Atletizm sprint yarışları dendiğinde 21. yüzyıl için Usain Bolt neyse, 20. yüzyılın sonu için de Carl Lewis aynı şekildeydi.
Hatta sadece 100-200 değil, uzun atlamada da efsane performans gösterip, 4 Olimpiyat üst üste kazanmayı başarmıştı (1984-96).
Olimpiyatlarda toplamda 9 altın madalya kazanırken, sadece 1 kez ikinci oldu, o da 1988 Seul 200 metre finali..
Altın Madalya vatandaşı Joe DeLoach’a 19.74 ile giderken, Carl Lewis 19.79 ile gümüş madalyanın sahibi olmuştu ki bizim bugünkü odak noktamız da DeLoach...
Kısaca o tarihi günü hatırlayalım;
Atletizm tarihinde bazı zaferler vardır ki, büyük bir gölgenin altında kalır. 1988 Seul Olimpiyatları’nda 200 metre finali tam olarak böyle bir yarıştı.
O gün pistte favori isim sprint efsanesi Carl Lewis’ti ama DeLoach, müthiş bir son 100 metre koşarak takım arkadaşı Carl Lewis’i geçti ve Olimpiyat şampiyonu oldu.
Bu zafer, onun kariyerindeki en büyük ve en unutulmaz başarıydı. Joe DeLoach’un altın madalyası çoğu zaman Carl Lewis’in kariyeri içinde küçük bir detay gibi anlatılır ama o dönem için dünya çapında elit bir performanstı!.
Seul sonrası DeLoach’tan ise büyük bir dominasyon gelemedi. Sakatlıklar ve performans düşüşü nedeniyle zirvede uzun süre kalamadı. Ancak Olimpiyat altın madalyası onu atletizm tarihine kalıcı olarak yazdırdı.
