Mostar’ın Bölünmüş Ruhları: Zrinjski – Velez Rekabetinin Hikayesi
Bosna Hersek futbolu denildiğinde akla gelen ilk derbilerden biri şüphesiz HSK Zrinjski Mostar ile FK Velez Mostar arasındaki mücadeledir.
Ancak bu karşılaşmayı sıradan bir futbol rekabeti olarak görmek büyük hata olur. Çünkü Mostar derbisi, yalnızca iki takımın değil; tarihin, savaşın, kimliklerin ve ideolojilerin çatışmasıdır.
Eski Yugoslavya coğrafyasında birçok sert rekabet vardır fakat Mostar’daki gerilim bambaşka bir seviyede yaşanır. Burada tribünlerdeki öfkenin kaynağı sadece futbol değildir; geçmişin kapanmamış hesaplarıdır.
** Hikayeyi anlamak için biraz geriye gitmek gerekiyor.
HSK Zrinjski Mostar, II. Dünya Savaşı sonrasında Yugoslav Partizanları tarafından kapatılan Hırvat kimlikli bir kulüptü. Kulüp çevreleri yıllarca kapatılma nedeninin armalarına komünist yıldızı eklemeyi reddetmeleri olduğunu savundu. Ancak dönemin siyasi atmosferinde asıl mesele, Nazi işgali sırasında kulübün sergilediği tavırdı.
Sadece Zrinjski değil, savaş sonrasında Belgrad ve Zagreb gibi büyük şehirlerde de Nazi eğilimli görülen kulüpler tasfiye edildi. Yerlerine ise yeni rejimle uyumlu takımlar kuruldu. Örneğin Belgrad’da kapatılan SK Jugoslavija’nın yerini Red Star Belgrade alırken, Zagreb’de kapatılan Građanski’nin devamı olarak GNK Dinamo Zagreb ortaya çıktı.
Mostar’da ise durum farklı gelişti.
Zrinjski kapatıldıktan sonra yerine yeni bir kulüp kurulmadı ve şehir uzun yıllar boyunca tek bir futbol kültürünün etrafında şekillendi: FK Velez Mostar.
Velež, Yugoslav döneminin en sembolik kulüplerinden biriydi. Partizan yönetimi tarafından destekleniyor, Yugoslav kimliğini açık şekilde temsil ediyordu. Hatta bugün bile eski Yugoslavya’dan kalan komünist yıldızlı armasını koruyan nadir kulüplerden biri olarak dikkat çekiyor.
Kulübün yükselişinde büyük pay sahibi olan isimlerden biri de Dzemal Bijedic idi. Yugoslavya’da Tito sonrası devlet başkanı olması beklenen Bijedic, şüpheli bir uçak kazasında hayatını kaybetmeden önce Velez’e ciddi destek vermişti.
Mostar’daki siyasi ayrışma ise yıllar boyunca büyük ölçüde iki eksen etrafında şekillendi: Hırvat milliyetçileri ve onlara karşı Yugoslav birlik fikrini savunanlar. Şehirde Hırvatlardan sonra en büyük topluluğun Boşnaklar olması nedeniyle Yugoslav düşüncesini savunan isimlerin çoğu da Boşnak kökenliydi.
1990’larda Yugoslavya’nın parçalanmasıyla birlikte şehirdeki dengeler tamamen değişti.
1992 yılında Mostarlı Hırvatlar, yaklaşık yarım asır boyunca kapalı kalan HSK Zrinjski Mostar’yi yeniden kurdu. Ancak bu dönüş sadece sportif değildi; aynı zamanda politik ve sembolik bir geri dönüş anlamı taşıyordu.
Savaş sonrası Mostar fiilen doğu ve batı olarak ikiye bölündü. Ve bu bölünmenin en çarpıcı örneklerinden biri stadyum meselesi oldu.
Bugün Zrinjski’nin iç saha maçlarını oynadığı stat, aslında savaş öncesinde Velež’e aitti. Şehrin halkı, işçileri ve öğrencileri tarafından imece usulüyle inşa edilen bu stadyum, savaş sonrası batı yakasında kaldığı için Hırvat yönetimin kontrolüne geçti ve ardından Zrinjski’ye verildi.
Bu olay, Mostar’daki kırılmanın en büyük sembollerinden biri haline geldi.
Birçok kişiye göre Velez, Zrinjski’nin yaklaşık 50 yıl boyunca kapalı kalmasının bedelini ödemeye zorlandı. Bu nedenle derbi günü sahaya çıkan sadece iki takım değil; geçmişin travmaları, savaşın bıraktığı izler ve hala kapanmayan hesaplar oluyor.
Tribünlerdeki atmosfer de bunu açık şekilde yansıtıyor.
Özellikle kupa finali gibi yüksek tansiyonlu maçlarda yaşanan olaylar, rekabetin ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Bosna Hersek milli marşının okunduğu seremoni sırasında bazı Zrinjski taraftarlarının marşı farklı bestelerle bastırmaya çalışması ve Hırvat milliyetçiliğini öne çıkaran sloganlar atması, Mostar’daki kimlik çatışmasının hâlâ ne kadar canlı olduğunun en net örneklerinden biri olarak görülüyor.
Çünkü Mostar derbisi, Balkanlar’da futbolun neden hiçbir zaman sadece futbol olmadığını anlatan en sert hikayelerden biri.
