rakibin hamlesini daha rakip düşünmeden sezen bir satranç oyuncusuydu. O sahada geriden oyunu kurarken, bir maestro gibiydi. Sağ elini havaya kaldırıp ofsayt taktiğini başlattığı o an, futbolun yazılmamış kuralıydı.

Arrigo Sacchi’nin devrim yaratan Milan’ında herkes hücumdan bahsetti senelerce; ama o sistemin gerçek komutanı geride duran 6 numaraydı. Çünkü Baresi savunma yapmıyor, adeta oyunu yönetiyordu.

1994 Dünya Kupası’nda, dizinden ameliyat olduktan sadece 25 gün sonra sahaya çıkıp Romario’yu adım attırmayan o çelikten irade, futbol tarihinin en büyük fedakarlık hikayesi olarak kalacak kalbimizde. O gün o penaltı kaçtı belki, ama Baresi’nin gözyaşları kupanın kendisinden daha parlaktı.

Baresi’nin Milan’daki en güzel miraslarından biri de Paolo Maldini ile olan ilişkisidir. “San Siro’da onun yanında yetişen genç Paolo Maldini, yıllar sonra Milan kaptanlığını devralacaktı. Baresi sadece bir savunmacı bırakmadı; bir liderlik mirası bıraktı.”

Bazı futbolcular kupalarıyla hatırlanır. Bazıları attıkları gollerle… Franco Baresi ise bir şey daha büyük bıraktı: Sadakat. Çünkü o, futbolun sadece kazanmak değil; ait olmak olduğunu anlatan son savaşçılardan biriydi.

Franco Baresi, bir kulübün formasını giymedi; bir kulübün hafızası oldu. Bir gün San Siro’nun çimleri kuruyacak, eski fotoğrafların renkleri solacak… Ama o dik duran 6 numara hep hatırlanacak.

Milan kulübü, o emekli olduğunda 6 numaralı formayı müzeye kaldırmıştı. Kimse o formayı bir daha giymeye cesaret edemesin diye değil; o formanın ağırlığını Franco’dan başka kimsenin kalbi taşıyamaz diye…

Şimdi o 6 numara, gökyüzünde bir yıldız olarak parlayacak. Güle güle Kaptan… Güle güle “Piscinin” (Küçük)…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

57 SENE SÜREN GALWAY HURLING LANETI, PAPA SAYESİNDE MUTLU SON!

Geçen hafta tarihi (Gaelic futbolu) maçta Mayo şampiyonluğu ile sonra eren 75 senelik lanet, gözler İrlandadaki tarihi sporlarda yaşanmış...

Benzer Konular