Bugünkü yazımız 1980 Yaz Olimpiyatları…
19 Temmuz – 3 Ağustos 1980 tarihleri arasında Sovyetler Birliği’nin başkenti Moskova’da düzenlenen organizasyon, sadece sportif başarılarla değil, aynı zamanda Soğuk Savaş’ın yarattığı siyasi gerilimlerle de tarihe geçmişti.
1979 yılında Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgal etmesi, uluslararası arenada büyük tepki toplamış, bunun sonucunda da ABD öncülüğünde yaklaşık 65 ülke Moskova Olimpiyatları’nı boykot etmişti. Japonya, Batı Almanya, Kanada ve Türkiye de boykota katılan ülkeler arasındaydı.
Bu durum, olimpiyat tarihinin en geniş katılımlı boykotlarından biri olarak kayıtlara geçti. Büyük Britanya, Fransa, İtalya, Avustralya ve İspanya gibi ülkeler ise olimpiyat bayrağını kullanarak oyunlara katılmışlardı. Bu ülkeler, altın madalya aldıkları zaman da olimpiyat marşını çaldırmışlardı!..
Bazı branşlarda katılımcı sayısı o kadar azaldı ki, elemeler neredeyse “final” havasında geçmişti.
Halbuki Moskova çok iyi hazırlanmıştı öncesinde.. Olimpiyatlar için büyük çaplı tesisler inşa ettiler. Devasa ve modern Luzhniki Stadyumu, oyunların merkez noktası oldu. Ayrıca maskot kavramının iyice popülerleştiği organizasyonlardan biri olarak dikkat çekmişler, . “Misha” adli sevimli ayı maskotu, kapanış törenindeki duygusal vedasıyla olimpiyat tarihinin en unutulmaz sembollerinden biri haline gelmişti.
Boykotlara rağmen oyunlarda dikkat çekici performanslar sergilendi tam 36 dünya rekoru kırıldı. Sovyetler Birliği hem dev rakiplerinin boykotu, hem de ev sahibi olmanın da avantajıyla madalyaları süpürürken, turnuvayı 80’i altın tam 195 madalya ile kapatmışlardı.
Ev sahibi Sovyetlerden; Aleksandr Dityatin (Artistik Jimnastik) 8 madalya (3 altın, 4 gümüş, 1 bronz) kazanarak, tek bir olimpiyatta en fazla madalya alan jimnastikçilerden biri oldu.
Vladimir Salnikov (Yüzme) 3 altın madalya kazandı. 1500 metre serbestte 15 dakikanın altına inen ilk yüzücü olarak tarihe geçti.
Yurik Vardanyan (Halter) Orta siklette yarıştı. Altın madalya kazanırken dünya ve olimpiyat rekorları kırdı.
Doğu Almanya ise 47’si altın olmak üzere 126 madalya kazanmıştı. 1908 yılında yapılmış ve sadece 12 ülkenin katılmış olduğu olimpiyatları saymazsak, 1980’deki Sovyet üstünlüğü, bir rekor olarak tarihe geçmişti.
1980 Moskova Olimpiyatları, sporun siyasetle ne kadar iç içe geçebileceğini gösteren en net örneklerden biri oldu. Bu boykot, 1984 Los Angeles Olimpiyatları’nda Sovyetler Birliği ve müttefiklerinin karşı boykotuna da zemin hazırlamış, misilleme olarak geri dönmüştü!..
Tam 40 sene geçmiş üzerinden…
Olimpiyat tarihine daha çok siyasi gölgesiyle kazınan bu oyunlar, bizlere olimpiyatların sadece bir spor etkinliği olmadığını; aynı zamanda küresel ilişkilerin de bir yansıması olduğunu açıkça ortaya koymuştu.
Belki de bu kadar net şekilde ilk kez tüm dünyanın yüzüne vura vura!..
