Tour de France’ın her yılı kendi hikayesini yazar. Ancak bazı edisyonlar vardır ki, sadece bir yarış olarak kalmaz; bisiklet tarihinin dönüm noktalarına dönüşür!.
Kimi zaman bir skandal, kimi zaman unutulmaz bir düello, kimi zaman da bir çağın kapanışıyla hafızalara kazınır.
Örneğin 1998 Tour de France, bisiklet dünyasının en karanlık sayfalarından biri olarak tarihe geçti. “Tour of Shame” yani Utanç Turu olarak anılan o yarışta, starttan hemen önce Festina takımının masörü Willy Voet’nin doping ürünleriyle yakalanması büyük bir krizin fitilini ateşledi.
Ya da 2003 Tour de France… Yarışın 100. yılında, Lance Armstrong ile Jan Ullrich arasındaki mücadele, bisiklet tarihinin en unutulmaz düellolarından birine sahne oldu.
2006 Tour de France ise başlamadan favorilerini kaybeden kaotik bir yarıştı. Puerto doping soruşturması nedeniyle Jan Ullrich ve Ivan Basso gibi büyük isimler yarış dışında kaldı. Yarışı kazanan Floyd Landis ise daha sonra doping ihlali nedeniyle unvanını kaybetti.
Ama bugün rotamızı 1991 Tour de France’a çeviriyoruz.
Çünkü bu yıl sadece bir kazananın belirlendiği bir yarış değildi. Bu, bisiklet tarihindeki güç dengelerinin değiştiği, eski bir şampiyonun tahtını kaybettiği ve yeni bir imparatorluğun doğduğu yıldı.
Yani bayrağın bir kıtadan diğerine geçtiği, Greg LeMond döneminin kapanıp Miguel Indurain çağının başladığı o tarihi an.
** 1991 Tour de France: Miguel Indurain’in Tahta Çıkışı
Bu yarışın en büyük hikayesi şuydu: Greg LeMond’un düşüşü, Miguel’in, yani Big Mig’in doğuşu…
1989 ve 1990 Tour de France şampiyonu olan Greg LeMond, 1991’e büyük favorilerden biri olarak başladı. Ancak bu Tour, maalesef onun kariyerindeki kırılma noktası oldu. Karşısında ise henüz Tour kazanamamış ama gücüyle herkesin dikkatini çeken İspanyol dev vardı: Miguel Indurain.
Asıl kırılma anı Pireneler’deki Val-Louron etabıydı. Indurain, Tourmalet inişinde saldırdı, ardından Claudio Chiappucci ile birleşerek farkı açtı. LeMond ise hem fiziksel sorunlar yaşadı hem de takip eden araçla yaşadığı temas sonrası ritmini kaybetti. Etap sonunda İspanyol pedal tarih yazarak sarı mayoyu aldı.
O gün aslında bisiklet tarihinde bir devir değişti: “LeMond dönemi bitiyor, Indurain dönemi başlıyordu.”
Indurain daha sonra 1991-1995 arasında üst üste 5 Tour de France zaferi kazanarak tarihin en büyük dominasyonlarından birini kurdu.
Bugün bile bu parkurda en çok kazananlar listesinde 5 kezle İspanyolun ismi var (iki Fransız efsane Anquetil-Hinault ve Yamyam ile birlikte).
Neden unutulmaz?
Son büyük LeMond–Avrupa rekabetlerinden biriydi.
1990’ların bisiklet anlayışını değiştirdi.
Zamana karşı gücü ve sakin yarış tarzıyla yeni bir şablon yarattı.
Bir şampiyonun devrilip başka bir efsanenin doğduğu Tour oldu.
L’Americain lakabıyla nam salmış ünlü bisikletçi, o seneyi 7. sırada bitirmiş. Sonraki sene 4. olabilmiş ve 1993’te de yarışı tamamlayamamıştı. 1994’te de zaten emekliliğini açıklayacaktı.
LeMond, 1991’de Indurain’e yenildiğinde aslında bisiklet dünyasında sadece bir şampiyon kaybetmedi; eski Amerikan yıldızının yerini, yeni nesil Avrupa taktiklerinin ve bilimsel antrenman döneminin temsilcisi aldı.
Yani 1991 TDF Greg LeMond için bir yenilgi değil; bisiklet tarihindeki bir çağın kapanış töreniydi. Sarı mayo el değiştirmişti ve artık Fransa yollarında başka bir devin zamanı, İspanyol efsanesi başlıyordu.”
