Karadeniz futbol tarihi denince akıllara ilk Trabzon ve ortalığı kasıp kavuran o efsanevi İdmangücü-İdmanocağı rekabeti gelir.
Bugün ise pusuyu biraz dağıtıp 130 kilometre batıya, Giresun’a uzanıyoruz; şehri kalbinden ikiye bölen Hilalspor ve Yeşiltepe’nin ateş hatlarına iniyoruz!.
Giresun’da futbolun temelleri 1925’e dayanır. Uzun yıllar yerel liglerde bu iki ezeli rakip mahalli kıyasıya bir rekabet yaşamıştı ki, bu derbi; 1960’ların sonuna doğru profesyonel çatı altında birleşene dek Giresun futbolunun taşıyıcı kolonu olmuştu.
Mahalle Kültürünün ve Aidiyetin Çatışması
O dönemde Giresun’da futbol, günümüzdeki gibi endüstriyel veya merkezi bir organizasyon değil; tamamen mahalle gururu, esnaf dayanışması ve gençliğin enerji alanını temsil ediyordu.
** Hilalspor: Şehrin köklü ve dinamik yapısını temsil eden, özellikle sarı-kırmızı renkleriyle bilinen, ağırlıklı olarak belirli mahallelerin ve gençlerin omurgasını oluşturduğu bir kulüptü.
** Yeşiltepe: Adını aldığı bölgenin ruhunu taşıyan, sahadaki mücadelesiyle ve taraftarının bağlılığıyla tanınan diğer devdi (sarı-siyah)
Bu iki kulüp arasındaki maçlar, sadece birer futbol müsabakası değil, haftalar öncesinden başlayan ve şehir esnafının dükkanlarında, kahvehanelerinde günlerce konuşulan sosyal olaylardı.
“Mahalli Lig” Değil, Bir Onur Mücadelesi
1960 öncesinde Doğu Karadeniz’de ulusal ligler olmadığı için takımlar Mahalli Küme adı verilen bölgesel turnuvalarda ter döküyordu.
Giresun sahilindeki çim veya toprak sahalarda oynanan bu maçlarda futbolcuların büyük çoğunluğu gemicilikle, fındık ticaretiyle veya esnaflıkla uğraşan yerel halktan oluşuyordu.
Hilalspor ile Yeşiltepe arasındaki randevularda sahada kıran kırasa bir mücadele olur, maç bittikten sonra ise aynı masada çay içilirdi; ancak o 90 dakika boyunca Giresun’da hayat dururdu.
Tek Çatı Altına Giden Mecburi Rota
Giresunspor’un Doğuşu 1938 yılında çıkan 3530 sayılı Beden Terbiyesi Yasası ve Türk futbolunda profesyonelleşme rüzgarları esmeye başladığında, dağınık haldeki bu güçlü amatör yapılar tek başına büyük ligleri kaldıramayacaklarını anladılar.
İşte bu rekabetin kahramanları olan Hilalspor, Yeşiltepe ve dönemin diğer mahalli ekipleri (Akınspor, Sahilspor vb.), Giresun’u profesyonel liglerde temsil etmek amacıyla egosantrik aidiyetleri bir kenara bıraktı.
Bugün Giresunspor’un taşıdığı yeşil-beyaz renkler ve mücadeleci DNA, kökteki o mahalli rekabetin ve birleşme kültürünün, yani bu eski tüfeklerin ruhu yatmaktadır.
Özetle; Trabzon’un gölgesinde kalan ama en az onun kadar sinematik olan bu hikaye, Giresun’un futbol hafızasının en kıymetli köşesinde duruyor. Bir dahaki sefere sahil boyunda yürürken veya Giresunspor maçını izlerken, ayağınızın altındaki o toprağın altında 1925’ten gelen bir mahalle kavgasının yattığını unutmayın!.
