BİR ‘AZİZ’BAHÇE KLASİĞİ!

Okunması Gerekenler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

Serter İnceEn son söylenecek şeyi en başta yazayım, siz isterseniz yazının geri kalan kısmını okumayın.

Akhisar, takım olarak muazzam organize ve disiplinliydi. Özellikle orta saha oyuncuları sürekli hareket ederek, kendilerini boşa çıkartarak top istediler. Pas trafiğini hızlı ve etkili yaptılar.

ak1Yan pas yapmaktan başka bir oyun planı yok gibi görünen Fenerbahçe’nin, hem taktiksel hem de mental olarak kendisinden daha iyi durumdaki rakibine karşı bir şansının olmasını beklemek de hayalcilik olurdu zaten.

Akhisar, maça Bilal’in muhteşem şutu ile başladı. Mert bu pozisyonda iyi reaksiyon verdi.

10. dakikada Kenan’ın etkili şutu az farkla auta giderken Fenerbahçe hala yokları oynuyordu.

13. dakikada Kuyt’un müthiş pasında Gökhan sağ çaprazdan ceza sahasına girdi, ancak Oğuz Dağlaroğlu’nun iyi zamanlaması golü önledi. Bunun dışında çok da net bir pozisyonu olmadı Fenerbahçe’nin.

20. dakikada Merter ile başlayan atakta Bruno’nun yaptığı ortaya bomboş pozisyonda vuran Gekas, topu dışarı gönderdi

21. dakikada günün en iyi isimlerinden Bilal’in muhteşem uzun topunu Bruno Alves ıskalayınca Gekas topa usta işi bir vuruş yaparak golü buldu.

ak4Devre bu skorla bitti.

İlk yarıda ne yaptığını bilmeyen, uyurgezer vaziyette sahada yürüyen Fenerbahçe’nin, ikinci yarıda uyanacağını düşünenler yanıldı.

Gekas Paşa çok şık bir gol daha atarak maçı Fenerbahçe için bitirdi diyebiliriz.

Fenerbahçe o kadar kotuydu ki, Akhisar taraftarı “üç! üç!” diye tezahürata basladi ve dakikalar daha 52 iken “işte böyle, her sene böyle” diye vites bile yükseltti!

Akhisar hak ederek güzel bir galibiyet aldı neticede. Oynadıkları oyundan dolayı tebrik ederim.

Gelelim Fenerbahçe’ye…

Fenerbahçe’nin vasat bir hocası var. İsmail Kartal iyi bir insan, iyi bir abi, iyi bir yardımcı çalıştırıcı olabilir. Ama kendisi Fenerbahçe’nin teknik direktörlüğünü yapabilecek bilgi, birikim, tecrübe ve hatta yeteneğe sahip değil. Kısacası bu dolabın beygiri değil!

ak3Fenerbahçe’nin bir oyun karakteri de yok. Aykut Kocaman felsefesiyle Ersun Yanal mirasını harmanlamaya çalışırken ortaya bir Frankenstein çıkmış maalesef. Ne yaptığını geçtim, ne yapmaya çalıştığını bile anlamak çok zor bu takımın.  Arada bir kanatlardan oynamaya, tempoyu yükseltmeye çalışır gibi görünen, sonra bir anda yavaşlayıp yan pas yapmaya, “oyunu tutmaya” çalışan bir takım var karşımızda.

Fenerbahçe’nin oyuncu grubunda da sıkıntı var. Görevinden ayrılan hocasının arkasından viski içen oyuncu var. “idmanda çok çalışıyoruz, yoruluyoruz” diye başkana şikâyet edeni var. Sahada birbirine el kol hareketi yapan, bağıran çağıran, o zaten bolca. Fiziksel olarak ciddi manada düşüş yaşayan tosuncuklar var sahada. (bkz. Sow)

Ama her şeyden önemlisi,  her şeyi, herkesten iyi bildiğini zanneden bir başkanı var. Türkiye’nin en değerli CEO’larından birine görev bıraktıracak kadar profesyonel yöneticiliği bilen birisi Aziz Yıldırım. Nisan ayında şampiyon olan teknik direktörden daha mahir bir futbol taktisyeni. “Ne var? bilgisayar ben de kullanıyorum, bu işler bilgisayarla olmaz” diyecek kadar teknolojik bilgi birikimine de sahip. Mağazacılığı, finansı, pazarlamayı, muhasebeyi, topu, takımı, taktiği, tribünü, taraftarlığı herkesten daha iyi bilen ve yapan birisi.

ak53 Temmuz hatırına kendisine teveccüh gösteren kongrenin verdiği mesajı bile tamamen yanlış anlayıp Fenerbahçe’yi Azizbahçe olarak görme hakkına sahip olduğunu düşünen bir Türk büyüğü kendisi.

Neyse uzatmayalım, bu Fenerbahçe’den bu sene bir şey bekleyen bizler, daha çok bekleriz, bu net.

Bu kafa, bu bakış, bu karmaşa devam ettikçe yine bir sene kayıp gider ömrümüzden, üzüldüğümüzle kalırız.

Ama aslında bir ihtimal daha var. O da ölmek değil, merak etmeyin.

Evet, bildiniz siz onu.

Kulübün “sahibi”, olması gerektiği gibi bırakıp giderse, Fenerbahçe olması gerektiği gibi yeniden Fenerbahçelilere verilirse, bu kısır döngü kırılabilir. Kulübü daha ileriye taşıyacak insanlarla, Fenerbahçeliler ileriye umutla bakabilir yeniden.

O yüzden, daha da açıkça yazayım.

azizDüş kardeşim bu kulübün yakasından artık! Kendinden nefret ettirmeden, insanlar seni hala iyi hatırlayabilecekken, efendi gibi, adabıyla bırakıp git.

Bu kulübü gerçek sahiplerine geri ver artık.

Fenerbahçe seninle var olmadı, senden sonra da yok olmaz merak etme!!!

Sadece arkanı dön ve git lütfen.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

serter.ince@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikBULUN ŞU OROS….YU!!!
Sonraki İçerikÇİLE KARTALIM ÇİLE!

Son Haberler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay Kerimoğlu transfer olunca daha da...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı Jailson, Gustavo ve Ozan ile...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

Benzer Konular