Fransa ve Judo dendiğinde akla gelen ilk isim herkesce belli; Teddy Riner
Ama Teddy The Bear öncesi bir başka efsane judocu daha vardı ki; 1996-2000 Olimpiyatlarında 2 altın madalya kazanan David Douillet!
Kariyerinde 4 Dünya Şampiyonluğu, 2 de Avrupa Şampiyonluğu da ulunan ağır sıklet sporcusu, fiziksel gücüyle rakiplerini domine ederdi.
Özellikle: güçlü uchi-mata, osoto-gari ve yere geçişlerde (ne-waza) oldukça etkiliydi.
Douillet 1990’ların en baskın ağır sıkletlerinden biriydi. Ancak Teddy Riner’in çok daha uzun süre zirvede kalması, dünya şampiyonluğu sayısı ve Olimpiyat başarıları nedeniyle bugün Riner, yalnızca Fransa’nın değil, birçok uzmana göre judo tarihinin en büyük sporcusu olarak kabul edilir ki, bu da David Douillet’í az da olsa gölgede bırakır.
Daha küçük yaşlarda farklıydı yaşıtlarına göre.. 11 yasındayken 1,80 metre boyunda ve 80 kg civarındaydı ki bu fiziksel avantajı sayesinde erken yaşta dikkat çekti.
1996 Olimpiyat şampiyonluğundan kısa süre sonra ağır bir motosiklet kazası geçirdi. Sağ omzu ve köprücük kemiği kırıldı, bacağında ciddi yaralanmalar oluştu. Birçok kişi kariyerinin bittiğini düşündü ancak uzun rehabilitasyonun ardından geri dönerek 2000 Olimpiyat altınını kazandı.
Maddi olarak zor dönemler yaşadı. 1990’larda yaptığı bazı yatırımlar dolandırıcılık nedeniyle büyük zarar gördü. Buna rağmen kısa süre sonra yeniden dünya şampiyonu olmayı başardı.
Siyasete girdi. Spor kariyerini bitirdikten sonra milletvekili seçildi ve 2011-2012 yıllarında Fransa Spor Bakanı olarak görev yaptı.
Bu sporun bayrak ülkesi Japonlara karşı aldığı büyük galibiyetler, judo dünyasında ona özel bir saygınlık kazandırdı.
Mesela 1995 Dünya Şampiyonasında açık ara favori, 4 dünya şampiyonu apoletli ev sahibi judocu Naoya Ogawa’yı, kendi mabedi Shiba’ya yenerek spot ışıklarını üzerine çevirdi.
Bir diğer efsane Shinichi Shinohara’ya karşı 1999 dünya şampiyonası finalinde de galip geldi. Ve belki de en sansasyoneli 2000 Sydney Olimpiyatları finaliydi.
Bu maç judo tarihinin en tartışmalı Olimpiyat finallerinden biridir. Birçok Japon izleyici ve bazı eski sporcular, Shinohara’nın yaptığı karşı atağın ippon olması gerektiğini savundu. Hakem ise puanı Douillet’e verdi ve Fransız judocu ikinci Olimpiyat altınını kazandı. Bugün bile “Douillet–Shinohara finali” judo tarihinin en çok tartışılan karşılaşmalarından biri olarak anılır.
Bugün Teddy Riner Fransa’nın en büyük judocusu olarak görülse de, bu yolun taşlarını döşeyen isim David Douillet oldu. İki Olimpiyat altını, dört dünya şampiyonluğu ve Japon judosunun en büyük isimlerine karşı kazanılmış unutulmaz zaferler…
1975’te ülkeye ilk dünya şampiyonluğunu kazandıran Jean-Luc Rougé ile başlayan yükseliş, 1980 Moskova Olimpiyatları’nda Thierry Rey ve Angelo Parisi‘nin altın madalyalarıyla devam etti.
Ardından David Douillet, bayrağı daha da yukarı taşıyarak Fransa’yı dünya judosunda Japonya’nın ardından gelen en güçlü ülke konumuna yükseltti!.
