https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

AYNI GARAJ, İKİ CEHENNEM: SENNA VE PROST’ÚN VAR OLUŞ SAVAŞI

Okunması Gerekenler

Formula 1 tarihinin en büyük, en derin ve en çok akılda kalan rekabeti tartışmasız Ayrton Senna ve Alain Prost arasındaki savaştır. Bu ikilinin 1980’lerin sonu ve 1990’ların başındaki mücadelesi, sadece bir spor müsabakası değil; iki zıt karakterin, iki mutlak dahinin ve aynı garajı paylaşan iki amansız rakibin psikolojik harbiydi.

Zıt Kutupların Savaşı: Prost, “Profesör” lakabıyla mühendislik harikası, hesaplı, temiz ve akılcı sürüşü temsil ederken; Senna mutlak hızın, mistisizmin, tavizsiz bir kazanma hırsının ve saf yeteneğin simgesiydi.

Aynı Takım, Cehennem Ortamı: 1988 ve 1989 yıllarında aynı araçla (McLaren) yarışırken aralarındaki gerilim padoğu ikiye böldü. Takım içindeki bu toksik rekabet; Suzuka’da birbirlerinin üzerine sürdükleri, şampiyonlukların kazalarla ve protestolarla belirlendiği unutulmaz finallere sahne oldu.

Aynı Garaj, Duvarla Ayrılan Dünya: 1988’de McLaren’da takım arkadaşı olduklarında aralarındaki soğuk savaş o kadar büyüktü ki, garajın ortasına görünmez bir duvar örülmüş gibiydi.

İkisi aynı pit alanını paylaşıyor ancak birbirlerinin verilerini görmemesi için mekanikerler ve mühendisler adeta köşe kapmaca oynuyordu. Hatta Ron Dennis, aralarındaki kavgaları yatıştırmak için bir araya geldikleri o meşhur toplantılarda bile ikisini ayrı odalarda tutmak zorunda kalıyordu.

“Onu Öldürmeye Çalıştı”: 1989 Suzuka Grand Prix’sinde yaşanan o ünlü şikana kazası, sadece bir şampiyonluk hamlesi değil, tarihin en net kişisel hesaplaşmasıydı. Yarış sonrası Alain Prost, Senna’nın aracı bilerek üzerine kırdığını ve bunu hayatına kast edecek bir bilinçle yaptığını savunmuştu.

Senna ise yıllar sonra bizzat itiraf edecekti: 1990’da aynı yerde (bu kez Prost Ferrari’de, kendisi McLaren’dayken) ilk virajda Prost’u kasten biçerek 1989’un intikamını almıştı.

Bozulan Centilmenlik Anlaşması: San Marino 1989… İkili, 1989 San Marino GP’sinden önce bir anlaşma yaptı: “İlk virajı kim önde dönerse, diyen diğeri onu yarış başında geçmeye çalışmayacak.”

Startta Senna liderdi, Prost arkasındaydı. Ancak Gerhard Berger’in kazası nedeniyle yarış yeniden başlatıldı. Bu kez Prost öne geçti, fakat Senna anlaşmayı çiğneyerek Prost’u sert bir atakla geçti.

Bu an, ikili arasındaki tüm insani ilişkilerin tamamen bittiği ve savaşın resmen başladığı andır!.

Prost’un Gizli Vetosu ve “No Senna” Maddesi: Alain Prost, 1993 yılında Williams’a imza atarken sözleşmesine tarihin en sıra dışı maddelerinden birini koydurdu: Takımın ikinci pilotu kesinlikle Ayrton Senna olmayacaktı.

Prost, Adrian Newey’nin tasarladığı o devasa dominant araca (FW15C) Senna’nın oturmasını bu sayede engelledi. Buna rağmen Senna o yıl Williams kokpiti için “Bana bedava verseler dahi o arabayı sürerim” diyerek Prost’a psikolojik baskı kurmaya devam etti.

Rekabeti Başlatan İroni: Prost, Senna’yı Takıma Kendi İsteğiyle Aldırdı… 1987 yılının sonunda McLaren patronu Ron Dennis, Alain Prost’a yeni takım arkadaşı olarak Nelson Piquet’yi mi yoksa Ayrton Senna’yı mı istediğini sordu.

Prost, takımı daha ileriye taşıyacağını düşünerek bizzat Senna’yı seçti. Bu karar, F1 tarihinin en ölümcül rekabetinin fitilini ateşledi ve Prost yıllar sonra bu seçimi için “Kendi kendime zarar verdiğimi o an anlamalıydım” diyecekti.

Balistik Füze Benzetmesi: İkilinin arasındaki rekabet o kadar fiziksel sınırları zorluyordu ki, Prost bir röportajında Senna için “Kazanmak için kendi hayatını bile hiçe sayabiliyor, çünkü benden farklı olarak Tanrı’nın kendisini koruduğuna inanıyor.

Bu da onu benimle yarışırken çok tehlikeli kılıyor” demişti. Senna ise Prost’u her zaman “sistemin adamı” ve FIA başkanı Jean-Marie Balestre’nin siyasi gücünü arkasına alan bir korkak olarak görüyordu.

Gözyaşları ve Barışma: 1993 sezonunun sonunda Prost Formula 1’den emekli olup Avustralya Grand Prix’sinde podyumun zirvesine çıktığında, tarihin en büyük buzları eridi. Yarış birincisi Senna, podyumda ezeli rakibini ve düşmanını yanına davet etti, onu podyumun en üst basamağına çekti ve sarıldı.

Senna o anları anlatırken “Onu özleyeceğimi hiç düşünmezdim ama F1’den ayrıldığından beri içimdeki o büyük motivasyon da kayboldu” diyecekti. Ne yazık ki bu barışmadan sadece aylar sonra, 1994 Imola’da Senna hayatını kaybetti; cenazesinde tabutunu omuzlayanlardan biri de Alain Prost’tu!.

Birbirlerinin Varoluş Sebepleri

Her ne kadar birbirlerinden nefret ediyor gibi görünseler de, ikisi de birbirinin sınırlarını zorlayan tek gücün rakibi olduğunu biliyordu. Adeta birbirlerinin varoluş sebepleriydiler. Prost 1993 sonunda emekli olduğunda, Senna’nın içindeki o vahşi yarışma arzusu da söndü.

Tıpkı padoğun modern birer Hacivat ve Karagöz’ü gibi, birbirlerini tüketerek büyüttükleri o pistlerde; gölge ile ışık ayrıldığında geriye zaferin değil, sadece büyük bir sessizlik kalıyordu!.

Son Haberler

SÜPER YILDIZLARIN ÇOCUKLARI NEDEN BABALARINI GEÇEMEZ ?

Alt liglerde veya standart kariyerlerde oğulların babalarını geçtiğine sıkça rastlarız. Ancak söz konusu bir süper yıldız mirası olduğunda, oğulun...

Benzer Konular