https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

KİMSENİN KAZANMAK İSTEMEDİĞİ TARİHİ YARIŞ: MONACO GP 1982

Okunması Gerekenler

Sporda temel hedef her zaman bellidir: zirveye tırmanmak, en iyi dereceleri elde etmek ve kürsünün en yüksek basamağına çıkmak.

\Ancak öyle anlar ve yarışlar vardır ki; bu kuralı tamamen tersine çevirip tarihe “kimsenin kazanmak istemediği” ya da “kazananın bile kazandığını bilmediği” akıl almaz absürtlüklerle kazınırlar. Tıpkı o efsanevi 1982 Monaco Grand Prix’si gibi!

Patrese yarışı bitirip podyum alanına geldiğinde kazandığını bilmiyordu; çünkü son tura girerken spin atmış ve liderliği kaybettiğini sanmıştı. Ancak arkasından gelen herkes tek tek yolda kalınca (Prost kaza yaptı, De Cesaris’in yakıtı bitti, Daly’nin şanzımanı kırıldı, Pironi’nin ateşi kesildi), arkadan yarısı tamamlayabilen tek isim olarak birinci olduğu kendisine podyumda söylendi.

Yarış spikeri Murray Walker bile yayın sırasında “Kimin kazandığını bilmiyoruz!” diye bağırmıştı. Dünya spor tarihinde buna benzeyen, zaferin adeta bir “sıcak patates” gibi elden ele gezdiği veya kimsenin kazanmak istemiyor gibi göründüğü en meşhur örneklerden biridir 23 Mayıs tarihi…

Yarışın son 3 turunda yaşananlar, kimsenin kazanmak istemediği bir komedi filmini andırır. Gelin o unutulmaz zincirleme kaosu adım adım inceleyelim:

Rene Arnoux 15. Turda Diskalifiye

Cumartesi günü sıralama turlarında ilk sırayı Rene Arnoux, startta da hata yapmayarak ilk sırayı korumuş ve on beşinci tura kadar yarışı lider götürmüştür.

Ama 15. tur virajında arabasına spin attırmış ve motorunun stop etmesi üzerine yarış dışı kalmıştır. Yarış liderliğine de Alain Prost’a geçmiştir.

Lider Alain Prost Kaza Yapar (Bitime 3 tur kala)

Renault’nun direksiyonundaki Alain Prost, yarışta rakiplerine fark atarak rahat bir şekilde lider götürüyordu.

Ancak yarışın bitmesine sadece 3 tur kala yağmurun da etkisiyle pistte direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarptı (tünel sonrasındaki meşhur şikanı geçtikten sonra arabasının kontrolünü kaybederek) ve yarış dışı kaldı. Herkes şokta, liderlik boş kaldı.

Liderliği Alan Riccardo Patrese’nin Aracı Stop Eder (Bitime 2 tur kala)

Prost’un kazasından sonra liderlik Brabham pilotu Riccardo Patrese’ye geçti. Ancak Patrese liderliği aldıktan sadece saniyeler sonra, Monaco’nun ünlü Loews virajında (bugünkü adıyla Fairmont Hairpin) spin atarak aracını durdurdu ve motoru stop etti (75. tur)

Patrese direksiyonda çaresizce kalırken, arkadan gelenler sırayla liderliği devraldı. (Hatta Patrese daha sonra yarış hakemlerinin yardımıyla yokuş aşağı aracı tekrar çalıştırıp yarışa dönecektir).

Bu Kez Didier Pironi’nin Yakıtı Biter (Son Tur)

Patrese’nin yolda kalmasıyla Ferrari’den Didier Pironi liderliğe yükseldi. Pironi son tura girdi ve “Tamam, yarışı kazandı” denirken, pite doğru gelen tünel çıkışında aracı aniden yavaşladı. Pironi’nin yakıtı bitmişti ve aracı tünel çıkışında durur.

Arkadan Gelenin de Benzini Biter: Andrea de Cesaris!

Pironi yolda kalınca, arkadan gelen Alfa Romeo pilotu Andrea de Cesaris liderliği almak için geldi. Ancak o da ne? De Cesaris’in de benzini bitmer ve onun da aracı son metrelerde sokak ortasında kalır!

Ve Zafer: “Kazanamayan” Adamın Kucağına Düşen Kupa

Ön plandaki herkes sırayla kaza yaptığı, spin attığı veya benzinini bitirdiği için, yarışın bitiş çizgisini aslında o an pistte en geride kalmış olan ama yarışı bırakmayan Riccardo Patrese en önde geçer.

Patrese, spin atıp aracı stop ettikten sonra pist görevlilerinin itmesiyle motoru tekrar çalıştırmış, önündeki herkesin mikado gibi sırayla iflas etmesi sayesinde hayatının ilk Formula 1 zaferini kazanmıştı.

Yarış bittikten sonra podyum manzarası da bir o kadar komiktir ki; birinci olan Riccardo Patrese, kazandığını ancak podyuma çağrıldığında anlar!. İkinci olan Didier Pironi (aracı iterek ya da yolda kalarak çizgiye ulaşanlar arasındaydı) ve üçüncü olan Eddie Cheever şaşkınlık içinde kupalarını almışlardı diye ekleyelim.

Gilles Villeneuve’ün elim kaza ve acısının hala hissedildiği, tüm gözlerin Ferrari’de olduğu 1982 Monaco Grand Prix’si, o büyük trajedinin gölgesinde bu kez acı bir olayla değil, tarihe “kimsenin kazanmak istemediği yarış” (the race that no one wanted to win) olarak geçerek absürt bir mizahla kazılmıştı!.

** Tarih o efsanevi 23 Mayıs’ın üzerinden tam 40 yılı geride bıraktı; fakat o gün yaşananlar, F1 kolektif hafızasındaki yerini aklın sınırlarını zorlayan bir anı olarak korumaya devam ediyor.

Son Haberler

BÜYÜK TURLARIN SIRRI: TAKIM OTOBÜSÜ MÜ EN GÜÇLÜ BACAKLAR MI?

Büyük Turlarda (Tour de France, Giro d'Italia, Vuelta a España) bisiklet bireysel bir spor gibi görünse de aslında en...

Benzer Konular