MEVKİİ KAYGISI​

“Mevkilerini kaybetmekten korkanlar ve o mevkiyi kişisel çıkarları için kullananlar o mevkiyi talep etmesinler” sözü bu hayata ve kendilerine dair planlar kuranların henüz başlangıç çizgisinde kendilerine düstur edinmeleri gereken bir felsefedir.

Mevkilerini kaybetme korkusu yaşama ihtimali olan insanların bu hayatta kendilerine yapacakları en büyük kötülük, o mevkiyi istemeleridir çünkü kaybetme korkusu onlara kendi çıkarlarına yönelik yanlış adımlar attırır. İnsanoğlunun doğası gereği bilinçaltı onu oraya iter. Kaybedeceği mevkii büyük olunca da elden kayıp gidecek olanlar da artar.

Bize yıllarca santrafor futbolda en önemli mevki diye anlatıldı ama bu yaz benim gördüklerim bana, aslında en önemli mevkii santrafor adı altında koltuk ve makam mücadelesinin nasıl saman altından yürütüldüğünü gösterdi ve göstermeye devam ediyor.

Gündemi takip eden insanların çok rahatlıkla anlayabileceği gibi karar verici makamları işgal edenler gördükleri saygının kendilerine mi yoksa makamlarına mı olduğunu muhakeme edecek kapasiteye haiz değiller gibi görünüyor ve kolaylarına gelen makamın gücünü kullanmak oluyor.
Biraz klişe olacak ama makamların geçici mevkiler olduğunu anlamak bu kadar mı zor o da biz insanoğlunun sınavlarından birisi olsa gerek…

Makamın kurumsal devamlılığı açısından içindekini sevmesen bile saygı esastır ama makamı dolduranın nüfuz ihraç ederek bir yerlere gelme çabası ise tamamen etik dışıdır.
Nice insanlar vardır makamdan inince karşısındakinin gözünde bir hiçe dönüşür, bazılarının ise insanlık makamı ve mevkii zirvededir, onlara bilakaydüşart saygı esastır.

İşte son tahlilde karar verici mevkiye talip olanların bu iki seçeneğin arasından seçmesi gerekir. Ben bu iş bitince de aynı saygıyı görebilecek miyim yoksa benim göreceğim saygı görev sürem kadar mı olacak sorusuna verecekleri cevap hem toplumdaki yerlerini hem de kanaatimce göreceli de olsa, başarılarını belirleyecektir.

Bizim tanıklık ettiğimiz 2019 yazı bir kısım karar vericinin ben reytingimi yapayım, tribüne oynayayım, başarının üstüne konayım nasıl olsa taraftar yer mentalitesinin ön plana çıktığı bir dönem olarak kayıtlara geçecek gibi gözüküyor.

Transferin bitmesine 1 hafta kalmış, lig başlayalı 2 hafta olmuş, CL gruplarının belirlenmesine 3 gün kalmış ve santrada yıldızlı CL logosonun dalgalanmasına 22 gün kalmışken yukarıdaki yazıyı okuyup Monte Carlo’daki yasal olmayan fotoyu, sosyal medya paylaşımlarını, sarı-kırmızı boyanan saçları, formaya sponsor olan ama zaten kapıda sıra bekleyen dünya devi (!) pizzacı anlaşmasını, mahkeme tedbirini, olası başkanlık seçimini, olası seçimde aday olması gündeme gelen yöneticilerin başarının üstüne konma çabasını ve bu kadar yönetimsel başarısızlığa rağmen yönetimin devamını sağlayan ve 3 aydır ilk kez dün akşam konuşan başarının asıl sahibinin sözlerini daha iyi değerlendirebilirsiniz diye düşünüyorum.

Bir kez daha hatırlatmak gerekir ki, mevkilerini kendi çıkarlarına kullanacak olanlar ve kaybetmekten korkanlar o mevkiden uzak durmalıdır.

Herkese sıhhat, akıl, huzur ve spor dolu bir hafta diliyorum.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: osman.cetin@abcspor.com

twitter: @msdoc78

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz