https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

HALTER SALONUNDAN ŞAMPİYONLAR LİGİNE: LASK’IN BİLİNMEYEN, SIRA DIŞI TARİHİ

Okunması Gerekenler

Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi rakipleri belli oldu; ancak biz ezber aşılanmış takım analizlerinin ötesine geçerek, bu eşleşmelerin köklerine uzanan tarihsel bir yolculuğa çıkıyoruz. İlk durağımız, kadroların ve taktik tahtalarının arkasında saklı hikayeleriyle muhtemelen aralarındaki en az bilinen figür olan LASK!

Avusturya futbolunun köklü çınarlarından LASK (Linzer Athletik-Sportklub), Viyana merkezli kulüplerin egemenliğine başkaldıran tarihi ve yaşadığı sıra dışı olaylarla bilinenden çok daha fazlasını barındırır.

Aslında Bir Futbol Kulübü Olarak Başlamadı

LASK, 1899 yılında Albert Siems tarafından “Siegfried” Linzer-Athletik-Sportklub adıyla kuruldu. Kurulduğu ilk yıllarda futbolla hiçbir ilgisi yoktu; tamamen halter, ağırlık kaldırma ve jimnastik üzerine odaklanmış bir güç sporu kulübüydü.

Futbol şubesi ve bugünkü isme geçiş süreci ancak yıllar sonra şekillendi. Yani LASK’ın genlerinde, modern futbolun zarif pas oyunlarından ziyade demir ağırlıkların altına giren sporcuların o ham direnci yatar.

Viyana Hegemonyasını Kıran İlk Kulüp

Avusturya futbolunda uzun yıllar boyunca başkent Viyana takımları (Rapid Wien, Austria Wien vb.) mutlak bir üstünlüğe sahipti.

Avusturya futbol tarihi, uzun yıllar boyunca başkent Viyana kulüplerinin (Rapid Wien, Austria Wien gibi) mutlak diktatörlüğü altında yazıldı. Başkent dışından bir takımın şampiyon olması neredeyse imkansız görülüyordu.

İşte bu ezber, 1965 yılında LASK tarafından bozuldu. Kulüp, hem lig şampiyonluğunu hem de Avusturya Kupası’nı aynı sezonda müzesine götürerek Viyana hegemonyasını kıran ilk taşra kulübü olarak tarihe geçti.

Başkentin kibirli devlerine meydan okuyan bu başarı, Linz şehrinde bugüne kadar süren futbol tutkusunun fişeği oldu!.

Nazi Dönemi ve 21-0’lık Tarihi Kabus

Avusturya’nın Nazi Almanyası tarafından ilhak edilmesinden (Anschluss) sonra LASK, 1940-41 sezonunda o dönemki adıyla Gauliga Ostmark yani ulusal en üst ligde yer aldı.

Ancak futbolcularının büyük kısmının askere çağrılması nedeniyle kadro kurmakta çok zorlandılar. Puan alamadan sonuncu oldukları o sezonda, Austria Wien karşısında aldıkları 21-0’lık mağlubiyet, kulüp tarihinin en ağır ve acı rekoru olarak kayıtlarda yer aldı.

Efsanevi Başkanın Tasarruf Çılgınlığı: Ampuller ve Tuvaletler

Futbol kulüplerinin tarihindeki mali krizler genellikle sessiz sedasız devirlerle çözülür; ancak 1960’lardaki LASK yönetimi durumu bambaşka bir boyuta taşımıştı. Kulübün başına gelen dönemin efsanevi başkanı Otto Jungbauer, mali sıkıntılar tavan yaptığında eşine pek rastlanmayan tasarruf tedbirleri uygulamaya koydu.

Tesislerdeki elektrik faturasını minimuma indirmek için koridorlardaki ampulleri söktüren, hatta kulüp binasındaki bazı tuvaletlerin kapattırılıp sökülmesini emreden Jungbauer, bu radikal (ve bir o kadar absürt) hamleleriyle gazete manşetlerine çıkmıştı.

O dönem sökülen ampuller, kulübün hayatta kalma mücadelesinin ne denli ilkel şartlarda verildiğinin simgesiydi!.

Banka İflası ve Firar Eden Başkan Skandalı

1990’ların ortalarında kulübün başına geçen ünlü banker Wolfgang Reiger, başlangıçta büyük yatırımlar yapıp kadroyu güçlendirse de, 1998 yılında sahibi olduğu Reiger Bank’ın iflas etmesiyle büyük bir skandala imza attı.

Bankanın batışının ardından Reiger, borçlar ve yasal baskılar nedeniyle Fransa’ya kaçtı ve LASK bir kez daha büyük bir ekonomik çıkmaza sürklendi.

Şehir Rekabeti ve Tartışmalı Birleşme (1997)

1997 yılında LASK, ezeli efsane şehir rakibi FC Linz ile tartışmalı bir şekilde birleştirildi. Kulübün adı ve renkleri LASK olarak kalsa da, FC Linz taraftarları bu duruma büyük bir öfke kustu.

Bu birleşmeyi kabullenmeyen taraftarlar, hemen ardından kendi kulüpleri FC Blau-Weiss Linz’i kurdu. Bugün bile Linz şehrinde bu iki kulüp arasında sert bir kökler ve aidiyet mücadelesi vardır.

Lisans İptaliyle 3. Lige Düşüşten Küresel Sahneye

2012 yılında mali sorunlar ve lisans alamama krizi nedeniyle LASK, Avusturya’nın amatör statüdeki bölgesel üçüncü ligine kadar düşürüldü. Taraftarların oluşturduğu “Freunde des LASK” (LASK Dostları) hareketi kulübü satın alıp kurtardı.

Kulüp, küllerinden doğarak sadece birkaç yıl içinde Bundesliga’ya döndü.

** Halter salonundan doğan o inatçı ruh, bir kez daha Avrupa’nın yeşil sahalarına geri dönmüştü ve Fenerbahçe’nin karşısına çıkacak olan bu renkler, sadece Avusturya’nın yukarısındaki endüstriyel bir futbol takımı değil; ampulleri sökülen karanlık odalardan, iflas edip kaçan başkanlardan, 21 gollü kabuslardan ve amatör kümelerden tırnaklarıyla kazıyarak bugüne gelmiş bir hayatta kalma hikayesidir!.

Şampiyonlar Ligine Nasıl Kaldılar?

LASK, 2025-26 sezonunda Avusturya Bundesliga’da şampiyonluğa ulaşarak doğrudan veya elemeler yoluyla UEFA Şampiyonlar Ligi biletini cebine koydu. Ardından Şampiyonlar Ligi Play-Off turunda İskoç devi Celtic karşısında ilk maçta deplasmanda 3-0 mağlup olmasına rağmen, rövanşta Linz’de uzatmalar sonucunda tarihi bir 5-1’lik galibiyet alarak (toplamda 5-4) turnuvanın lig aşamasına adını yazdırdı.

Bu geri dönüş, Avusturya futbol basınında “Linz Mucizesi” (Miracle of Linz) olarak adlandırıldı.

Renkleri Siyah-Beyaz (Die Schwarz-Weißen) Lakapları Die Schwarz-Weißen (Siyah-Beyazlılar)

LASK’ın en bilinen ve aktif taraftar grubu Landstrassler’dir (Landstraßler). Kulübün 2012 yılında amatör kümelere düşürüldüğü ekonomik kriz döneminde kulübü satın alarak kapanmaktan kurtaran “Freunde des LASK” (LASK Dostları) hareketi de yine bu taraftar kültürünün ve tribünlerin eseridir.

Maçlarını iç sahada 19.000 kişilik modern Raiffeisen Arena’da oynarlar ve Avusturya futbolunun en ateşli, baskılı deplasman atmosferlerinden birini yaratırlar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

TIM KRABBE: THE RIDER (DE RENNER)

Tim Krabbé’nin The Rider (De Renner) kitabını özel kılan şey, yazarlık ile sporculuğun o nadir kesişimi. Krabbé bu romanı...

Benzer Konular