GENÇLİK AŞISI

Okunması Gerekenler

GÜVENOYU

GÜVENOYU Bir insan yeteri kadar cesur değilse aşka bulaşmayacak arkadaş. Fenerbahçe sevgisi de bir aşktır, yeterince cesur değilsen de kabul etmeyeceksin...

SAVUNMA TAMAM SIRA HÜCUMDA

Kadro açıklandığında iki isme burun kıvıranlar oldu Fenerbahçe'de. Ozan ve Deniz. Önce Ozan'dan başlayayım. Erol Hoca'nın Ozan üzerine yaptığı...

TATSIZ TUZSUZ

TATSIZ TUZSUZ Sezonun ilk derbisi Galatasaray Fenerbahçe. Güzel ve gollü bir maç beklerken, iki takımın da kontrollü ve defansta hata...

GENÇLİK AŞISI

Bir süredir işlerim dolayısıyla ne doğru dürüst bir maç izleyebiliyor, ne de yorum yazabiliyordum. Zaten ortada seyredilecek de bir maç da yoktu. Gittikçe yaşlanan takımda, oyuncu kaprisleri, ödeme sıkıntıları derken, keyif almaktan çok uzak maçlar izliyorduk.

Hafta içinde de estirilen hava, gerek sakatlıklar (!), gerekse de basındaki kalemşörler, maçın buram buram beraberlik koktuğu yazarak, gene puan kaybı olacak gibi bir hava estiriliyordu. Babel’inden, Pepe’sine, Lens’inden Adrianosu’na kadar bir sürü asından yoksun çıkıyordu sahaya Beşiktaş.
Maç öncesi, garip bir şekilde Ankaragücü camiası tarafından tırmandırılan manasız bir gerginlik de vardı. Bursa kardeşliğinden midir nedir, manasız bir sinir tırmandırılması yaşandı. Sanki birbirine iki denk camiaymış gibi bu sinir harbi takınmak çok komik geliyor bana açıkçası. Ankara takımları içinden sempati duyduğum takım Gençlerbirliğidir. Duruşu vardır, kültürü vardır. Ankaragücü ise maalesef hep onun bunun oyuncağı gibi oradan oraya sürüklenmiş  bir klüptür.. Taaa 80 ihtilalinden beri, iktidar güçleri tarafından kollanan, sahiplenen bir klüp. Behzat Ç dizisinde bile as kahraman Behzat, Gençlerbirliğini sıkı bir taraftarı olarak tutar, Ankaragücü’nü fazla sallamazdı. Ama o sinir harbi 90 dakika küfür taş sopa olarak yansıdı sahaya. Maçın tatil olmayacağını, tatil olsa bile kaldığı yerden devam edeceğini geçen seneki Fenerbahçe- Beşiktaş maçından biliyoruz. O yüzden salla küfürü, salla taşı sahaya. Nasılsa bir cezası yok.
Maç başladıktan sonra, Beşiktaş’ın genç ve başarı görmemiş gençleri, tecrübeli ve başarılar yaşamış ağabeylerine ayak uydurup, hatta vites arttırınca, Beşiktaş bir kabus gibi çöktü başkent ekibinin üzerine. Ve gol de erken geldi Vida’dan. Ama burası Türkiye, Dünya’da ilk defa bir oyuncu uzattığı kolunun el kısmı ofsayta düştü ve gol iptal edildi. Vücut bütünlüğü final hikaye. Orta parmağın bile geçse ofsaytsın. Zira bu sene birileri zorla şampiyonluk yapılmaya çalışılacak. Utanmadan, sıkılmadan yayıncı kuruluş da bu görüntüye çizgi çekerek güya doğruladı ya. Komedinin boyutlarını düşünün. Anladığımız net: Bizim vergilerimizle illa bizi öpecekler. Dünyanın her yerinde komedi bile olamayacak VAR/YOK kararı da Beşiktaş’ın hızını kesemedi bu akşam. Günün adamı Ljajic’in güzel golü, futbol-kavga arası birşey yapan Ankaragücü oyucularını oyundan düşürmeye yetti. Peşi sıra gelen gollerle iyice boğuldular. Tüm yenilen gollere rağmen, Ankaragücü taraftarının saçma sapan tavırları değişmedi.
İkinci yarı da Beşiktaş işi rölantiye alıp perşembe maçı öncesi bir tatsızlık yaşamadan maçı bitirdi.
Karius çok iyi ve konsantreydi maça. Kendisine yağmur gibi yağan yabancı maddelere ve ilk yarı arkasındaki yabani adamlara rağmen, maçın kritik anlarında kritik hamleler yapmayı becerdi. Caner’i çok toparlamış buldum. Sinirlerine hakimdi. Geri dörtlü, buna Fatih’i de eklemek lazım, fazla sıkıntı yaşamadı, yaşatmadı. Ama Dorukhan Güven Ljajic hatta Mustafa’yı çok beğendim. Böyle işler oyunda Quaresma çok ama çok daha faydalı oluyor. Klas ve kilit paslarıyla oyunun gizli kahramanı oldu. Avrupa ve derbi öncesi çok rahat bir Beşiktaş’ı izledik. Oğuzhan-Tolgay gibi el frenlerinden kurtulmuş, çok koşan, ağır pres yapan dinamik bir Beşiktaş’ı izledik Üzerine Ljajiç’in de oyunun liderliğini alması farklı galibiyeti getirdi. Bundan sonra tüm frikikleri ve penaltıları Ljajiç atmalı. Bugün direkte patlayan frikiği buram buram klas kokuyordu. Zaten eski takımlarında çokça böyle golleri var.
Son haftalarda yaşanan, yönetimsel krizler, paralarını alamayan ve ne tesadüfse sakatlanan oyuncuların, hızla iyileştiğini göreceksiniz eğer takım rayına oturursa. İşte o zaman Şenol hoca, formaları öyle kolay kolay geri vermemeli. İsmin Pepe de olsa, Babel de olsa burası Beşiktaş. Türkiyenin en eski klübü. Bu yüzden Quaresma’yı, yaşadığı o kadar haksızlığa rağmen, tam bir profesyonel olarak oynaması ve takıma hala en faydalı oyunculardan biri olması, diğerlerine örnek olmalı.
mail: cuneyd.yuzak@abcspor.com
twitter: @cyuzak

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikYENİ BİR UMUT IŞIĞI
Sonraki İçerikBAĞIRA BAĞIRA

Son Haberler

GÜVENOYU

GÜVENOYU Bir insan yeteri kadar cesur değilse aşka bulaşmayacak arkadaş. Fenerbahçe sevgisi de bir aşktır, yeterince cesur değilsen de kabul etmeyeceksin...

SAVUNMA TAMAM SIRA HÜCUMDA

Kadro açıklandığında iki isme burun kıvıranlar oldu Fenerbahçe'de. Ozan ve Deniz. Önce Ozan'dan başlayayım. Erol Hoca'nın Ozan üzerine yaptığı plan tuttu diyebiliriz. Rakibe ön...

TATSIZ TUZSUZ

TATSIZ TUZSUZ Sezonun ilk derbisi Galatasaray Fenerbahçe. Güzel ve gollü bir maç beklerken, iki takımın da kontrollü ve defansta hata yapmayayım, atarsam atarım mantığında olması...

ORTA OYUNU

ORTA OYUNU Dev derbi geldi çattı! Pandemi sebebiyle seyircisiz oynanacak olan belki de ilk derbiydi bu. İlk yarı iki takım birbirini tartarak, temkinli oynayarak başladı. Sarı-Lacivertliler...

TARİHİ HEZİMET

TARİHİ HEZİMET Önceki hafta evinde Antalyaspor'a karşı skoru koruma becerisi gösterememekten kaynaklanan bir puan kaybından sonra hafta içi Portekiz'in kağıt üzerinde zayıf temsilcilerinden Rio Ave'ye...

Benzer Konular