Netflix tek seferlik etkinlik modeli stratejisi ile girdiği canlı yayınlarda, amacına fazlasıyla ulaşmış görünüyor.
Dijital yayın platformları artık sadece dizi ve filmle yetinmiyor. Son yıllarda spor yayınlarına, özellikle de canlı maç yayınlarına ciddi bir yönelim var.
NFL Noel Günü yayınladıkları iki karşılaşma, bir günde toplam 65 milyon, eş zamanlıda da 24 milyonun üzerinde ABD’li izleyiciye ulaşmıştı ki, senenin son günü, 31 Aralık’da oynanan Lions Viking NFL maçı da toplamda 27.5 milyon seyirciyi çekmişti Netflix ekranları başına…
Ve son olarak geçen hafta 6 Ocak’ta yayınlanan WWE Raw özel bölümü için toplam global izlenme yaklaşık 5 milyon olarak rapor edildi.
Aslında Jake Paul ile Mike Tyson arasında düzenlenen 15 Kasım 2024’deki toplamda 108 milyon, yaklaşık 65 milyon da eş zamanlı izleyiciye ulaştığı bildirilen boks maçı ile daha ilk hamlelerinde arşa çıkmıştı zaten!..
16 Eylül 2025’de sahne alan Canelo Álvarez vs. Terence Crawford maçı da global toplamda 37 milyon izleyici, eşzamanlı izleyici sayısında da 24 milyonlara gelmişti. Keza 24 Aralıktaki Jake Paul vs. Anthony Joshua karşılaşması da yaklaşık 33 milyon global izleyici toplamıştı.
Erkek maçları kadar yüksek ratingi olmasa da Katie Taylor vs. Amanda Serrano maçında da, Viewership Detayları ortalama izleyiciyi 6 milyon olarak açıklamışlar ki bunun 4.2 milyonu Amerika içi idi.
Bu stratejinin zamanlaması da çok doğru, çünkü spor yayın haklarının maliyetleri hızla artarken, kablolu TV aboneliklerinin düşüş gösterdiği ise hemen tüm verilerde kanıtlanmış durumda…
Ve özellikle genç izleyici kitlesinin dijital platformlara dağıldığını da hesaba katarak, Netflix daha sınırlı (az ama öz) yani yüksek etki yaratan yatırımlarla risk profilini minimize ediyor.
Aboneler yani halk için de mantıklı, çünkü 1001 yere yayılmış, film-dizi, maç yayın hakları ile 10’larca farklı dijital platforma üye olacaklarına, tek platformdan her şeye erişimin (dizi + belgesel + spor) çok daha albenisinin olduğu aşikar.
Akıllı TV, tablet, MacBook gibi cihazlarda sorunsuz izleme ile reklamsız ve daha sade bir deneyim de kreması. Böylece hem maliyet tabanını kontrol edebiliyorlar, hem de küresel ölçekte “dikkat ekonomisinden” pay almayı amaçlıyorlar.
Gelecekte ne olur bilinmez ama bugün için çok doğru görünen bu strateji, şimdiden özellikle dijital platform müptelası genç nesli kendi ekosistemine çekti bile!..
Ve görünen o ki, bunun devamı gelecek. Yüksek profilli boks maçları, NFL Noel Günü karşılaşmaları derken, WWE içerikleri, bazı beyzbol etkinlikleri ve FIFA Kadınlar Dünya Kupası için alınan ABD hakları gibi organizasyonlar, bunun net bir kanıtı.
Masanın diğer tarafında olan reklam veren markalar için de daha az risk taşıyan bir yatırım, çünkü Netflix’in sınırlı sayıdaki büyük etkinliklerde yoğun izleyici toplayabilmesi, reklam gelirleri açısından da cazip bir zemin oluşturuyor.
Bu stratejiye de sporu bütünüyle değil, spor üzerinden yaratılan “anı” sahiplenme deniyor.
