PARKEDEKİ HAYALET: 28 DAKİKA OYNAYIP KOCAMAN BİR “HİÇ” YARATMAK
NBA tarihi; sahanın her yerini parselleyen, istatistik kağıtlarını dolduran ve triple-double’larla tarihe geçen süper yıldızların hikayeleriyle doludur. Her gece on binlerce taraftar, LeBron’ların, Curry’lerin parkede yarattığı büyüye tanıklık etmek için ekran başına kilitlenir.
Ancak madalyonun bir de pek konuşulmayan, istatistiklerin sessizliğe büründüğü karanlık yüzü vardır.
İşte o yüzün en çarpıcı, en akıl almaz simgesi: Joel Anthony ve onun unutulmaz “hiçlik” gecesi.
YILDIZLARLA DOLU SAHADA GÖRÜNMEZ OLMAK
18 Ocak 2011… Tarihin en korkutucu kadrolarından biri olan Miami Heat, LeBron James, Dwyane Wade ve Chris Bosh gibi süper yıldızlarıyla Portland Trail Blazers deplasmanına konuk oluyor.
Maçın geneli yıldızların gösterisine sahne olurken, o gece asıl tarihe geçecek olan isim sahanın tozunu attıranlar değil, koç Erik Spoelstra’nın boyalı alanı koruması için sahaya sürdüğü Joel Anthony idi.
Peki o gece ne mi oldu?
Joel Anthony, Miami Heat formasıyla parkede tam 28 dakika 46 saniye kaldı. Modern basketbolda yarım saate yakın süre almak demek, oyunun ritmini doğrudan etkilemek demektir.
Ancak Anthony, bu devasa süre zarfında istatistik kağıdına bakıldığında adeta buharlaştı:
0 Sayı, 0 Ribaund, 0 Asist, 0 Top Çalma, 0 Blok!
Şut mu kaçırdı? Hayır. Faul mü yaptı? Onu bile minimal düzeyde tuttu. Maçı tüm temel istatistik kategorilerinde sıfır çekerek tamamladı.
BU NASIL MÜMKÜN OLABİLİR?
Basketbolseverler için 2-3 dakika bile istatistik yapmadan geçmek zordur; bir oyuncu elini uzatsıp topa değse ya bir ribaund ya da bir pas arası kapar.
** Peki 29 dakikaya yakın süre alıp istatistik tablosunda tamamen “Ghost Mode”da kalmak nasıl başarılır?
Buradaki sır, Anthony’nin sahadaki görev tanımında saklıydı. O, takımın “çimento”suydu; istatistik kasılacak bir rolde değil, rakip yıldızların önünü tıkamak, perdeleri kırmak, çember savunmasında görünmez bir gölge gibi boyalı alanı kapatmak için oradaydı. Koçlar için “görünmeyen işleri” yapan bu tür oyuncular değerlidir; ancak bu kadar süre kalıp herhangi bir istatistiğe adını yazdıramamak, inatçı bir istatistiksel anomalidir.
Joel Anthony’nin 28 dakikalık bu sessiz destanı, basketbolun sadece sayılardan ve istatistiklerden ibaret olmadığını gösteren en trajikomik kanıttır.
Kim bilir; belki de en gürültülü yıldızların arasında, en büyük izi o gece parkede tek bir rakam bile bırakmayan o adam bıraktı!/.
