MUHAMMAD ALİ, RUMBLE IN THE JUNGLE

Okunması Gerekenler

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda...

30 Ekim 1974 Muhammad Ali George Foreman’a karşı. Ali yine bildiğimiz Ali dili her zamankinden daha sivri. Yıllar sonra adına Rumble in the Jungle denilen, tarihe geçtiği belki de 40 yıl sonra anlaşılacak maça çıkacak. Şiirler yazıyor rakibine. Basite indirgemek gerekirse “seni yeneceğim” diyor her zaman yaptığı gibi.

Ali 32 yaşında ve önceki yıllarda kemeri elinden alınmış, yıllarca dövüşememiş. İsyankar doğup, isyanıyla kazanıp, isyanıyla kaybeden bir adam Ali. İşte o isyanlarının en büyüğünü de Sam Amca’ya karşı yapmış. O hemen her filmde gözümüze sokulan psikolojisi bozuk savaşın yaralarını saramamış süper Amerikan askerlerinin tarafında olmamış. Kendisinden 10000 mil ötede duran kimseye bir zararı dokunmamış Vietkongların yanında yer almış.

Her isyanın sonunda olduğu gibi şeriatın kestiği kol, en çok Ali’yi acıtmış o sıralarda. Gücünün zirvesinde bir sporcu iken kemeri elinden alınıp, milyonlarca dolarına el koyulmuş. Yıllarca ringlerden uzak kalmış ve fizik kalitesi eskisi gibi değil. Hala kelebek gibi uçup arı gibi soktuğunu söylüyor. Ama zaman; Ali’yi yenebilecek güçte olan tek varlık zaman, kazanmış. Yenilmiş Ali de, herkes gibi.

George Foreman henüz 26 yaşında gücünün zirvesinde. Bir başka şampiyonu Joe Frazier’ı yenerek çıkıyor Ali’nin karşısına. Daha hiç maç kaybetmemiş, kazandığı maçların birçoğunda rakipleri kalıcı hasarlar almış. Gücüyle herkesi büyülüyor. Ringde birini öldürmeyi hayal ediyor. Röportajlarında bundan bahsediyor.

Spor muhabirleri, salonda bulunanlar, Ali’nin yakınları ve antrenörü korku içinde. Hatta sabaha karşı uyanıp da siyah beyaz televizyonların başına geçmiş, Orhan Ayhan’ın anlatımıyla maçı izlemek isteyen babalarımız, ağabeylerimiz bile korkuyor. Ali’nin yenileceğini hatta kalıcı hasar alabileceğini düşünüyorlar. Bazıları ölmesinden korkuyor. Ali’yi seven sevmeyen herkes korkuyor. Koca salonda korkmayan titremeyen tek adam, tek yürek Ali ve o tek yürek George Foreman’ı temsil ettiği her şeyle birlikte yere seriyor.

Rumble in the Jungle sadece bir boks maçı değildir. 40 yıl sonra bile tüylerimizi diken diken eden , Ali’ye biraz daha hayran bırakan, inançla nelerin başarılabileceğini gösteren çok derin bir isyandır.

MEHMET TEZCAN GÜDEN

tezcan.guden@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

5 YILLIK HASRET BİTTİ

5 YILLIK HASRET BİTTİ Sezonun 2. haftasında son şampiyon Başakşehir sahasında Galatasarayı ağırladı. Maça iki takımda dengeli başladı. Ortasaha mücadelesi ile geçen ilk 10 dakikada iki...

İKİDE İKİ

İKİDE İKİ Haftaiçi Avrupa Ligi ön elemeleri, haftasonu lig maçları derken yoğun bir temponun içine giren Galatasaray ilk iki maçı kazasız atlattı. Haftaiçi Bakü, bu...

Benzer Konular