Alexandre Daigle: NHL Tarihinin En Büyük Draft Hayal Kırıklığının Bilinmeyen Hikayesi
Bazı sporcular vardır, daha kariyerleri başlamadan efsane ilan edilir. Bazıları ise daha ilk günden üzerlerine öyle büyük bir beklenti yüklenir ki, ne kadar iyi bir kariyer yaparlarsa yapsınlar, sonunda başarısız kabul edilirler!.
Alexandre Daigle, bunun NHL tarihindeki en çarpıcı örneklerinden biri diyebiliriz.
1993 NHL Draftı’nda Ottawa Senators tarafından 1. sıradan seçildiğinde yalnızca 18 yaşındaydı.
O günlerde Daigle sadece iyi bir genç hokey oyuncusu değildi. Adeta “Franchise kurtarıcısı” olarak görülüyordu.
Ve belki de hikayenin en acı tarafı şuydu: Daigle aslında kötü bir NHL oyuncusu olmadı.
Ama kendisinden beklenen şey, iyi olmak değil, süperstar olmaktı.
Daha NHL’e gelmeden olay oldu
Daigle’ın gençlik kariyeri gerçekten olağanüstüydü.
Victoriaville Tigres formasıyla 1992-93 sezonunda yalnızca 53 maçta 45 gol ve 137 puan üretti. Bu performans onu 1993 Draftı’nın tartışmasız gözdesi yaptı.
Ottawa Senators da onu 1. sıradan seçti.
1 numara olmak yetmedi, pazarlama projesine dönüştü
Daigle’ın Ottawa’ya gelişi sıradan bir draft seçimi değildi.
Senators, 18 yaşındaki oyuncuyla beş yıllık ve 12 milyon doların üzerinde bir sözleşme imzaladı. O dönem bu rakam NHL’de büyük yankı uyandırdı.
Ama daha ilginci bunun sadece bir oyuncu sözleşmesi olmamasıydı. Daigle, Ottawa’nın pazarlama planının da önemli bir parçası haline geldi.
The Hockey News’in dönemin arşivinden aktardığına göre sözleşmesinde takımın pazarlanmasına yönelik özel bir ortaklık bile bulunuyordu. Hatta Daigle’ın Senators’ın satış ve tanıtım çalışmalarında aktif rol alması planlanmıştı.
Yani Ottawa’nın gözünde Daigle yalnızca: “İyi bir hokey oyuncusu” değildi. O aynı zamanda: “Ottawa Senators’ın yüzü” olacaktı.
Bu da üzerindeki baskıyı daha NHL’deki ilk maçından önce inanılmaz seviyelere çıkardı.
Daha ilk sezonunda 20 gol attı. Daigle’ın NHL kariyerine tamamen başarısız başladığını söylemek haksızlık olur.
Çaylak sezonunda:
84 maç
20 gol
31 asist
51 puan üretti.
Bugünün standartlarında 18-19 yaşındaki bir oyuncu için 51 puan gayet etkileyici bir başlangıç.
Üstelik o sezon Ottawa ligin en zayıf takımlarından biriydi. Fakat sorun tam da burada başladı.
Çünkü Daigle’dan 20 gol atan iyi bir çaylak olması beklenmiyordu. Süperstar olması bekleniyordu.
Ve 20 golü bir daha geçemedi!.
İşin en acı istatistiklerinden biri bu.
Daigle’ın çaylak sezonundaki 20 golü, NHL kariyerindeki en yüksek normal sezon gol sayısı olarak kaldı. Kariyerinde üç kez 51 puana ulaştı; ancak o seviyeyi de kalıcı hale getiremedi.
Sonuç:
616 NHL maçı
129 gol
198 asist
327 puan
Ve kariyer toplamında -176 plus/minus.
Birinci sıra draft seçimi için bunlar son derece sıradan rakamlar değildi belki. Ama birinci sıra seçiminin arkasındaki beklenti düşünüldüğünde, büyük bir hayal kırıklığıydı.
Asıl ironik olan: Chris Pronger hemen arkasındaydı
Daigle 1. sıradan seçildi. Chris Pronger ise 2. sıradan.
Pronger daha sonra Hall of Fame kariyeri yaptı ve 1.167 NHL maçında 698 puan topladı. Daigle ise 616 maçta 327 puanda kaldı.
Daigle’ın meşhur sözü
Draft günü Daigle’a 1 numara seçilmek hakkında ne düşündüğü sorulduğunda verdiği cevap yıllarca unutulmadı: “İkinci seçilen oyuncunun adını kimse hatırlamaz.”
Yıllar sonra bu söz, kariyerinin ironisinin bir parçası haline geldi.
Çünkü bugün 1993 Draftı konuşulduğunda herkes gerçekten de 1 numarayı hatırlıyor. Ama Daigle’ı değil, Pronger’ı neden hatırladığını konuşuyor!
NHL’den 25 yaşında uzaklaştı
Daigle’ın kariyeri burada daha da ilginçleşiyor.
Henüz 25 yaşındayken NHL’den uzaklaştı. Fakat bu bir “kariyer bitti” hikayesi değildi.
İki yıl sonra geri döndü. Pittsburgh Penguins ve ardından Minnesota Wild formalarıyla yeniden NHL’de oynadı. 2003-04 sezonunda Minnesota ile 78 maçta 20 gol ve 51 puan üretti.
Yani yıllar sonra bile hala NHL seviyesinde etkili olabiliyordu. Fakat hiçbir zaman insanların 1993’te hayal ettiği süperstar olmadı.
Aslında Avrupa’da kariyeri yeniden doğdu
Daigle’ın NHL sonrası hikayesinin pek bilinmeyen taraflarından biri İsviçre.
NHL’den ayrıldıktan sonra HC Davos formasıyla İsviçre’de çok daha üretken bir oyuncu haline geldi.
2006-07 sezonunda:
44 maç
22 gol
39 asist
61 puan üretti.
Sonraki sezon da 45 maçta 43 puan topladı.
Yani “Daigle tamamen kayboldu” demek doğru değil. Profesyonel hokey kariyeri toplamda 16 yıl sürdü ve NHL dışında da önemli bir dönem geçirdi.
Peki neden başarılı olamadı?
İşte burada hikaye yalnızca istatistiklerden çıkıyor.
Daigle yıllar sonra kariyerini değerlendirirken Ottawa’nın bir genişleme takımı olmasının ve etrafındaki ortamın üretimini etkilediğini söyledi. Ayrıca üzerinde 12 milyon dolarlık kontratın yarattığı baskının da konuşulduğunu belirtti.
Ve önemli bir noktaya dikkat çekti: 20 gol ve 51 puanlık çaylak sezonunun aslında kötü olmadığını. Sorunun, insanların ondan beklediği şeyin çok daha büyük olması olduğunu anlattı.
Bu açıdan Daigle’ın hikayesi biraz hüzünlü.
Çünkü kariyerine bugün baktığımızda: 616 NHL maçı ve 327 puan kötü bir profesyonel hokey kariyeri değildir.
Ama: 1. sıra + 12 milyon dolarlık sözleşme + franchise yüzü + “geleceğin süperstarı” eklendiğinde aynı kariyer bir anda başarısızlık gibi görünmeye başlıyor.
“Bust” kelimesinin arkasındaki insan
Daigle yıllarca yalnızca bir istatistik olarak görüldü: “NHL tarihinin büyük draft bustlarından biri.”
Fakat 2024’te yayımlanan “Chosen One: Alexandre Daigle” adlı belgesel, onun hikayesinin arka planına daha yakından baktı.
Daigle, 15 yaşındaki bir genç yetenekten 18 yaşında NHL’in 1 numaralı seçimine, oradan Kanada’nın büyük umuduna ve sonunda 25 yaşında beklentilerden zihinsel olarak yorulmuş bir oyuncuya dönüşmesini anlattı.
Belki de Daigle’ın hikayesinin en önemli tarafı burada.
Bir oyuncunun başarısız olması ile kendisine biçilen beklentiyi karşılayamaması aynı şey değil.
Daigle gerçekten kötü müydü? Hayır.
Ama hikayenin sonunda ise hiçbir zaman All-Star olmadı, hiçbir zaman Stanley Cup kazanamadı ve NHL’de 30 gole ulaşamadı.
Belki de asıl ders burada
Alexandre Daigle’ın hikayesi yalnızca “NHL tarihinin en büyük draft hayal kırıklıklarından biri” değil. Aynı zamanda spor dünyasının genç yıldızlara yaptığı baskının hikâyesi.
18 yaşında bir çocuğa: “Sen geleceğin süperstarısın.” dediğiniz anda, artık sadece hokey oynamasını istemiyorsunuz.
Ondan beklentileri gerçekleştirmesini istiyorsunuz. Daigle bunu gerçekleştiremedi.
Ama 616 NHL maçına çıktı, 327 puan üretti, İsviçre’de başarılı oldu ve profesyonel kariyerini toplamda 16 yıla kadar taşıdı.
Belki de Alexandre Daigle için en doğru tanım: Kötü bir hokey oyuncusu değil, olağanüstü bir oyuncu olması beklenen iyi bir hokey oyuncusuydu.
Ve bazen spor tarihindeki en büyük hayal kırıklıkları, aslında başarısız insanların değil, başarıları yeterli görülmeyen insanların hikayesidir!.
