Bugünkü yazı konumuz Mário Zagallo…
Samba futbolu dendiğinde akla ilk Pele başta, Zico, Garrincha, Rivelino, Ronaldo gibi isimler gelir belki, ama hem futbolcu hem de teknik direktör olarak 4 kez Dünya Kupası kazanan, futbol tarihinin en sıra dışı ve ikonik figürlerinden biriydi Velho Lobo (Yaşlı Kurt)… Brezilya futbolunun ruhunu ve kazanma alışkanlığını simgeleyen eşsiz bir tarihti tek cümleyle…
Biriydi dedik çünkü dün kaybettik maalesef efsane futbol adamını…
Modern Futbolun Gizli Mimarı ve İlk “Çalışkan Kanat” Savunmaya Geri Gelen İlk Kanat Oyuncusu:
1950’lerde sol açık pozisyonunda oynarken, sadece hücum etmeyip geriye koşan, markaj yapan ve savunmaya yardım eden ilk modern kanat oyuncularından biriydi.
1958 finalinde gol atan oyunculardan biriydi. İsveç’e karşı 5-2 kazanılan finalde Brezilya’nın beşinci golünü Zagallo attı.
Bu taktiksel yeniliği önce kendi uyguladı, yıllar sonra 1970’te Brezilya’yı dünya şampiyonu yaparken Rivelino’ya aynı rolü vererek modern futbolun temellerini attı.
Kupaya Dair Benzersiz Rekoru
Dünya Kupası’nı hem futbolcu (1958, 1962), hem teknik direktör (1970), hem de teknik direktör yardımcısı/koordinatör (1994) olarak kazanan tarihteki tek isimdir diye de belirtelim.
Zagallo, Dünya Kupası’nı hem oyuncu hem teknik direktör olarak kazanan da ilk kişiydi. Ondan sonra da bunu sadece iki efsane; Franz Beckenbauer ve Didier Deschamps başarabildi.
1958’de Pelé ile aynı sahada oynayan adam, 1970’te Pelé’nin hocasıydı. Bu, Zagallo’nun neden sıradan bir “Dünya Kupası efsanesi” değil, Brezilya futbol tarihinin birkaç kuşağını birbirine bağlayan yaşayan bir köprü olduğunu çok iyi anlatıyor.
13 Sayısı Takıntısı
Zagallo hayatı boyunca 13 rakamına takıntılıydı. Eşinin adı Alcina de Castro (13 harf) olduğu için evlenme tarihini bile 13 Ocak olarak seçmişti.
Futbol oynarken ve çalıştırırken 13 numara veya toplamı 13’u veren uğurlu kombinasyonlar arardı.
Evi binanın 13.katındaydı ve araba plakası bile 1313 idi. Hadi bunlar belki kendi tercihleri ama doğduğu sene olan 1931 bile içinde 1 ve 3 rakamlarını barındırıyordu.
Onunla özdeşlemiş Brasil Campeao (şampiyon) ve Zagallo Eterno (ebedi) da 13 harften oluşuyordu, hatta yine hep söylediği Argentine Vice (Arjantin ikinci) de!.
Tam isminin Mário Jorge Lobo olmasını da bu 13 kelime örneklerine eklemezsek olmaz.
1970 Mucizesi
1970’te turnuvaya çok kısa bir süre kala göreve geldiğinde, basının “bir arada oynayamazlar” dediği ve kulüplerinde hep 10 numara olan Pelé, Tostão, Jairzinho, Rivelino ve Gérson gibi beş süper yıldızı aynı anda sahaya süren ve hepsine savunma yardımı yaptıran devrimci bir sistem kurdu.
Sert ve Muhafazakar Kişilik
Sahadaki zekası ve dehasının aksine, kapalı kapılar ardında oldukça muhafazakar ve otoriter bir yapısı vardı. Brezilya futbol federasyonu (CBD) ve ülkedeki siyasi güç odaklarıyla olan yakın ilişkileri, medya ve taraftarlar tarafından sıkça eleştirilmesine rağmen o her zaman kendi bildiği yoldan yürüdü.
Futbola başlamadan önce gençliğinde Brezilya ordusunda askeri subay (teğmen) olarak görev yaptı. Bu disiplinli ve sert karakteri, antrenörlük kariyerindeki otoriter yapısının da temelini oluşturduğu söylenir.
Mário Zagallo 5 Ocak 2024 tarihinde hayatını kaybetti. Hala yaşayan 3-4 isim var, ama ilk 11’deki efsanelere baktığımızda; İsveç’te 1958’de ilk Dünya Kupası’nı kazanan Brezilyanın o müthiş kadrosunun; Pelé, Garrincha, Didi, Nilton Santos, Bellini, Zito, Vavá gibi o mükemmel takımın sembol isimlerinin tamamı artık aramızda değil.
Bazı takımlar sadece kupa kazanmaz; bir çağ yaratır. 1958 Brezilya’sı da futbol tarihinin bir sayfasını değil, bir devrini yazdı. O sayfanın kahramanları artık birer birer sessizliğe karışırken, futbolun bir zamanlar ne kadar güzel oynanabildiğini hatırlatan o eşsiz hikaye kaldı belki de Zagallo’nun ölümüyle!.
