Arvydas Sabonis’in liderlik ettiği Sovyetler Birliği (SSCB) millî takımı, özellikle 1988 Seul Olimpiyatları altın madalyasını kazandığı kadroyla basketbol tarihinin en efsanevi ve yetenekli topluluklarından biriydi.
O dönem David Robinson, Mitch Richmond gibi NBA yıldızlarıyla dolu ABD’yi yarı finalde deviren ve finalde Yugoslavya’yı yenerek şampiyon olan bu kadro, adeta bir All-Star karması gibiydi.
Sabonis’in etrafını saran, her biri kendi ülkesinin ve Avrupa basketbolunun birer efsanesi haline gelen o kadronun diğer kilit elemanları şunlardı;
Šarūnas Marčiulionis (Guard) Sabonis’ten sonra NBA’e gidip orada kalıcı bir iz bırakan ilk Sovyet/Litvanyalı oyunculardandır (Golden State Warriors forması giymiştir).
O dönem için son derece atletik, tank gibi güçlü, delmek bilmeyen bir skorer ve dış hat lideriydi. Seul 1988’de ABD’ye karşı oynanan unutulmaz maçta takımın en büyük kozlarındandı.
Rimas Kurtinaitis (Şutör Guard) Avrupa basketbolunun gördüğü en saf ve keskin şutörlerden biriydi.
Çizgi gerisinden alev alabilen, inanılmaz bir ranget sahibi olan Kurtinaitis, Sabonis’in boyalı alandan dışarıya çıkardığı topları ölümcül üçlüklere çeviriyordu. 1988 Olimpiyatları’ndaki ABD maçında attığı 28 sayıyla galibiyetin mimarlarından biri olmuştu.
Aleksandr Volkov (Forvet / Uzun Forvet) 2.08’lik boyuna rağmen bir oyun kurucu esnekliğine sahip, son derece atletik ve vizyoner bir oyuncuydu. Sabonis ile birlikte sahada çift devli bir pas şovu sunuyorlardı.
Daha sonra o da NBA’de (Atlanta Hawks) forma giymiştir. Sabonis’in yükünü hem skor hem de asist yükü olarak en çok paylaşan isimlerdendi.
Valdemaras Chomičius (Guard) Takımın tecrübeli saha içi akıllarından, sert savunmacısı ve kaptanlarındandı. Oyunu yönlendiren, kriz anlarında soğukkanlı kalabilen çok değerli bir parça yönetici guarddı.
Tiit Sokk (Oyun Kurucu) Esteton bir oyun kurucu olan Sokk, top kaybı yapmayan, tempoyu kusursuz ayarlayan ve takımın çarklarının sessiz ama en kusursuz şekilde dönmesini sağlayan beyinlerden biriydi.
Sergey Tarakanov ve Valeri Tikhonenko (Forvetler) Kanat pozisyonlarında boy gösteren, hem savunmada demir duvar ören hem de hücumda orta mesafeli şutları ve boyalı alan katkılarıyla takımı dengede tutan tecrübeli askerlerdi.
Aleksandr Belostenny (Pivot) Sabonis faul tuzağına girdiğinde veya dinlenmesi gerektiğinde içeriye girip boyalı alanı sertliğiyle savunan, tecrübeli dev bir pivot yedek güvoterdi.
Bu kadro, Alexander Gomelsky gibi vizyoner bir koçun elinde, hem Doğu Bloku’nun disiplinini hem de tarihin en akıl dolu pas ve şut mekanizmasını birleştirmişti. Sabonis bu devlerin arasında sadece bir parça değil, oyunun tüm akışını belirleyen güneş gibi parlayan bir merkezdi!.
