CUMA NAMAZINDA MEKSİKA DALGASI!

Okunması Gerekenler

GALATASARAY ÇOK RAHAT

GALATASARAY ÇOK RAHAT Sarı-Kırmızılılar UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda kardeş ülke Azerbaycan’ın Neftci Bakü takımıyla deplasmanda karşılaştı. Karşılaşmaya Galatasaray...

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC Daha önceki yazılarımda Futbolda Pazarlama konusunu derinlemesine incelemiştim. Bu yazımda size bir başarı öyküsü Paris...

CESARETLİ OL VE KAZAN

CESARETLİ OL VE KAZAN Yeni sezonun ilk haftasında ve aynı zamanda ilk derbisinde Trabzon'a konuk olan Beşiktaş'ta kadrodaki eksiklere ve...

brunoÇiviyi çamura saplayıp oyunların oynandığı, cikletlerden çıkan futbolcu resimlerinin biriktirildiği, Misket mesafelerinin karışlanarak ölçüldüğü, Baltalı Ilah Zagor’un, Tommiks’in Teksas’ın, Mandrake’nin okunduğu, bir Gırgır Dergisinin üç günde sokaktaki bütün evleri gezdiği yılların gündüzleri belki bugünden daha keyifliydi ama geceleri maalesef!

Benim de hayal meyal hatırladığım olağanüstü hal dönemleri, kurtarılmış bölgeler, silahla taranan kahvehaneler, duvarlara siyasi sloganlar yazan gençleri sabahlara kadar kovalayan polisler ve her gün gelen cinayet haberleri. Ihtilalin ardından gelen Özal dönemi politikalarından biri de gençlerin ve toplumun ilgisini spora, müziğe ve sanata yönlendirmekti. Siyasetten uzak tutmaktı. Depolitizasyondu bunun adı. Rahmetli Özal, sarı Tişörtünü çekip Fener maçlarına giderdi, Galatasaray’ın Avrupa maçlarına da gitti. Ilgiyi orda topladı. O nesil siyasete hiç alışamadı. Stadlar doldu, spor salonları doldu, peşpeşe pop müzik albümleri çıktı, protest müzik sadece belli bir grup genç tarafından sevilen bir müzik haline dönüşerek 70’lerdeki popülaritesinden çok şey kaybetti. Topçu ve Popçu olmak hayalleri yeni nesilin umudu oldu.

PASSOBelki de bu yüzden kimsenin elinde görmüyoruz artık “Felsefenin Temel İlkeleri” kitabını veya “Bitmeyen Kavga” adlı romanı. O günlerin politikasını, bir neslin uyutulmaya çalışıldığını ne de güzel anlatmış ‘NÍNNÍ’ isimli şarkısında rahmetli büyük üstad Fikret Kızılok: Ne de güzel demiş Fikret Kızılok üstad: Orhan, Ferdi ! Lahmacun acı geldi. Michael Jackson, Zeki, Ersoy Bir de Playboy, oy anam oy. Ne sağcı ne solcu Doğramacı macuncu. Meszoly, Derwall, Kovacevic Oğlumuz olsun futbolcu!!!

Peki ne oldu bu trübünlere ? Hepsinin sebebi Passolig mi ? Yoksa başka başka politikaların tohumları mı atılmak isteniyor ? Passolig denilen kartın bedeli 20 TL. Pahalı olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Ben de pahalı buluyorum. Türkiye’nin en hırsız bildiğimiz kurumları, yani bankalar bile vermiş oldukları manyetik kartlar için bu parayı talep etmezken 20TL fahiş fiyat gerçekten. Bazı Anadolu kulüplerinin bilet fiyatlarını 2 TL’ye kadar düşürdüğü bir ortamda 20 TL Passolig parası istemek, “sen gelmesen de olur ” demek. Bazı şehirlerde futbol sevgisi az olabilir ama Bursaspor ve can düşmanı Beşiktaş’ın Bursa’da oynadığı maçta bile seyirci sayısı çok azdı. Oysa Anadolu kulüpleri içinde en özel futbol sevgisine sahip şehir Bursa’dır. Nerde O Bursaspor’un O ateşli taraftarı ?

gs bosPeki ya büyük kulüplerimizin taraftarları nerede ? 120 TL’den yüzbinlerce adet forma alan, taraftar kartlarına para veren, sim kartlara para veren, dünya yıldızlarını seyretme ayrıcalığını yaşayan büyük takım taraftarları nerede? Madem 20 TL pahalı, hediye edersin Passolig’i taraftarına 10-15 bine maç oynayacağına 30-40 binlere oynayıp Passolig’in parasını 20 kere amorti edersin diye aklıma geliyor. Belli ki büyük kulüpler ya Passolig ücretinin bir engel teşkil etmediğini düşünüyor ya da ücretini karşılamak konusunda elini bağlayan nedenler var!

Belki de taraftarın tadı tuzu yok, maç izleyesi yok. Şike davası ile başlayan süreçte, ardarda gelen seyircisiz oynama cezaları ve nihayetinde bir de “Passolig al, fişlen” politikası ile yapılmak istenen pastanın üzerine tükürüp, “hadi şimdi yiyin lan” mı denmek istendi. Yoksa sicilimiz öyle bozuk ve suça o kadar meyili olan bir toplumuz ki fişlenmekten çok korkuyoruz. Yok, hacı yok. Bu bir politika. Devamı gelecek gibi duruyor. Oğlumuz, ne topçu olsun, ne de Popçu. Mümin olsun. Şakirt olsun!

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

bruno.monte@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

GALATASARAY ÇOK RAHAT

GALATASARAY ÇOK RAHAT Sarı-Kırmızılılar UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda kardeş ülke Azerbaycan’ın Neftci Bakü takımıyla deplasmanda karşılaştı. Karşılaşmaya Galatasaray...

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC Daha önceki yazılarımda Futbolda Pazarlama konusunu derinlemesine incelemiştim. Bu yazımda size bir başarı öyküsü Paris Saint Germain’den söz etmek isterim. İşin...

CESARETLİ OL VE KAZAN

CESARETLİ OL VE KAZAN Yeni sezonun ilk haftasında ve aynı zamanda ilk derbisinde Trabzon'a konuk olan Beşiktaş'ta kadrodaki eksiklere ve henüz gerçekleşmeyen transferlere, bir de...

NİHAYET YENİ ŞAMPİYON

Bu yıl 140. kez düzenlenen Amerika Açık Covid-19 pandemisi sebebiyle bir çok ilke sahip oldu. 143 yıllık Grand Slam'ler tarihinde ilk kez bir şampiyona...

AMERİKA AÇIK TEK KADINLAR ŞAMPİYONU NAOMI OSAKA

Japon raket Naomi Osaka, 2018'in ardından 2020'de de Amerika Açık kadınlarda şampiyonluğa ulaştı. Belaruslu rakibesi Victoria Azarenka'yı 1-6, 6-3 ve 6-3'lük setlerle 2-1 mağlup eden...

Benzer Konular