https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

EN SEVİLEN İKİNCİ: RAYMOND POULIDOR, NAMI DİĞER “POUPOU”

Okunması Gerekenler

Fransa bisiklet tarihi dendiğinde zirvedeki ikili belli: Hinault ve Anquetil. Ancak bisikletin adeta bir dine dönüştüğü bu topraklar, tarihe adını yazdıran daha nice efsane çıkardı. Bugün konumuz, bu zengin tarihin belki de en bahtsız ama en çok sevilen yüzü: Raymond Poulidor!

Bu bahtsızlık ve üzerine yapışan “ebedi ikinci” kaderinin en tepe noktası, Fransızların ‘Le Tour des Tours’ (Turların Turu) adını verdiği 1964 yılıydı. 12 Temmuz’da Puy de Dôme tırmanışında, 100 bin kişinin gözü önünde gerçekleşen o devasa düello sadece bir yarış değil, bisiklet tarihinin en ikonik fotoğraf karesiydi.

İki efsane, adeta tek vücut halinde, solukları ve terleri birbirine karışarak o yokuşu tırmanmış; ancak Paris’e ulaşıldığında sarı mayo yine 55 saniyelik farkla, üst üste dördüncü, toplamda beşinci kez —yine!— Anquetil’in omuzlarında kalmıştı.

İki farklı dünya, iki zıt karakter: Normandiya kırsalından çıkmasına rağmen aristokratik, mesafeli ve modern bir duruş sergileyen Anquetil; karşısında ise La France Profonde (Derin Fransa) denen Limousin’in orta kesiminde kiralık çiftçilik yapan bir ailenin topraktan kopup gelen evladı, halkın adamı Poulidor…

Kaybeden” Mitinin Arkasındaki Büyük Palmares

Her ne kadar “Ebedi İkinci” olarak anılsa da Raymond Poulidor aslında müthiş bir şampiyondu. Kariyerinde 189 profesyonel galibiyeti bulunuyordu.1964 Vuelta a España (İspanya Bisiklet Turu) Şampiyonluğu, Milan-San Remo ve La Flèche Wallonne gibi prestijli tek günlük klasiklerParis-Nice ve Dauphiné Libéré zaferleri…

Düşünün ki kariyerinizde İspanya Turu dahil tam 189 yarış zaferi var, Fransa Turu’nda rekor kırıp 8 kez podyuma çıkmışsınız (üçü ikincilik)—ama o en büyük zirve, yani o en tepedeki sarı mayo hiç sizin olmamış!

Ama o kadar çok sevildi ki… ‘Poupou’ (halkın ona olan sevgisiyle takılan lakap), devamlı kaybetmesine rağmen efsane Anquetil de dahil herkesten daha popülerdi; hatta Fransız kültürüne ‘Poupoularite’ (halkın sevgilisi olma durumu) kavramını kazandırmıştı.

Tabii kadraja sadece Anquetil değil, o döneme damga vuran bir başka canavar, tam bir kazanma makinesi olan “Yamyam” Eddy Merckx de giriyordu!.

Fakat o genler, o mücadele ruhu başka bir isimle yaşamaya devam etti: Torunu Mathieu van der Poel. Poulidor’un kızı Corinne, eski bisikletçi Adrie van der Poel ile evlendi. Bu evlilikten dünyaya gelen torunu Mathieu, Tour de France’da etap kazanıp sarı mayoyu sırtına geçirdiğinde, gözyaşları içinde bu zaferi büyükbabası Raymond Poulidor’a adamıştı.

Hiç Sarı Mayo Giymedi Ama Hayatı Boyunca Sarı Renkle Yaşadı

Poulidor, kariyeri boyunca katıldığı 14 Tour de France’ın (bunların 12’sini tamamladı) hiçbir gününde genel klasman lideri olup sarı mayoyu giyemedi. Ancak kaderin muazzam bir cilvesi olarak, aktif kariyerinden yıllar sonra Tour de France’ın ana sponsorunun (kalkınma bankası Crédit Lyonnais) resmi marka elçisi oldu.

Yarış boyunca her gün sırtında o ikonik sarı poloyla köy köy, kasaba kasaba dolaştı, taraftarlara imza dağıttı. Yani yarışırken sırtına geçiremediği sarı rengi, emekliliğinde Fransa’nın en sevilen simgesi olarak üstünden hiç çıkarmadı!

Fransa’nın Dilini Değiştiren Bir Kelime: “Faire un Poulidor”

Poulidor’un yaşadığı talihsizlikler ve hep zirveye çok yaklaşırken son anda kaybetmesi, Fransız diline kalıcı olarak yerleşti. Fransa’da siyasetçiler, iş insanları veya yarışmalarda hep favori gösterilip son dakikada kaybedenler için bugün bile “Faire un Poulidor” (Poulidor’luk yapmak) deyimi kullanılır.

Kapanışı 40 Yaşında Podyumla Yapmak

Poulidor’un dayanıklılığına en büyük kanıt, kariyerinin son dönemiydi. 1976 yılında Tour de France’ı 40 yaşındayken genel klasmanda üçüncü sırada bitirdi. 15 yıllık Tour kariyerinin ilk podyumu da 3.lüktü, son podyumu da kaderin bir cilvesi olarak 40 yaşında yine 3.lüktü.

Özetlersek; Anquetil yani “Bay Kronometre”, zamana karşı bisikletin aristokratik bir dahisiydi; Poulidor ise halkın inatçı ve asla pes etmeyen ruhuydu. Öyle ki kariyeri boyunca bir kez bile sarı mayoyu giyemeyen ‘Poupou’, yıllar sonra Tour’un sarı tişörtlü resmi yüzü olacak ve hatta bu genetik mirası gelecekte dünyayı sallayacak torunu Mathieu van der Poel’e devredecekti.

O, hayalindeki sarı mayoya hiç ulaşamadı; ama kazanamadığı zaferlerle bile kazananlardan daha büyük bir efsane olmayı başardı!

Evet, 13 Kasım 2019’da o büyük efsaneyi kaybettik… Aradan yıllar geçse de, onun o inatçı mücadelesi, halkın adamı olması ve bisiklet dünyasına bıraktığı eşsiz miras ise asla unutulmadı.

photo: getty

Son Haberler

KUMLARDAN KARLARA: KAR VOLEYBOLU “SNOW VOLLEYBALL”

Plaj voleybolunu hepimiz biliriz. Kum üzerinde oynanan dinamik, yaz havası ve takım ruhu taşıyan yapısına benzeyen, yine fileyle oynanan...

Benzer Konular