https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

MEŞENİN ARKASINA GİZLENEN TARİH: SOHN KEE-CHUNG VE 1936 BERLİN’İN EN HÜZÜNLÜ ALTINI

Okunması Gerekenler

Meşenin Arkasına Gizlenen Tarih: Sohn Kee-chung ve 1936 Berlin’in En Hüzünlü Altını

1936 Berlin Olimpiyatları dendiğinde tarihin hafızasına kazınan görüntüler bellidir: Adolf Hitler’in Aryan üstünlük teorilerini kibre büründüğü stadyum ve siyah Amerikan atlet Jesse Owens’ın rüzgar gibi eserek kazandığı dört altın madalya.

Berlin’deki bu ideolojik gövde gösterisinin perde arkasında ise, faşizmin ve sömürgenin çarkları arasında ezilen, ancak ruhunu asla teslim etmeyen bir adamın sessiz trajedisi saklıdır.

O adam, erkekler maratonunu olimpiyat rekoru kırarak kazanan Sohn Kee-chung’dan başkası değildi!

Zaferin Değil, Esaretin Podyumu

1936 yılında Kore, Japon İmparatorluğu’nun demir yumruğu altında, çetin bir sömürge dönemi yaşıyordu. Kore halkının kültürü, dili ve hatta isimleri ellerinden alınmıştı. Sohn Kee-chung da bu politikanın bir kurbanıydı.

Olimpiyatlarda kürsüye çıkabilmek için kendi adıyla değil, Japon yetkililerin ona dayattığı “Kitei Son” ismiyle, göğsünde Kore’nin değil Japonya’nın bayrağıyla yarışmak zorundaydı.

42 kilometre 195 metrelik zorlu parkuru 2 saat 29 dakika 19 saniyeyle ilk sırada tamamlayıp olimpiyat rekorunu kırdığında, normal şartlarda bir sporcunun hayatının en mutlu anını yaşaması beklenirdi. Ancak Sohn için bu zafer, ulusal kimliğinin ve boyun eğdirilmiş halkının acısının en yüksek sesle duyurulduğu an olacaktı —o anı sessizlikle mühürleyerek.

Meşe Fidesinin Altındaki İsyan

Madalya töreni başladığında stadyumu devasa hoparlörlerden yükselen Japon ulusal marşı (Kimigayo) doldurmuştu. Bayrak göndere çekilirken tüm dünya ellerini gururla kalbine götürürken veya selam dururken, Sohn Kee-chung başını önüne eğdi. Gözlerini yerden bir an olsun kaldırmadı.

O an, tören komitesinin birinciye hediye ettiği meşe fidesini aldı ve göğsündeki sömürgeci Japon bayrağını kapatacak şekilde stratejik olarak tuttu.

Fotoğraflara yansıyan o meşhur karede Sohn’un yüzünde en ufak bir gurur veya sevinç yoktu; aksine omuzlarına binen tarihsel bir yükün ezici ağırlığı okunuyordu. O küçük meşe fidesi, milyonlarca Korelinin bastırılmış çığlığının, sessiz bir bayrak savaşının simgesine dönüşmüştü.

Yıllar sonra o anı hatırlarken, “Yarışı kazandığıma değil, ülkesiz kalmış olmanın acısına ağlıyordum” diyecekti.

Seul’de Başlayan ve Yıllar Sonra Gelen Özgürlük

Sohn’un bu direnişi, Kore’deki basın ve halk tarafından derinden hissedildi. Kore’nin önde gelen gazetelerinden Dong-a Ilbo, Sohn Kee-chung’un podyumdaki başı önünde çekilmiş fotoğrafını yayımladı; ancak fotoğrafçılar Japon bayrağını ustalıkla rötuşlayarak ortadan kaldırmıştı.

Bu cesur hamlenin faturası ağır oldu: Japon sömürge yönetimi gazeteyi kapattı, yöneticilerini ve gazetecileri tutukladı. Sohn ise uzun süre gözetim altında tutuldu ve spor kariyerine büyük baskılar altında devam etmek zorunda kaldı.

Ancak tarih, hakikati ve direnişi asla unutmadı.

1988 Seoul Olimpiyatları düzenlendiğinde, dünyaya köklerini ve bağımsızlığını yeniden kanıtlayan Güney Kore, açılış töreninde meşaleyi taşıma onurunu artık yaşlı bir çınar olan Sohn Kee-chung’a verdi. Stadyuma girdiğinde o meşhur maratoncunun yüzünde bu kez başı öne eğik bir hüzün değil, yarım asır gecikmiş büyük bir gururun ışığı vardı.

Tarihin Unutulmaması Gereken Dersi

Sohn Kee-chung’un 1936’daki hikayesi, sporun hiçbir zaman sadece “spor” ibaret olmadığını gösteren en çarpıcı kanıtlardan biridir. Berlin’deki o meşe fidesi, Nazi propagandasının gölgesinde sömürgeciliğe karşı verilmiş en sessiz ama en gürültülü protesto olarak tarihe geçti.

Bugün maraton rekorları kırılır, madalyalar müzelerde sergilenir; ama bazı zaferler vardır ki, boyunlardaki altından ziyade, podyumda dökülmeyen gözyaşları ve tutulan meşe fideleriyle hatırlanır!.

Son Haberler

PARİS-BREST-PARİS (PBP): BİSİKLETİN ASIRLIK GİZLİ TAPINAĞI

Asfaltın Ötesinde Bir Ruh Testi: Paris-Brest-Paris (PBP) ve Bisikletin Gizli Tapınağı Bisiklet denince aklınıza ilk ne geliyor? Tour de France’ın...

Benzer Konular