FENERBAHÇE ŞAMPİYON SÜPÜRMEYE ALIŞTI

Okunması Gerekenler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

fersu yaziFENERBAHÇE ŞAMPİYON SÜPÜRMEYE ALIŞTI

Ülker Arena’da Fenerbahçeli taraftarların “nasıl ev sahibi avantajını sahaya yansıtırsın” dersini pek alamamış Madridli taraftarlar ki Barclay Arena’da sanki sıradan bir maç oynanıyor izlenimi verdiler ilk dakikakalardan. Real Madridli oyuncuların da ısınırken sergilediği davranışlar ve halleri temsilcimizin bu maçta da avantajlı olacağının göstergesiydi. Aslına bakarsanız salonda anonscu hariç kimse maça hazır değildi ve galibiyete giden yolda bir inanmışlık göstermiyorlardı.

Koç Laso serideki diğer iki maçın aksine bu kez Carroll ile başladı ki o Carroll bulduğu ilk 3 sayılık atıştan da isabet çıkarmayı başardı. Ama Rudy ve Reyes ilk dakikalarda ona eşlik edemediler. Benzer şekilde Fenerbahçe de, Ayon’a ikili oyunlarda Real’in getirdiği yardımlardan sonra Bogdanovic ve Dixon ile boş atışlardan faydalanamadı.

Savunmada ise çok istekli ve konsantre başladı Real. İlk bölümde hücumda yaptığımız basit top kayıpları can sıkarken, maça aktif başlayan ve sürekli potaya gitmeye çalışan Rudy karşısında Datome’nin erken 2.faulünü alması da hayli kritikti. Ayrıca Carroll’ın Dixon üzerinde kurduğu baskı ve sürekli fiziksel temasta bulunması hücumda işimizi zorlaştırdı, organize olamadık.

Hızlı gelen ve sabırsız bir şekilde üçlükler deneyen Real’in imdadına Reyes’in hücum ribaundları yetişti. Sonrasında akıllanan ve Ayon’u serinin diğer maçlarına nazaran daha iyi kullanan Real, iki uzun arasındaki pas köprüsünü de devreye soktu. Hem Antic hem de Udoh ribaundlarda problem yaşadılar ilk bölümlerde…

Antic ve Kalinic’in skora katkıda bulunması ile maça dengeyi getirmeyi başardık. Bunun yanında Carroll’ın baskısından bunalan Dixon’ı 2 numaraya kaydırıp direksiyonu Hickman’a teslim eden koç Obradovic böylelikle hücumda da istediğimiz düzeni kurmamızı sağladı ki Dixon da atıcı olarak verim verdi.

Koç  Laso ise Carroll’ın ilk üçlüğünden sonra bir türlü aradığı şutörü bulamadı, Nocioni ve Rivers da kenardan gelerek yay gerisinden isabeti bulamadılar. Ama ısrarla Ayon’u kullanmaları ile maça tutundular. Nocioni de Antic’e karşı penetreleri ile etkili oldu.

Sarı lacivertliler ise Sloukas’ın oyuna girmesiyle hücumda çok daha ritimli, çok daha organize oynadılar. Hem Kalinic’in kenardan getirdiği enerjiyi çok iyi  kullandık hem de Udoh’un orta mesafe şut tehditinden yararlanmaya başladık. Periyotun son bölümünde yaptıkları geri dönüşe de böylelikle karşılık vermiş olduk. Llull ve Rodriguez’i de hiç devreye sokmadık ilk yarıda.

İKİNCİ ÇEYREK

Hücumda aksayan ve yay gerisinden çember dövmeye devam eden Real’e karşı Antic ve Udoh ile boyalı alanı çok iyi kapatan, yadımlaşan Fenerbahçe farkı 7 sayıya kadar çıkardı ve Real gibi yüksek skor potansiyeline sahip bir takımı kendi evinde 13 sayıda tutmaya devam etti.

İkili oyunları savunurken Ayon’un aşağıda kalmasına bir türlü cezayı kesemedik  yay gerisinden. Bunun yanında pas trafiğini sağladığımız ve sonrasında pota altında bulduğumuz rahat atışlardan da isabet çıkaramamamız farkın açılmasına engel oldu. Çift haneleri yakalamamız içten bile değildi.

Ancak çeyreğin bitimine 6 dakika gelen koç Laso’nun molasının ardından Llull devreye girdi. Hem penetreleri ile hem de ikili oyunlar sonrası Ayon’u kullanması ile tekrar oyunun içine girdiler. Rodriguez de ona eşlik edince boyalı alanı savunmada çok zorlandık bu bölümlerde, bol bol penetre yedik. Datome’nin iki faullü olması da savunmamızın direncini düşürdü, Nocioni bunu çok iyi kullandı.

Ayrıca koç Laso’nun tercih ettiği katların takip edildiği alan savunması, kombine savunma da sarı lacivertlileri çok zorladı çeyreğin ikinci bölümünde. Bu savunma sayesinde hem bizi düzen dışına ittiler hem de aldıkları net savunma ribaundları ile istedikleri tempoyu da yakaladılar hücumda. Bununla beraber Nocioni-Lima ikilisini sahada tutan Real adam adama savunmaya döndüğünde her topu adam değişerek savundu. Maciulis’in de oyunda olmasının etkisiyle savunmayı istedikleri gibi sertleştirdiler.

Koç Obradovic de karşılık olarak kısa beşine döndü Kalinic ve Datome’yi uzun gibi kullanarak. Ama sürekli potaya gitmeye devam eden Real’e karşı bir blok tehditimizin olmamasını da çok iyi değerlendirdiler ki onlar da Maciulis-Lima ikilisi ile çabukluk avantajımızı da elimizden almayı başardılar. 6-0’lık seri yakaladılar.

Ama aldığımız molanın ardından Udoh-Antic ikilisini sahaya süren koç Obradovic hem penetreleri kesmiş oldu boyalı alanı tutarak hem de 3 numaraya kayan Datome’nin devreye girmesi ile hücumda rahat skora gitmeye başladık. Real ise potaya gitmekten vazgeçti ve yay gerisinden çember dövmeye devam etti takım olarak.

Datome ve Bogdanovic’in tam olarak devreye giremediği bir ilk yarıyı savunmadaki direncimiz ve diğer oyuncularımızdan aldığımız ekstra katkılar ile önde kapatmayı başardık Real deplasmanında. Real’i son 4 sezonda kendi sahasında ilk kez 30 sayının altında tutan takım oldu Fenerbahçe.

ÜÇÜNCÜ ÇEYREK

Maçın başında olduğu gibi Carroll’la Dixon’a baskı ile başlayan Real’e karşı üst üste iki basit top kaybı yaptık ve 5-0’lık seri yedik ki bu seride Rudy’nin de yay gerisinden isabeti bulması hayli kritikti.

Dixon ile potaya  giderek  hücumda kilidi açan temsilcimiz savunmada ise yay gerisinden Real’in üçlüklerine izin verdik. Girmeyen toplarda hücum ribaundlarını toplayan Reyes ise ilk yarıda olduğu gibi ikinci şans atışları getirdi Real’e, yine ayakta tuttu takımını.

Hücumda zorlandığımız anlarda ise sahneye çıkan oyuncu ilk yarının sessiz ismi Bogdanovic oldu, 1 dakikada bulduğu 8 sayı Real’i tekrar krize soktu. Farkı 9 sayıya çıkardık ve hücumda istediğimiz ritmi yakaladık. Sırp yıldıza katılan Datome ve Dixon da üst üste buldukları üçlüklerle farkı iyice arttırdılar, Real’i sahadan sildik bu bölümde.

Koç Laso bir mola alarak takımını biraz olsun toparlasa da yaptıkları baskıya karşı potaya giderek cezayı kesen Dixon’a çözüm bulamadılar. Dengesi bozulan Real’e karşı Kalinic ve Udoh da hücum ribaundlarında etkili olmaya başladılar. Hücumda yakaladığımız bu ritim savunmamıza da yansıdı, Datome-Kalinic-Udoh üçlüsü ile boyalı alanda kabus olduk Madridli oyunculara.

Bu çeyrekte ev sahibini tamamen ezen ve oyunun iki alanında da üstünlüğü ele geçiren temsilcimiz skor tabelasının dışında mental olarak da Real’i net bir şekilde yendi.

DÖRDÜNCÜ ÇEYREK

Son çeyreğe Real’in istediği tempoda başladık ve ard arda yediğimiz üçlükler canımızı hayli sıktı. Ama bu bir anlık konsantrasyon düşüşümüzden hemen kaldırdı takımı Datome ve Bogdanovic. Özellikle Datome hem hücumda bulduğu kritik üçlükle hem de savunmada ortaya koyduğu enerji ve sertlikle bizi tekrar kendimize getirdi.

Ancak tahmin ettiğimiz, beklediğimiz oldu ve Real son bir hamle ile bitime 5 dakika kala tekrar geri geldi. Maçın geri kalan kısmında devreye sokmadığımız Llull ve Real adına belki de en çok direnen isim olan Rodriguez’den üstüste gelen üçlüklerle 9-0’lık bir seri geldi, 17’ye kadar çıkan farkı 8 sayıya indirdiler.

Koç Obradovic’in molasının ardından çok iyi döndü Fenerbahçe. Sahneye çıkan isim ve Real’e bir kez daha DUR diyen isim ise Datome’ydi. Hem hücumda sorumluluk aldı hem de Real’in hızlı hücumunda yaptığı müthiş blok ile net bir mesaj verdi Real’e. Bogdanovic de hücumda İtalyan yıldıza eşlik edince Fenerbahçe tekrar kontrolü ele aldı.

37 dakika sahada kalan, maç boyu neredeyse tek başına Real uzunları ile savaşan ve hem ribaundlarda hiç geri adım atmayan hem de hücumda takımına müthiş bir katkı sağlayan Udoh yine alkışlanacak bir performans sergiledi, ağır işçi olarak görevini fazlasıyla yaptı. Datome ve Bogdanovic ise hep kilidi açan ve Real’in direncini kıran isimler oldular. Ve tabii ki Dixon… Tecrübeli guard verdiği doğru kararlar ve savunmayı okumasıyla fark yaratan isimlerin başından geldi. Kalinic ise bu seride kendini bulan ve özgüvenini kazanan isim oldu, en büyük kazançtı Fenerbahçe adına. Enerjisi ile oyunun her iki alanında da seri boyunca x-faktördü. Vesely’nin eksikliğine karşın her parçanın katkı verdiği ve koç Obradovic yönetiminde oynadığı basketboldan keyif alan Fenerbahçe neredeyse kusursuz geçen bir sezon ardından son şampiyon Real Madrid’i 3-0 süpürerek üst üste ikinci kez adını Final Four’a yazdırdı ve Berlin’de Laboral Kutxa’nın yarı finaldeki rakibi oldu.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

Mail: fersu.deniz@abcspor.com

Twitter: @fersudeniz

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikSÖKE SÖKE BERLİN’E
Sonraki İçerikOBRADOVIC VE KUKLALARI

Son Haberler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay Kerimoğlu transfer olunca daha da...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı Jailson, Gustavo ve Ozan ile...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

Benzer Konular