DEĞİŞKENLER
Geçen hafta kaybettiğimiz can’ların yasını tuttuk, bir miktar insanlıktan dem almamışların da adına ve Valencia karşısında özellikle ikinci yarıyı son dakikaya kadar harika oynayan Fenerbahçe Beko’yu yazmadık. Zaten yazamazdık ki cennet vatanın bu ikliminde.
Valencia karşısında uzun zamandır akışkan olmayan hücum ki, sezon başından beri takımın eksik yönü tam parlamış ve nefis bir galibiyetle eve dönüp, göreceli ligin en zayıf takımı karşısında umutları tazelemişken, bu gece tabir yerindeyse ölüp ölüp dirilerek kazanmak bünyeyi yordu.

Aslında sezon başından beri bir çok değişkenle birlikte takım kimyasının oturmasını beklerken acı çekmek, acı çekerken de kazanabilmek her şeye rağmen önemli.
Neredeyse 35 dakika oyuna hükmedemeden, kolay geçilerek ve zor sayı bularak bir geceyi daha geride bıraktık.
Kazanımlar, Kaliniç’in eline gelen her topu çembere atmadan aklıyla pozisyona ne yapacağına karar vermesi, Vesely’nin hayal kırıklığıyla geceyi kapatacağını umarken, savunma sertliğini körüklemesi ve en kritik yerde 2’de 2 faul atışını sayıya çevirmesi ironik olmayan pozitifliklerdi.

Kostas’ın olmadığı gecede Bobby, Leo ve Nando’nun zaman zaman katkıları kazanmaya yardımcı olsa da sürekliliği sağlamak gerekiyor.
Yine sezonun en büyük derdi ribaundlar da bu kadar yenilmeye alışmak, reaksiyon verememek üzücü.

Geçtiğimiz Cuma gününden bu yana, Avrupa’nın bir ucu Valencia’da oynayıp, bir buçuk gün içinde Afyon ardından ev ve Saint Petersburg yolculuğu kısa vadede takımın ayarlarına geri dönebilmesi için handikap olarak gözükmekte. Geçmişte bir çok zorluğu yan yana kalarak ve Zeljko’nun çizdiği yoldan sapmadan ilerleyerek çözen takım yine çözümü kendi içinde bulacaktır.

mail: omer.kocsan@abcspor.com

twitter: @omerkocsan

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz