https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

ŞAMPİYONLAR FABRİKASI, LEVALLOIS SPOR KULÜBÜ

Okunması Gerekenler

Paris’te şehir merkezinin 6-7 kilometre dışında (kuzeybatısında) ve metro hattının son durağı olan Levallois-Perret bölgesinde, fakir-varoş ve göçmenlerle dolu toprakların içinde tarihi bir elmas var; Levallois Spor Kulübü.

Küçük yüzölçümüne rağmen spor, eğitim ve kültür alanındaki yatırımlarıyla dikkat çeken bölge, yalnızca Paris’in bir banliyösü değil, adeta imparatorluk burası. Judo özelinde de tek kelimeyle bir Şampiyonlar Fabrikası…

Judo denildiğinde birçok kişinin aklına Japonya, geleneksel dövüş sanatı ve Olimpiyat şampiyonları gelir. Ancak modern judonun en büyük başarı hikayelerinden biri Fransa’nın küçük bir bölgesinde, Paris’in kuzeybatısındaki bu kentte yazıldı ki, burası Teddy Riner başta birçok efsanenin çıkış noktası oldu!.

Küçük Bir Kulüpten Dünya Markasına

Levallois Sporting Club, 1983 yılında kuruldu. Başlangıçta sadece yerel bir spor kulübü olarak faaliyet gösterirken zamanla farklı branşlarda büyüdü. Bugün birçok spor dalını bünyesinde barındıran büyük bir organizasyon olsa da, dünya çapındaki ününü büyük ölçüde judo şubesine borçludur.

Teddy Riner’in Yükselişindeki Rolü

Levallois Sporting Club denildiğinde akla gelen ilk isim kuşkusuz Teddy Riner’dir. Tarihin en başarılı ağır sıklet judocularından biri kabul edilen Riner, kariyerinin büyük bölümünde bu kulübün sporcusu olarak mücadele etti ve burası bugün yazı konumuz olduysa; en önemli nedenlerden biri de o.

Levallois’in Bilinmeyen Gücü: Takım Kültürü

Judo bireysel bir spor gibi görünse de, üst düzey başarıların arkasında büyük bir ekip çalışması vardır. Levallois’in en önemli özelliklerinden biri, sporcular arasında rekabetten çok gelişimi destekleyen bir ortam oluşturmasıdır.

Kulüpte dünya şampiyonları ile genç sporcular aynı salonda antrenman yaparak deneyim paylaşımı yapar. Bu durum, genç judocuların sadece teknik değil, zihinsel olarak da gelişmesini sağlar. Rol modeller ile aynı havayı, minderleri solumak. Onlardan alınan deneyim paha biçilmez!

Sadece Teddy Riner Değil: Bir Şampiyonlar Fabrikası

Levallois Sporting Club’in başarısı yalnızca Riner ile sınırlı değildir. Kulüp geçmişte birçok Olimpiyat ve Dünya Şampiyonası seviyesinde sporcu yetiştirmiştir.

Kulübün yetiştirdiği veya bünyesinde mücadele eden önemli isimler arasında: Dünya ve Olimpiyat madalyalı judocular, Avrupa şampiyonları, Fransa’nın milli takım sporcuları bulunur. Bu nedenle Levallois, sadece bir kulüp değil, Fransız judosunun gelişim merkezlerinden biri olarak görülür ki öyledir de.

İlginç Bir Detay: Bir Kulüpten Fazlası

Levallois Sporting Club’in başarısı yalnızca madalyalarla ölçülemez. Kulüp, genç sporcular için bir okul, şampiyonlar için bir hazırlık merkezi ve Fransa judosu için önemli bir yapı taşıdır.

Ve bu sporun bayrak ülkesi ile en temel farkı; Japonya’da judo daha çok gelenek ve disiplin üzerinden gelişirken, Fransa’daki kulüpler modern spor bilimi, atletik hazırlık ve profesyonel organizasyon anlayışını ön plana çıkardı.

Bugün bir judo hayranı “Dünyanın en iyi judocuları nerede yetişiyor?” diye sorduğunda Japonya’nın yanında Fransa ve özellikle Levallois adı mutlaka anılır.

Ekonomik Zorluklar, Hayaller, Umut Kapısı

Ekonomik zorluklar, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Levallois-Perret’te de gençleri spor aracılığıyla daha iyi bir gelecek hayal etmeye yöneltiyor. Kulübün ilk başkanı Patrick Balkany’nin köklerinin bir yandan Macaristan’a, diğer yandan Ukrayna Yahudilerine dayanması da bu çok kültürlü yapının bir yansıması. Bu nedenle LSC, Fransa’da yaşayan farklı etnik kökenlerden sporcular için yalnızca bir spor kulübü değil, aynı zamanda başarıya ulaşabilecekleri önemli bir fırsat ve umut kapısı!

1983’te Kurudular, 1988 Seul’le Olimpik Madalyalar Geldi

1983’de kuruldular ve 1988 Seul Olimpiyatı’na 8 sporcu gönderdiler. Göndermekle de kalmayıp, eskrim-epede Frederic Delpla ile altın madaya kazandılar.

Devasa Organizasyon

Gelen ilk olimpiyat madalyasıyla birlikte motivasyon katlayarak artarken, en başta 10-12 branşta faaliyet gösteriyorlardı, şimdilerde bu sayı 30’un üzerinde. Kayıtlı 18 binden fazla sporcu da planlı ve başarılı gelişmenin bir sonucu. Ayrıca 220 çalışan (antrenör, idari personel ve destek ekipleri) yani devasa bir ekip de var.

Kulübün sacayağı eskrim, judo ve masa tenisi oluşturuyor. Teddy Riner tabii ki rol model buranın yaşayan efsanesi ama Gevrise Emane ile diğer ünlü judocular Benjamin Darbelet ve Priscilla Gneto da unutulmamalı!.

Ve tabii ki judoda ilk Olimpiyat altınları getiren; Cathy Fleury – (Barselona 1992) ve Marie-Claire Restoux (1996 Atlanta) –

Levallois Sporting Club yalnızca judoda değil, eskrim ve masa tenisinde de büyük sporcular çıkardı.

Mesela;
Laura Flessel – Eskrim Olimpiyat şampiyonu.
Gauthier Grumier – Olimpiyat ve dünya madalyalı eskrimci.
Simon Gauzy – Avrupa seviyesinde başarılı masa tenisçisi.

Kısaca sabah erken saatlerde başlayan antrenmanlar, yıllarca süren tekrarlar ve dünyanın en iyi judocularıyla yapılan çalışmalar… Levallois’in sporcuları madalyaya giden yolu böyle geçti ve geçmeye devam ediyor.

Başarıları açısından bakıldığında Levallois, küçük bir şehir kulübünden çok daha fazlasıdır. Yetiştirdiği şampiyonlarla adeta küçük bir judo ülkesi gibidir burası…

Son Haberler

NEDEN İSVEÇ, NORVEÇ VE FİNLANDİYA YAZ LİGİ OYNARKEN DANİMARKA OYNAMIYOR?

Neden İsveç, Norveç ve Finlandiya Yaz Ligi Oynarken Danimarka farklı bir takvim uyguluyor? Hiç merak ettiniz mi? Gelin bunun nedenlerine birlikte göz atalım. Temel...

Benzer Konular