Futbola siyaset ile bahsin bulaşması ve ülke olarak futbolumuzun sürekli gerilemesi sebebiyle futboldan ne kadar soğuduğumu burdan defalarca belirttim ama yine de çok koyu bir Fenerbahçeli olduğum için tabii ki takımımın gelişmeleri ile yakından ilgileniyorum. Dün bir başkanlık yarışı oldu ve tam 20 seneyle üç büyüklerde en uzun süre başkanlık yapmış, bu 20 senede de günahıyla sevabıyla, hiç bir başkanın yapmayacağı kadar kulübüne tesis kazandırmış, gecesini gündüzüne katmış, hep iyi niyetli olmuş, hep Fenerbahçe’nin menfaatlerini gözetmiş, bazen doğrular yapmış, bazen yanlışlar yapmış ama kulübün üzerine oyunlar oynandığı dönemde Fenerbahçe için hapis bile yatmış efsane başkanı Aziz Yıldırım, yerini Ali Koç’a bıraktı.

Aziz Başkan’ın Fenerbahçe’ye kazandırdığı şeyler yadsınamaz ama değişim malesef her zaman gerekli. Keşke yerini daha önce “yerime yetiştiriyorum” dediği Ali Koç’a bırakarak seçime bile girmeseydi ama öyle olmadı ve ezici bir çoğunlukla başkanlığı kaybetti. Ben, Ali Koç’a başkanlığı için başarılar diledikten sonra son bir şey için dikkatinizi çekmek istiyorum; CAMİANIN BÜYÜKLÜĞÜNÜ FARKETTİNİZ DEĞİL Mİ? Fenerbahçe başkanlık seçimi, neredeyse ülkenin Başkanlık seçimi gibi yankı yaptı. Fenerbahçeli olan olmayan her sporsever, dakika dakika sonuçları izledi. Beşiktaşlısı, Galatasaraylısı seçimle ilgili sosyal medyadan bir çok paylaşım yaptı. Ben BJK başkanlık seçimlerinde, Fikret Orman ile kim yarıştı hatırlamıyorum, Galatasaray’ın daha 1 hafta önce başkanlık seçimi oldu, sokak röportajı yapsanız bırakın adayları başkanın ismini tam söyleyebilen kaç kişi çıkar belli değil, ama konu Fenerbahçe olunca işler değişiyor.

Fenerbahçe belki ülkenin en çok kupa alan, ya da şampiyon olan takımı değil, en çok başarı sağlayan takımı da değil ama rahmetli İslam Çupi’nin dediği gibi “Fenerbahçe’nin büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz”

mail: tolga.aykut@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz