https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

VALLECAS’TA İSYAN VAR: RAYO VALLECANO’DA KULÜP SAHİBİNE KARŞI MAHALLE DİRENİŞİ

Okunması Gerekenler

VALLECAS’TA İSYAN VAR: RAYO VALLECANO’DA KULÜP SAHİBİNE KARŞI MAHALLE DİRENİŞİ

İspanya futbolunun en eşsiz kalelerinden biri olan Vallecas’ta, 10 Ekim’deki Rayo Vallecano – Athletic Bilbao karşılaşması sıradan bir futbol maçından çok öteye geçti. LaLiga’da son derece nadir görülen bir sahneye tanıklık ettik: Rayo tribünlerinin şiddetli protestosu nedeniyle maç yarıda kaldı!.

Önce 12 dakika boyunca çıt çıkmadı, ardından sahaya binlerce kağıttlık uçak ve plastik misket yağdı. Kısa sürede bembeyaz kesilen zemin, hakeme maçı durdurmaktan başka seçenek bırakmadı.

**Peki bu büyük öfkenin kökeninde ne var?

Gelin kaseti biraz başa saralım.

Bir Futbol Takımından Fazlası: Mahallenin Kimliği

Madrid’in işçi sınıfı semti Vallecas, İspanya solunun en köklü kalelerinden biridir. Hamburg’da St. Pauli neyse, Madrid’de de Rayo Vallecano odur. Burası için futbol, sadece 90 dakikalık bir eğlence değil; mahallenin onuru, aidiyeti ve hayat tarzıdır.

Ancak kulübün başındaki isim Martin Presa, 2011’de borç içindeki kulübü devraldığından bu yana bu ruhla sürekli çatışma halinde. 15 yıldır süren bu kavganın özünde iki farklı vizyon çarpışıyor: Presa kulübü bir şirket gibi yönetip karlı yatırımlar (ve daha lüks, yeni bir stat) peşinde koşarken; mahalleli Rayo’nun köklerinden, Vallecas’tan koparılmasını istemiyor.

Gerilim zincirinin son halkası ise fiziki krizler oldu. Madrid Özerk Yönetimi’nin eksiklikler nedeniyle stadı mühürlemesi ve Rayo’nun sezonun ilk üç iç saha maçını başka bir semtte oynamak zorunda kalması (Leganes), bardağı taşıran son damla idi.

Kombine sahiplerinin mağduriyeti ve yönetimin vurdumduymazlığı, ekim ayındaki Athletic maçında (bu sezon ilk kez kendi evlerinde oynanan) patlamaya hazır bir bomba yarattı. Yani taraftarlar, haftalarca birikmiş öfkeyi o gün dışa vuracaktı ki vurdular da!.

Presa ve Vallecas’ın Kırmızı Çizgileri

Kavganın geçmişine bakıldığında Presa’nın hatası sadece stat krizleriyle sınırlı değil:

** Ekonomik ve Sosyal Çatlaklar: Göreve geldiği ilk günlerde maaşları ödememesi ve kombinelere aşırı zam yapması ilk tepkileri doğurmuştu.

** Kadın Futbolunun İhmal Edilmesi: Bir dönem LaLiga’yı üst üste üç kez kazanan efsanevi kadın takımı, Presa döneminde kaderine terk edildi.

** Siyasi Kaymalar: Presa’nın aşırı sağcı Vox partisinin liderini locada ağırlaması, anti-faşist kimliğiyle tanınan Vallecas için net bir kırmızı çizginin aşılmasıydı. Bukaneros taraftar grubunun “dezenfekte” eylemleri semtin duruşunu özetliyordu.

Presa, 2021 yılında Albacete ile oynanan maçta Vox’un genel başkanı Santiago Abascal’i stadın locasında ağırlayınca şimşekleri (Rayo, İspanyolca şimşek demek) üzerine çekti. Karşılaşmanın ardından Bukaneros üyeleri sarı temizlik tulumları giyerek, stadyuma bulaşan faşizmi sembolik olarak dezenfekte ettiler!.

Hatta 2017 yılında Ukraynalı futbolcu Roman Zozulia’nın transferi de eklenmeli… Bukaneros, oyuncuyu Nazizm ve Ukrayna’daki aşırı sağcı paramiliter gruplara destek vermekle ilişkilendirerek protesto etti ve bu protestolar o kadar sert devam etti ki kulüp oyuncunun sözleşmesini feshetmek zorunda kaldı.

Artık Sadece “Marjinallerin” Değil, Tüm Mahallenin İsyanı

Presa’nın yıllardır yaptığı en büyük stratejik hata, bu muhalefeti sadece radikal taraftar grubu Bukaneros ile sınırlı sanmasıydı. Onları ötekileştirerek kulüp içindeki otoritesini koruyabileceğini sandı.

Ancak Athletic maçında sahaya atılan o uçaklar tek bir grubun eseri değildi. Yaşlısından genciyle tüm tribünler, tüm mahalle tek ses olmuştu. Geçtiğimiz haftalarda Bukaneros cezalı olmasına rağmen “münferit” taraftarların açtığı “Sorun tribün değil, mahalle!” pankartı da bu kolektif direnişin en net kanıtıydı.

Zaten Martin Presa, 2011 yılında Rayo Vallecano kulübünün çoğunluk hisselerini Ruiz Mateos ailesinden devraldı, ama Rayo ahalisi için o hep “içimizden olmayan biri” idi.

Şimdi Ne Olacak?

LaLiga yönetimi Athletic maçının kaldığı yerden oynanacağını duyururken, son haftalarda yönetimin bazı taraftar taleplerini kabul etmesi suları biraz olsun durulmuş gibi gösterdi. Ancak stadyumun geleceği ve Martin Presa’nın vizyonu hakkındaki belirsizlikler masada duruyor.

Vallecas halkı bir kez daha gösterdi: Rayo, bir şirket varlığı değil; mahallenin ve emeğin kutsal emanetidir. Ve o arma, yalnız bırakılmayacak kadar kıymetlidir!.

Buradan da bir kez daha gördük ki, parayla satın alıp bir kulübün sahibini olabilirsiniz ama taraftarın ve camianın asla!.

Son Haberler

PUCK’IN NABZI OKYANUSUN ÖTESİNDE: NHL’İN GÖLGESİNDE KALAN AVRUPA HOKEYİ

Buz hokeyi denildiğinde elbette bu sporun anavatanı Kanada ve ardından ABD akla geliyor; dünyanın en büyük ligi olan NHL...

Benzer Konular