https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

LYON VS MARSEILLE: OLYMPICO, İKİ ŞEHİR, İKİ DEV, TEK TAHT

Okunması Gerekenler

Olympico: Fransa’nın İki Olimpik Devi Arasında Bitmeyen Rekabet

Fransız futbolunda bazı rekabetler coğrafyadan doğar, bazıları ise başarıdan. Lyon–Marsilya rekabeti, bu ikincisinin en iyi örneklerinden biri.

Aynı bölgenin takımları değiller. Aralarında klasik bir derbiyi oluşturacak kadar yakınlık da yok.

Lyon’un kendi büyük derbisi Saint-Étienne ile, Marsilya’nınki ise PSG ile. Buna rağmen Olympique Lyonnais ile Olympique de Marseille karşılaşmaları, yıllardır Ligue 1’in en ateşli ve en fazla hikâye üreten maçlarından biri.

Ve bu yüzden bu maçın kendine ait bir adı var: Olympico.

İki kulübün de adında “Olympique” bulunmasından doğan bu isim, zamanla sıradan bir karşılaşma tanımından çıkıp Fransız futbolundaki önemli rekabetlerden birinin markasına dönüştü.

İki farklı Fransa

Lyon ve Marsilya’nın hikayesini yalnızca futbol üzerinden okumak eksik kalır.

Lyon; Fransa’nın ekonomik açıdan güçlü, ticaret ve sanayi geleneği olan, daha düzenli ve burjuva kimliğiyle öne çıkan şehirlerinden biri. Marsilya ise Akdeniz’in kıyısında, liman kültürü, göç ve çok kültürlülükle şekillenmiş; futbolu şehrin günlük hayatının çok daha merkezine yerleştirmiş bir kent.

Dolayısıyla iki kulüp karşılaştığında yalnızca iki takım değil, iki farklı şehir kültürü de karşı karşıya geliyor.

Ancak Olympico’yu asıl büyüten şey şehir kimliklerinden çok futbol sahasındaki güç mücadelesi oldu.

Bir dönem Marsilya, sonra Lyon

Marsilya, 1980’lerin sonu ve 1990’ların başında Fransa futbolunun tartışmasız güçlerinden biriydi. 1989-1992 arasında dört Ligue 1 şampiyonluğu kazanan OM, 1993’te Şampiyonlar Ligi’ni de kazanarak Fransa’nın Avrupa’daki en büyük başarılarından birine imza attı.

Sonra sahneye Lyon çıktı.

2000’li yılların başında Jean-Michel Aulas yönetiminde yükselen OL, 2002’den 2008’e kadar yedi sezon üst üste Ligue 1 şampiyonu oldu. Juninho, Benzema, Essien gibi yıldızların öncülüğündeki Lyon, Fransız futbolunun yeni güç merkezi haline geldi.

Böylece iki kulüp arasında yalnızca “kim kazanacak?” sorusu değil, daha büyük bir soru ortaya çıktı: Fransa’nın PSG birinci, ama en büyük ikinci kulübü kim?

Olympico’nun rekabet dozunu yükselten temel unsurlardan biri de buydu.

5-5: Rekabetin özeti gibi bir maç

Olympico denince akla gelen ilk maçlardan biri ise şüphesiz 8 Kasım 2009’daki 5-5’lik Lyon–Marsilya karşılaşması.

Lyon 2-0 öne geçti, Marsilya geri dönüp 4-2’yi buldu. Lyon yeniden toparlandı, 4-4 yaptı. Ardından Bastos’la 5-4 öne geçti.

Ve hikaye henüz bitmemişti.

Marsilya, uzatma dakikalarında gelen kendi kalesine golle skoru 5-5 yaptı.

On gol, sürekli değişen üstünlük ve son saniyede gelen beraberlik…

Bir futbol maçından ziyade Olympico’nun karakterini anlatan bir senaryo gibiydi. Ligue 1 de bu karşılaşmayı rekabetin en unutulmaz bölümlerinden biri olarak gösteriyor.

Sadece saha içinde kalmayan bir rekabet

Yıllar içerisinde kulüp yöneticilerinin açıklamaları, transfer mücadeleleri, taraftar grupları ve saha dışındaki gerilimler de Olympico’yu büyüttü.

Tribünlerde hazırlanan büyük koreografiler de bu rekabetin önemli parçalarından biri haline geldi. İki kulübün taraftarları, özellikle büyük maçlarda kulüplerinin tarihine ve kimliğine göndermeler yapan etkileyici tifo gösterileri hazırlıyor.

Dolayısıyla Olympico’nun hikayesi yalnızca 90 dakikadan ibaret değil.

Rekabetin ilginç tarafı

Belki de Olympico’yu diğer büyük Fransız rekabetlerinden ayıran en önemli nokta şu: Bu bir şehir derbisi değil. Lyon ile Marsilya birbirine komşu şehirler bile değil (300km mesafe var). Birbirlerinin yerel rakibi de değiller!.

Ama tam da bu nedenle rekabetin merkezinde coğrafyadan ziyade statü var.

İki kulüp de Fransa’nın en büyük ve en tanınan futbol markaları arasında. İki kulüp de şampiyonluklar yaşadı. İki kulüp de Avrupa’da iz bıraktı. İki kulüp de büyük taraftar kitlelerine sahip.

Ve Ligue 1’de yolları kesiştiğinde ortaya yalnızca üç puanlık bir mücadele çıkmıyor. Prestij, tarih, şehir kimliği ve Fransız futbolundaki güç dengesi de sahaya taşınıyor.

Olympico’da başka bir hikaye var: Fransa futbolunun iki Olimpik devi, birbirlerine “ülkenin gerçek futbol şehri hangisi?” diye soruyor (ya da diğer ismiyle Choc des Olympiques).

Ve cevabı her seferinde 90 dakika boyunca yeniden yazıyorlar.

1-1 sonra eren, 23 Eylül 1945’den bugüne devam eden bu rekabet, sadece bir 90 dakika değil; Akdeniz’in tutkulu başkenti Marsilya ile Rhone Vadisi’nin gururlu şehri Lyon’un kültürel çatışmasıdır.

Son Haberler

80 SENELİK HİKAYE: SUBBUTEO

Subbuteo Hakkında Çoğu Kişinin Bilmediği 15 Gerçek Bugünkü yazı konumuz klasik bir oyun: Subbuteo. Bugün futbol denildiğinde akla öncelikle stadyumlar, milyon...

Benzer Konular