Fransa ile İspanya Neden Rakip? Yüzyıllardır Süren Rekabetin Hikayesi
DK finali öncesinde turnuvanın en büyük iki favorisi olarak gösterilen Fransa ve İspanya, kura ağacının cilvesiyle finali beklemeden yarı finalde karşı karşıya geliyor; 14 Temmuz AT&T Stadyumu, Texas (Dallas)
Peki bu rekabet sadece futboldan mı ibaret? Aslında hayır!
Bugün sporun biraz dışına çıkacağız. Çünkü Fransa ile İspanya’nın rekabeti, yüzlerce yıllık savaşlara, taht mücadelelerine ve Avrupa’nın kaderini değiştiren olaylara dayanıyor.
** Ancak hemen başta önemli bir not düşelim.
Bu iki ülke arasındaki rekabet, zaman zaman sert savaşlara sahne olmuş olsa da, İngiltere-Arjantin veya İngiltere-Fransa gibi tarihsel husumetlerle aynı seviyede değildir. Günümüzde Fransa ile İspanya arasında gerçek anlamda bir düşmanlıktan söz etmek mümkün değildir. İki komşu ülke, bugün Avrupa’nın en yakın ortaklarından biridir.
Avrupa’nın Hakimiyeti İçin İlk Büyük Mücadele
Fransa ile İspanya arasındaki ilk büyük güç mücadelesi, 1494-1559 yılları arasında yaşanan İtalya Savaşları sırasında başladı.Bir tarafta aynı zamanda Kutsal Roma-Cermen İmparatoru olan Şarlken (V. Karl), diğer tarafta Fransa Kralı I. François…
İki hükümdar, Avrupa’nın en güçlü devleti olabilmek için yaklaşık altmış yıl boyunca dolaylı ya da doğrudan mücadele etti.
O dönemde İspanya, Amerika kıtasından gelen altın ve gümüş sayesinde dünyanın en zengin devletlerinden biri haline gelmişti. Fransa ise Habsburg Hanedanı’nın Avrupa’yı çevreleyen hakimiyetini kırmaya çalışıyordu.
1659 yılında imzalanan Pireneler Antlaşması ise dengeleri değiştirdi. Bu anlaşma, İspanyol üstünlüğünün yavaş yavaş sona erdiğinin ve Fransa’nın, özellikle XIV. Louis döneminde Avrupa’nın yeni lider gücü haline gelmeye başladığının sembolü olarak kabul edilir.
İspanya Veraset Savaşı: Bir Taht, Tüm Avrupa’yı Karıştırdı
1701 yılında İspanya Kralı II. Carlos’un varis bırakmadan ölmesi Avrupa’nın en büyük diplomatik krizlerinden birini başlattı.
Fransa Kralı XIV. Louis’nin torunu Philippe’in (V. Felipe) İspanya tahtına çıkması, Avrupa’daki diğer devletleri alarma geçirdi.
Kimse Fransa ile İspanya’nın tek hanedan altında birleşmesini istemiyordu.
Yaklaşık 13 yıl süren savaşın ardından imzalanan Utrecht Antlaşması ile V. Felipe’nin İspanya kralı olması kabul edildi. Ancak Fransa ve İspanya tahtlarının aynı kişi tarafından yönetilmesi kesin olarak yasaklandı.
Böylece bugün hala İspanya’yı yöneten Bourbon Hanedanı’nın İspanyol kolu resmen kurulmuş oldu.
Napolyon’un İşgali ve “Gerilla” Kelimesinin Doğuşu
İki ülke arasındaki en unutulmaz dönemlerden biri ise Napolyon Bonapart’ın İspanya’yı işgal etmesidir. 1808 yılında Napolyon, müttefiki olan İspanya’yı işgal etti ve kardeşi Joseph Bonaparte’ı tahta çıkardı.
Ancak Fransız İmparatoru beklemediği kadar sert bir direnişle karşılaştı. İspanyol halkı küçük ve hareketli birlikler oluşturarak Fransız ordusuna sürekli saldırılar düzenledi.
Bugün dünyanın hemen her dilinde kullanılan “gerilla” kelimesi de tam olarak bu savaş sırasında ortaya çıktı. İspanyolca guerrilla sözcüğü, “küçük savaş” anlamına geliyor ve düzensiz direniş birliklerini tanımlamak için kullanılıyordu.
Bu dönemin en güçlü sembollerinden biri ise ressam Francisco de Goya’nın, Fransız askerlerinin Madridli sivilleri infazını resmettiği ünlü “3 Mayıs 1808” tablosudur.
Napolyon Sonrası Rekabet
Napolyon’un yenilmesiyle ilişkiler tamamen düzelmedi.
1823 yılında Fransa, “Aziz Louis’nin Yüz Bin Oğlu” adı verilen büyük bir orduyla İspanya’ya müdahale ederek Kral VII. Fernando’nun mutlak monarşisini yeniden kurmasına destek verdi.
Rekabet Sadece Avrupa’da Yaşanmadı
Fransa ile İspanya’nın rekabeti okyanusların ötesine de taşındı.
1492 sonrasında İspanya; Meksika, Peru, Karayipler ve Güney Amerika’nın büyük bölümünde devasa bir sömürge imparatorluğu kurdu. Fransa ise Kanada’daki Yeni Fransa kolonileri, Louisiana ve Karayipler’de önemli sömürgeler elde etti.
İki ülkenin donanmaları zaman zaman Karayip Denizi, Meksika Körfezi ve Kuzey Amerika kıyılarında karşı karşıya geldi. Ancak ilginçtir ki, 18. yüzyılda denizlerde hızla güçlenen İngiltere’ye karşı iki ülke bu kez aynı tarafta yer aldı.
Ortak Bourbon Hanedanı sayesinde oluşturulan Aile Paktı (Pacte de Famille) kapsamında iş birliği yaptılar ve Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nda da İngiltere’ye karşı birlikte mücadele ettiler.
20. Yüzyıl: İç Savaş ve ETA Dönemi
İspanya İç Savaşı’nın ardından yaklaşık yarım milyon Cumhuriyetçi, Franco rejiminden kaçarak Fransa’ya sığındı. “La Retirada” adı verilen bu büyük göç, iki ülke tarihindeki en önemli insani olaylardan biri olarak kabul edilir.
Daha sonraki yıllarda ise Bask ayrılıkçı örgütü ETA iki ülke arasında güvenlik alanında önemli sorunlar yarattı. İlk yıllarda Fransa’nın ETA üyelerine karşı yeterince sert davranmadığı yönünde eleştiriler yapılsa da, 1980’lerden itibaren Paris ve Madrid terörle mücadelede yakın iş birliği kurdu. Bu ortaklık, ETA’nın etkisini kaybetmesinde önemli rol oynadı.
Futbola Gelince…
Tarih boyunca rakip olan iki ülke, futbol sahasında da sayısız unutulmaz maça imza attı.
EURO 1984 Finali
EURO 2000 Çeyrek Finali
EURO 2012 Çeyrek Finali
2021 UEFA Uluslar Ligi Finali
EURO 2024 Yarı Finali
Her maç farklı bir hikaye anlatsa da, bu karşılaşmaları özel kılan yalnızca futbol değil; yüzyıllardır süren ortak tarih ve rekabettir.
Rekabetin Ötesinde Ortak Bir Miras
Bugün Fransa ile İspanya, Avrupa’nın en yakın ortaklarından ikisi. Aralarında artık tarihsel bir düşmanlıktan söz etmek mümkün değil.
Üstelik iki ülke düşündüğümüzden çok daha fazla ortak noktaya sahip; her ikisi de Roma İmparatorluğu’nun Galya ve Hispania eyaletlerinin mirasını taşıyor. Fransızca ve İspanyolca, Latince kökenli Roman dilleri ailesine mensup.
Yüzyıllar boyunca Katolik Avrupa’nın en etkili devletleri arasında yer aldılar. Bugün ise Avrupa Birliği çatısı altında ticaret, enerji, ulaşım, turizm ve güvenlik gibi birçok alanda yakın iş birliği yürütüyorlar.
Belki futbol sahasında 90 dakika boyunca ezeli rakipler, ama tarihe biraz daha yakından baktığımızda görüyoruz ki Fransa ile İspanya’nın hikayesi, düşmanlıktan çok rekabetin ve zamanla ortaklığa dönüşen komşuluğun hikayesidir.
