EUROBASKET WOMEN 2.GÜN DEĞERLENDİRMESİ

Okunması Gerekenler

FENERBAHÇE GELİYOR AMA…

Fenerbahçe geliyor ama.. En son yazımdan sonra, transferler bitmeden yazı yazmama kararı almıştım. Ama kötü haber: dayanamadım. Dünkü maç sonrasında...

GÜVENOYU

GÜVENOYU Bir insan yeteri kadar cesur değilse aşka bulaşmayacak arkadaş. Fenerbahçe sevgisi de bir aşktır, yeterince cesur değilsen de kabul etmeyeceksin...

SAVUNMA TAMAM SIRA HÜCUMDA

Kadro açıklandığında iki isme burun kıvıranlar oldu Fenerbahçe'de. Ozan ve Deniz. Önce Ozan'dan başlayayım. Erol Hoca'nın Ozan üzerine yaptığı...

efeHırvatistan 67-63 Letonya: “Siz mi biz mi?!” sözüne çok uygun bir maçtı. Gruptan çıkmak adına birbirlerini gözüne kestiren iki ekibin mücadelesinde liderlik sürekli el değiştirdi, skor pek çok kez başa baş oldu. Letonya Steinberga (ilk yarıda 17s 4r) ile, Hırvatlar ise Mazic (ilk yarıda 9s 6r), İvankovic (i.y. 10s 9r) ve Ciglar (i.y. 8s 5r) ile ayakta durdular. Hırvatlar ivmelendi, lakin Letonya Jekabsone etkisiyle ikinci yarının başında toparlanarak beraberliği yakaladı. Hırvatlar 3. çeyrekte erkenden faul haklarını doldurunca, Letonya bol bol serbest atış kullandı ve çeyrek bitiminde 1 sayı farkla öne geçtiler.

Fakat son çeyrekte Mazic, Sliskovic ve Ivankovic ziyadesiyle ağırlık koyunca, İvezic’in yokluğunda Dzankic, Miloglav ve Borovic de benchten gelip süpriz skor katkısı yapınca, Hırvatlar galibiyete uzandılar ve gruptan yükselme adına dev bir adım attılar. Letonya adına Steinberga (24s 8r) ve Jekabsone (18s 7r 4a) dışında çok az olumlu katkı veren oyuncu vardı. Eglite 3 sayı 3 ribaunt 4 asist, Liepkalne 6 sayı, dünün ağır işçileri Vitola 4 sayı 4 ribaunt, Basko-Melnbarde ise sadece 2 sayı üretebildi.

 

Slovak Cumhuriyeti 85-79 Litvanya: Slovaklar, tempolu başlayan bir maçta, Zirkova’yı ilk beş başlatarak liderliği aldılar. Lakin, farkı ancak ilk yarının sonunda açabildiler. Litvanya’yı ilk yarıda evvela Nacickaite, ardından da yarı bitene dek 12 sayı üreten Kuktiene ve 10 sayı atan Siksniute taşıdı. Slovaklar’da ise, Zirkova’nın da ötesinde, en etkili isim devşirme Tolliver’dı (ilk yarıda 4/5 üçlük isabetiyle 14s 4a). Litvanya, bir devşirme ABD’linin atletizmine ve şut ritmine ayak uyduramamanın sıkıntısını bol bol yaşadı. O kadar ki, rakibi çok fazla faul problemine sokmalarına karşın, ne hücumda ne de savunmada Tolliver’a önlem bulamadılar. Zaten tüm Litvanya, savunmada, özellikle de penetre üzerinden gelen hücumlarda, rakibin karşısında duramıyor ve çok kolay geçiliyorlar.

Slovaklar ise, ayaklarla savunma yapmanın özünü çözmüşler; sadece, pota altında verdikleri ribauntlardan canları sıkıldı ilk yarıda. İkinci yarının başında ise, Litvanya Linkiviciene’in kendisini bulması ile toparlanarak öne geçmeyi başardı ve skoru 50-54’e kadar getirdi. Daha sonrasında ise Zirkova – Tolliver ikilisinin üçlük şovu başladı ve dördüncü çeyrekte maç iki taraf arasında gidip geldi. Litvanya’da Petronyte yine suskunken, Nacickaite atmayı sürdürdü. Dördüncü çeyreğin başında Jurcenkova ve Palenikova 5 faulle oyun dışı kalınca, Litvanya oyuna daha fazla asıldı. Siksniute’nin basit top kayıplarına karşın Petronyte ve Solopova’nın ısrarlı oyunları ve sağlam müdafaaları sayesinde, Slovaklar çok zor anlar yaşadı. Fakat maç boyu çekimser kalan Balintova’nın amansız üçlüğü ile bitime 4 dakika kala Slovak Cumhuriyeti farkı 7’ye kadar çıkardı.

Litvanya’da geri dönüşe vesile olan Petronyte fark üç sayı iken son 30 saniyede pota altından kaçırınca, Litvanya’nın şansı tükendi. Günün en çekişmeli mücadelesiydi.

 

Çek Cumhuriyeti 80-79 Ukrayna: İagupova bulduğu 13 sayıya karşın ilk yarıda üç sayı gerisinden çok kötüydü. Tıpkı, tüm Ukrayna gibi. Çekler ise bu alanda pek sıkıntı yaşamadılar. Bir ara farkı 15’e kadar çıkaran Çekler’de ilk yarının kahramanları Elhotova (13s 3r 2a), Hanusova (11s 5r) ve Burgrova (10s) idi. Bortelova ise ritim bulmakta zorlansa bile 8 sayı 6 asist gibi şahane rakamlara ulaştı. Ukrayna’da dün olduğu gibi bugün de Iagupova’nın başat (ve ilk yarı itibariyle, tek) yardımcısı, dev genç pivot Khomenchuk (12s 4r – maç genelinde 14s 9r) ve topladığı hücum ribauntları idi. Dorogobuzova (5s 5r) ise dinamo etkisi gösterdi; savunmada da tek muteber isimdi.

İkinci yarıda Iagupova (32s 6r) vitesi büyüttü, fakat Mircheva (13s 4r) haricinde kimse ona katılmayınca beraberliği yakalamakla yetindiler. Burgrova’nın (12s) 5 faulle oyun dışı kalmasının ardından Çekler sadece Elhotova (23s 5r 3a) ve Haunsova’nın (23s 6r) eline bakar hale gelseler bile, Bortelova’nın (12s 10a) asistleri ile, dün çok aradıkları verimli hücum ritmini yakaladılar. Vesela da tüm maç susup bu bölümde 4 sayı 9 ribaunt üretti. Ardından gelen hücum faul gibi amatörce hatalar  yüzünden Çekler rakiplerine bol bol koz verdi ve Dorogobuzova (10s 9r) hayati bir üçlükle ilk kez Ukrayna’yı bitime 1 dakika kadar kala 1 sayı öne geçirdi. Sonrasında Ukrayna’da Samburska’nın top kaybı maçı adeta Çekler’e hediye etti.

İagupova’nın son saniye turnikesi de işleri değiştirmeye yetmedi ve Çekler belki de en önemli maçlarını kazanmış ve gruptan çıkmayı büyük ölçüde garantilemiş oldular. İagupova’nın son basketi attıktan sonra kazandıklarını zannedip sevinmesi ise günün hoş anektodu olarak hafızamızda yer etti.

 

Yunanistan 51-46 İtalya: İtalya ilk çeyrekte hücum ribauntlarından tam 8 sayı buldu. Fakat arka arkaya tam 5 üçlük kaçırınca, Yunanlılar da Spanou ve Sotiriu sayesinde geri dönüş imkanı yakalayıp farkı 13’ten 3’e indirdiler. Daha sonra da çok katı bir müdafaa ile, yarıyı 25-22 önde kapatmasını bildiler. İtalya’da Sottana ve Masciadri henüz form tutamazken, Dotto, Fassina ve Gorini bir nebze olsun iyiydiler. Üçüncü çeyrekte 2-13’lük muntazam bir seri ile geri dönüp öne geçen İtalya, her iki ekibin de son çeyrekte asgariden de az risk alması sonucu oyunu hep önde götürdü.

Düşük skorlu bir maçta, kritik bir üçlük isabeti veya arka arkaya 3 hücumda birden sayı üretebilmek galibiyetin anahtarıdır. Yunanistan işte bu arka arkaya gelen sayılar (10-0’lık seri) sayesinde son çeyrekte yine öne geçti. Bu bölümde Kaltsidou (9s 5r) ve Dimitrakou’nun (4/14 saha içi isabetle 9s 3r) katkıları çok kritikti. Üstüne bir de tüm maçta yokları oynayan Sottana (1/9 saha içi isabetle 2s) çok kritik bir yerde topla çizgiye basınca İtalya’nın şansı iyice azalmış oldu. Kalan bölümde hata yapmayan Yunanistan, maçı da 51-46 kazanmış oldu.

Yunanistan’da Sotiriu 13 sayı 3 ribaunt, Spanou 9 sayı 10 ribaunt, Lymoura 4 sayı 6 ribuant 5 asist, Chatzinikolaou ise 4 sayı 5 ribaunt 3 asist ile mücadele ederken, İtalya’da Dotto 10 sayı 4 ribaunt 2 asist, 4 top kaybetse de mihenk taşı olmaktan vazgeçmeyen Ress 13 sayı 11 ribaunt 3 asist, Masciadri 6 sayı 7 ribaunt, Gorini de 5 sayı 4 ribaunt 2 asistle oynadı. Sottana, maçın en büyük hayal kırıklığı oldu.

 

Büyük Britanya 40-71 Rusya: Beklenen her şey, beklendiğinden fazla vuku gerçekleşti. Belyakova (6s 4r) ne kadar sessiz kalsa da, rakibin zayıflığı karşısında Rusya rotasyona gitti ve 12 oyuncusundan birden sayı katkısı almayı başardı. Böylelikle 2 günde 2. maçlarını oynamanın getireceği yorgunluktan mümkün mertebe sıyrılmış da oldular. Rusya adına pivot Osipova (10s 5r 2a), Epiphanny Prince (10s 2r), Vadeeva (13s 8r) ve Kuzina (9s 5r) öne çıkan isimler oldular.

Rakiplerinin rahat bir galibiyet almalarına mani olamayan Britanya’da ise Stewart’ın 10 sayı 4 ribauntluk performansının yanı sıra Collins 9 sayı 4 ribaunt, Allen da 6 sayı 8 ribauntla oynadı. Britanya’nın takım haline %25 ile saha içi isabet bulduklarını söylersek, vaziyet daha net anlaşılacaktır zaten. Bu haliyle Britanya’dan herhangi bir beklentimiz bulunamaz. Çünkü oyunun hiçbir yönünde iyi veya tam değiller, kaliteli bile sayılmazlar. Son yıllarda çıkışını sürdüren Britanya ile bu ekip aynı olamaz.

 

Belarus 65-49 Polonya: Belarus yavaş yavaş tüm taşlarını yerine oturtuyor ve kadrodaki kimlik sıkıntılarını aşıyor. Savunmacı Polonya, bu bakımdan çok faydalı bir rakip ve tecrübe oldu onlar adına. Ayrıca, Leuchanka – Kobryn düellosunda titanlar birbirini yıpratırken, kimin Belarus adına kurtarıcı olacağını da görebildik (Snytsina ve Likhtarovich’e selam olsun). McBride’ın (7s 0a) kenarda olmadığı dakikalarda bile hücum etmekten anladığı tek şey “İndir Kobryn’e, bekle” olan Polonya, asistlerde Belarus’un çok gerisinde kaldı ve yıldız oyuncuları olmaksızın ümitsiz birebirlerden medet beklediler. Belarus ise pek çok kalburüstü ismi, hem de asist üzerinden oynatabilmenin rahatlığını yaşadı. Lakin, eğer bitime 5 dakika kala çenesine aldığı darbe Leuchanka’yı sakatladıysa, Belarus için her şeyin sonu olur. Maçın kahramanını ararsak, uzağa gitmemize gerek yok.

Belarus’ta Leuchanka (8s 15r 5a) ve günün sürprizi Troina (9s 3r 7a), açık ara sahanın en iyi isimleriydiler. Belarus’ta ayrıca Snytsina 13 sayı 3 asist, Likhtarovich 10 sayı 2 ribaunt, Papova 7 sayı 2 ribaunt üretirken, henüz kendini bulamayan Verameyenka (3/7 saha içi isabetiyle 6s 5r) ve Harding (4s 6r) beklenenden sönük kaldılar. Polonya’da ise Zurowska-Cegielska (13s 5r) ve Krezel (10s 6r) dışında çift haneleri gören isim olmazken, Kobryn 5 sayı 3 ribauntta, Miedzik de 3 sayıda kaldı. Dikkat çeken performansları ise, 5 sayı 6 ribaunt 2 asistle oynayan Koc ve 2 sayısının yanına 3 ribaunt ve 4 asist katabilen Owczarzak sergiledi. Özellikle Owczarzark’ın asistleri olmasaydı, Polonya tümden hücum ribaundu veya birebirlere kalacaktı.

Bu vaziyetteki bir Polonya, bizi veya Belarus’u yenemedi belki; fakat savunmaları sayesinde İtalya ve Yunanistan’a karşı bir nebze daha şanslı olacaklardır. Yine de, o eski Polonya’nın yerinde yeller esiyor.

 

Macaristan 63-72 İsveç: Macarlar, heyecanlarına ve tecrübesizliklerine kapılınca, İsveç geriden gelip öne geçti ve ikinci maçlarında da kötü bir sürpriz yaşamaktan kurtuldular. Peki bunu kime borçlular? Yine kendini aşan BJK’lı Frida Eldebrink’e (28s 4r). Eldebrink haricinde bu maçta çift haneleri aşan bir İsveç’li olmazken, Alicia Key (9s 7r), Elin Eldebrink (6s 3r 4a), Barthold (6s 4r), Vesterberg (4s 6r 3a) ve dünden daha sönük kalan Halvarsson (7s 4r) ile Egnell (4s) öne çıkan isimler oldular. Macarlar ise, bahsettiğimiz o “heyecan” haricinde esasen gayet iyi oynadılar ve hücumda herkesi bulmayı başardılar.

Macarlar adına takımın en skorer ismi 14 sayıyla Quigley (neyse ki sakatlıktan dönmüş) olurken, Horti (14s 5r 2a), Honti (11s 2r 5a), Vajda (10s 7r 4a) ve ilk yarının yıldızı Krivacevic’in (12s 6r 2a) çabaları, skoru değiştirmeye yetmedi. İsveç, galibiyete rağmen, takım olamama tehlikesi yüzünden bariz bir şekilde alarm verdi, güven vermedi.

Eğer Frida susarsa, İsveç’in tüm “sanatı” mağdur olacak. Çünkü hücumu doğru yapamayınca, savunmayı da dikkate almıyorlar.

 

Romanya 61-79 Karadağ: Aslında ikinci çeyreğin ortalarına kadar kıyasıya bir rekabet seyrettik. Romanya, turnuva evvelinde tam bir kapalı kutu olmanın avantajını sahaya yansıtıp rakibini şaşırtıyordu ki, Dubljevic dizginleri eline bir aldı, pir aldı ve kimin ne olduğunu gösterdi herkese. Böylelikle, turnuvanın her iki ev sahibi de, ilk maçlarında galibiyetten mahrum kalmış oldular. Romanya’da maçın genelinde iyi oynayabilen, daha doğrusu paniğe kapılmadan oyununu sürdürebilen yegane isim, beklendiği gibi, takımın yıldızı Marginean (18s 5r 6a) oldu. Marginean’ın liderliğinde Pascalau 12 sayı, Ursu 8 sayı 7 ribaunt 2 asist, Pop 7 sayı 2 ribaunt 3 asist ile katkı verdi.

Gelgelelim, Karadağ işi hiç de şansa bırakmadı ve Romen Parau’nun 5 kritik top kaybını çok olumlu değerlendirdi. Karadağ’da Dubljevic 19 sayı 6 ribaunt 7 asist ile Marginean’a tam kıvamında bir cevap verirken, Jovanovic 11 sayı 3 ribaunt 2 asist, savunmadaki azmiyle beraber akıl dolu asistleriyle de göz dolduran Skerovic 5 sayı 4 ribaunt 10 asist, Aleksic 9 sayı 2 ribaunt 2 asist, Perovanovic 8 sayı 9 ribaunt 2 asist, pota altında bir dozer gibi rakibi bunaltan Robinson da 10 sayı ve 7 ribaunt kaydettiler.

Böylelikle Karadağ, iki zayıf rakibini kayıpsız geçip ikide iki yaptı ve liderliğe aday olduğunu bir kez daha bizlere kanıtladı.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : efe.ozenc@abcspor.com

twitter : @efe_ozenc

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

FENERBAHÇE GELİYOR AMA…

Fenerbahçe geliyor ama.. En son yazımdan sonra, transferler bitmeden yazı yazmama kararı almıştım. Ama kötü haber: dayanamadım. Dünkü maç sonrasında...

GÜVENOYU

GÜVENOYU Bir insan yeteri kadar cesur değilse aşka bulaşmayacak arkadaş. Fenerbahçe sevgisi de bir aşktır, yeterince cesur değilsen de kabul etmeyeceksin öyle görevleri, bu sözlerim Erol'a.. Bir...

SAVUNMA TAMAM SIRA HÜCUMDA

Kadro açıklandığında iki isme burun kıvıranlar oldu Fenerbahçe'de. Ozan ve Deniz. Önce Ozan'dan başlayayım. Erol Hoca'nın Ozan üzerine yaptığı plan tuttu diyebiliriz. Rakibe ön...

TATSIZ TUZSUZ

TATSIZ TUZSUZ Sezonun ilk derbisi Galatasaray Fenerbahçe. Güzel ve gollü bir maç beklerken, iki takımın da kontrollü ve defansta hata yapmayayım, atarsam atarım mantığında olması...

ORTA OYUNU

ORTA OYUNU Dev derbi geldi çattı! Pandemi sebebiyle seyircisiz oynanacak olan belki de ilk derbiydi bu. İlk yarı iki takım birbirini tartarak, temkinli oynayarak başladı. Sarı-Lacivertliler...

Benzer Konular