CLAPHAM ROVERS’IN TOZLU VE UNUTULMUŞ DESTANI
Bugün Premier Lig stadyumlarının ışıltılı çimlerinde top koşturan milyoner yıldızları, milyonlarca sterlinlik yayın ihalelerini ve saniyesinde tüm dünyaya yayılan naklen yayınları izlerken, futbolun modern bir endüstriden ibaret olduğunu düşünmek oldukça kolaydır. Oysa bu oyunun köklerine indiğimizde karşımıza çamurlu parklar, aristokrat centilmenler, kuralların henüz yeni yazıldığı vahşi bir doğaçlama dönemi ve adeta zaman makinesinden çıkmış gibi duran efsaneler çıkar!.
İşte o efsanelerin en tepe noktasında, Batı Londra’nın Wandsworth sokaklarında doğan ama bugün adını yalnızca tozlu arşivlerde bulabileceğiniz bir dev var: Clapham Rovers.
Bir Ayak Futbolda, Bir Ayak Ragbide: Hibrit Bir Dönemin Çcocukları
1869 yılı… Futbol henüz bugün bildiğimiz katı ve evrensel kurallara bağlanmamıştı. Futbol Federasyonu (FA) yeni yeni kuruluyor, oyunun kuralları üzerinde sert tartışmalar yürütülüyordu.
Tam da bu geçiş döneminde kurulan Clapham Rovers, sadece bir futbol kulübü değil, dönemin spor kültürünün en tuhaf ve büyüleyici hibrit laboratuvarıydı!.
** İki Dünyanın Takımı: O dönemin pek çok kulübü gibi Clapham Rovers da sadece futbol oynamıyordu; aynı zamanda ragbi kurallarını da benimsemiş hibrit bir kulüptü.
Oyuncular aynı hafta içinde hem ayakla topa vuruyor hem de ellerine alıp ragbi taktikleriyle rakip kaleye yükleniyorlardı.
** Centilmenlerin Kulübü: Takımın kadrosu genellikle Oxford veya Cambridge mezunu, dönemin üst ve orta-üst sınıf aristokrat gençlerinden oluşuyordu.
Onlar için futbol, endüstriyel bir meslek değil; yalnızca “oyunun zarafeti ve centilmenlik ruhu” için yapılan bir aristokrat eğlencesiydi.
1880: Wandsworth’ten, Wembley’den Önceki Zirveye
Clapham Rovers’ı futbol tarihinin altın sayfalarına kazıyan an, 1880 yılının baharında gerçekleşti. O dönem İngiltere’nin ve dünyanın en büyük futbol organizasyonu, henüz yeni doğmuş olan FA Cup’tı.
** Tarihi Final: Kennington Oval’de oynanan 1880 FA Cup Finali’nde Clapham Rovers, akademinin dev ismi Oxford University ile karşı karşıya geldi.
** Zafer: Çetin geçen mücadelede rakibini 1-0 mağlup etmeyi başaran Batı Londra ekibi, İngiltere’nin en büyük kupasını müzesine götürdü. Bu zafer, amatör ruhla oynanan erken dönem İngiliz futbolunda küçük bir mahalle kulübünün, elit üniversite takımlarına meydan okuyup zirveye tırmanabileceğinin en büyük kanıtıydı.
Bir Devrin Sonu ve Tarihten Siliniş
Her ne kadar Clapham Rovers 1880’de zirveye çıkmış olsa da, futbolun hızı onları arkasında bırakıyordu. 1880’lerin ortalarından itibaren futbol tamamen profesyonelleşmeye başladı. Kulüpler oyunculara maaş ödemeye, taraftarlar gişelere akın etmeye ve oyun artık bir “işçi sınıfı kültürü”ne dönüşmeye başladı.
** Amatör Direnişin Sonu: Sadece saf amatör ruhla yola devam etmek isteyen, profesyonelliği reddeden Clapham Rovers, bu ekonomik ve yapısal değişime ayak uyduramadı. Rekabet gücünü yitiren kulüp alt liglere geriledi.
** I. Dünya Savaşı ve Sessizlik: 1914 yılında I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte İngiliz futbolu ve toplumsal hayat altüst oldu.
Birçok amatör kulüp gibi Clapham Rovers da bu büyük fırtınaya dayanamadı; oyuncuların cepheye gitmesiyle birlikte faaliyetleri durdu. Savaş sonrasında bir daha asla eski günlerine dönemediler ve 1911-1920 yılları arasında tamamen tarihten silinip gittiler.
Bir Ruhun Külleri
Bugün Wandsworth sokaklarında yürürken Clapham Rovers’a ait tek bir iz bulamazsınız. Ne bir stadyum kalıntısı ne de kulüp binası… Onlar, futbolun henüz parayla tanışmadığı, çamurlu tarlalarda sadece sevinç için koşan o saf çocukluğun en parlak hatırası olarak kaldılar.
