DURDURULAMIYOR

Erkeklerin de bir regl dönemi olsaydı büyük ihtimalle milli maç araları olurdu, hayat öyle bir anlamsız ve boş geliyor, sohbet konuları daralıyor, sosyal medyaya bakasın da gelmiyor, transfer haberi bile yok ve dolayısıyla gergin olabiliyorsun. Belki bu milli ara beklenildiğine değdi ama bundan sonrakiler tam bir eziyet olacak ama biz bugüne dönelim, seri tamam ve devam maçı her şeyden önemlisi..

Hatayspor’un yenilmezlik serisi var, Fenerbahçe’nin de galibiyet serisi var, çok güzel bir maç bekliyordum, kıran kırana bir maç bekliyordum ama maç çok çabuk çözüldü.

Aslında Fenerbahçe biraz kontrollü başladı maça, sahaya dizilişten belliydi, Stoperler çıkmadı o kadar öne, rakip ciddiye alınmış bunu hissettim ben mesela. Belki diyeceksiniz ki 5 dakikada mı farkettin, ben öyle hissettim.

Rakibin hızlı forvet oyuncuları var ve Volkan Demirel diğer hocalardan farklı olarak 2.bölgede karşılamak istemiş Fenerbahçe’yi, orayı çok kalabalık tuttu kısa pas bağlantılarını koparmak için. Aslında çok mantıklı bir fikir, bence başarılı da oldu ama rakibin silahı çok fazla, Djiku diye bir adam var mesela, atıyor uzun topu defansın arkasına. Bir kaç kez sağa attı, bir kaç kez de sola ve nihayet Tadić yakaladı ve Szymañski’ye attırdı golü 2.denemesinde, henüz 7.dakikada..

Rakip neye uğradığını şaşırdı, o dağınıklıkta İsmail’in kaptığı topla başlayan atak da bu kez de Samuel nasiplendi ve 15 dakikada Fenerbahçe 2-0’ı yakaladı..

Skoru 2-0 yaptıktan sonra elbette Fenerbahçe deli gibi saldırmadı, buna gerek de yok ama Fenerbahçe prese hiç ara vermedi, bir kaç kez de kaleyi yokladı ve 40.dakikada bu pres meyvesini verdi ve kaleciyi hatalı pasa zorladı, bu kez de Fred Dzeko’ya al da at dedi ve Fenerbahçe soyunma odasına 3-0 önde girdi. Hatayspor’un da defanstan top çıkarma zaafiyeti de vardı bu skorda, Volkan Demirel bu konuyu atlamış bence, ben bunları kalemden uzak tutarım diye mi inandı artık bilmiyorum..

Başka şeyler konuşalım biraz da..

Fenerbahçe’nin 10 şutu vardı ilk yarıda, 5’i kaleyi bulmuş. 3 tane büyük şans kaçmış..

İlginç diyebileceğim iki rakam var, biri başarılı kontratak girişimi, Fenerbahçe’nin 2 tane, Hatay’ın 0. Burada ciddi bir başarı var, geçiş oyunundaki gelişim haricinde rakibe karşı alınan önlemlerdeki başarı var..

Bir diğeri uzun top sayısı, 27 tane denemiş Fenerbahçe ve 17’si isabetli olmuş. Volkan Demirel’in Fenerbahçe’yi uzun topa zorlama konusunda başarılı olduğunu söylemek mümkün ama rakip çok kaliteli.

Djiku 9 da 6 yapmış zaten uzun topta ve doğru adamlarla buluşturmuş..

Szymanski tam bir skor canavarı ve müthiş bir presçi, Tadić tam bir çilingir, Fred bir anda takımı hücuma çıkarıyor, Dzeko büyük tecrübe ve klas bir santrfor, acayip keyifli bir takım. İrfancan Kahveci biraz ağır kalıyor gibi ama bir gerçek var o da klas oyuncu ağırlığına rağmen.

İkinci 45 dakikanın başında Volkan Demirel’in oyuncu değişiklikleriyle beraber Fenerbahçe’nin presini kıran bir Hatay vardı, 10 dakika zorladı ve bir de nefis frikik golü izletti bize. Livaković için de zor bir toptu, çok riskli bir yere gitti top zaten de sakatlanıyordu az daha.

Acaba mı falan diyenler olmuştur ama bu kez de İrfancan Kahveci frikikten skoru 4-1’e getirdi…

75’ten sonra İsmail Kartal Dzeko ve Tadić’i oyundan alarak rengini belli etti, zorlamanın da bir anlamı yok. Umut’un oyuna alınmasını değerli buluyorum, Batsuhayi’nin kafa burada değil gibi ama Umut’tan da umut ışığı aldın mı diyenler olur, şu ana kadar almadım..

Fenerbahçe’de bugün kötü oynayan yoktu ama maçın adamı Sebastian derim, Tadić’i de ayrı bir yere koyarım ilk yarıdaki performansıyla ama Szymañski’den sonra da Djiku’yu yazarım..

Yazının başında seriden bahsettim ama ben pek sevmiyorum bu tarz lafları, stres yaptırır ama bir gerçek var bu takım durdurulamıyor..

mail: bruno.monte@abcspor.com

twitter: @BrunoMonte1907