https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

FABINHO: LIVERPOOL’UN ALTIN NESLİNİN GÖLGEDEKİ MİMARI

Okunması Gerekenler

Herkes gol atanı, asist yapanı ve büyük kurtarış yapanı hatırlıyor. Oysa şampiyon takımın dengesini sağlayan adam çoğu zaman daha az konuşulur. Benzer bir analizi, 2020-21 sezonunda Şampiyonlar Ligini kazanan Chelsea’nin yıldız orta saha oyuncusu Jorginho içinde yazmıştık.

Jorginho için “Avrupa’nın en iyi oyuncusu seçildi ama Chelsea’de Kanté ve diğer yıldızların gölgesinde kaldı” paradoksu neyse, Fabinho için de “Liverpool’un yıldızlarla dolu hücumunun arkasındaki denge noktası” hikayesi de tam olarak aynı!.

Liverpool 2018-19: Hemen herkes o efsane The Reds senesini hatırlar, ama ilk akıllara başta Klopp; sonrasında da Salah, Mané, Firmino, Van Dijk ve Alisson beşlisi gelir. Hatta iki muhteşem bek Trent Alexander-Arnold ve Andrew Robertson’ın hücum katkıları…

Oysa Klopp’un Liverpool’unda orta sahadaki dengeyi sağlayan, savunmanın önünü koruyan ve topu ileri taşıyan temel oyunculardan biriydi. Liverpool’un kendi teknik ekibi bile onu takımın “deniz feneri” gibi, tehlikeli alanı kontrol eden oyuncu olarak tanımlamıştı.

Liverpool, 2018-19 sezonuna büyük bir hayal kırıklığının ardından başlamıştı aslında…

Bir yıl önce Şampiyonlar Ligi finalinde Real Madrid’e kaybeden Jürgen Klopp’un takımı, bu kez sadece finale çıkmak istemiyor, beklenen kupayı Anfield’a getirmek hayalindeydi.

Bunun için kadroya önemli takviyeler yapıldı.

Kaleye Alisson Becker geldi. Savunmaya Virgil van Dijk’in liderliği eklendi.

Hücum hattında Mohamed Salah, Sadio Mané ve Roberto Firmino zaten Avrupa’nın en korkutucu üçlülerinden birini oluşturuyordu.

Ve orta sahaya, Monaco’dan transfer edilen Brezilyalı bir oyuncu geldi: Fabinho.

Ancak onun Liverpool hikayesi diğer yıldızlar gibi başlamadı. Çünkü Fabinho, geldiği ilk gün takımın vazgeçilmezi değildi. Tam tersine, uzun süre beklemek zorunda kaldı.

İlk başta formayı bulamadı

Fabinho, Mayıs 2018’de Liverpool’a transfer olduğunda beklenti oldukça yüksekti. Monaco’da hem orta saha hem de gerektiğinde savunmada oynayabilen, fizik gücü ve oyun zekâsıyla öne çıkan çok yönlü bir futbolcuydu.

Fakat Premier League’e geçişi kolay olmadı. Liverpool formasıyla ilk aylarında düzenli olarak ilk 11’e giremedi. Eylül 2018’de Chelsea karşısındaki Lig Kupası maçına kadar yalnızca bir kez oyuna sonradan dahil olmuştu.

Fabinho bekledi. Çalıştı. Ve fırsat geldiğinde hazırdı. Sonra orta sahanın kilidi oldu. 2018’in sonlarına doğru Fabinho’nun rolü giderek büyümeye başladı ki savunma anlamında Liverpool orta sahasına başka bir boyut getirdi.

Top rakipteyken alan kapatıyor, ikili mücadelelere giriyor, savunma hattının önündeki boşlukları kontrol ediyor; top Liverpool’a geçtiğinde ise sakinliği ve pas kalitesiyle oyunun yeniden kurulmasına yardımcı oluyordu.

Klopp’un gözünde onu farklılaştıran şey sadece fiziksel özellikleri değil: Oyun zekasıydı.

Mart 2019’a gelindiğinde ise artık başka bir Fabinho vardı.

Klopp, onu tek başına takımın en gerisindeki orta saha oyuncusu olarak kullanmaya başlamıştı. Fabinho artık bu pozisyonda kendisini daha doğal hissediyordu ve Liverpool’un sisteminde ekstra bir orta saha oyuncusuna ihtiyaç duymadan görev yapabiliyordu.

Başlangıçta adaptasyon problemi yaşayan futbolcu, sezonun en kritik bölümüne gelindiğinde takımın savunma sigortasına dönüşmüştü.

O, Liverpool’un yıldızı olmaktan çok yıldızların özgürce oynayabilmesini sağlayan oyuncuydu.

Alexander-Arnold ve Robertson ileri çıktığında arkalarını kollayan, Orta saha oyuncuları hücuma destek verdiğinde savunmanın önünü kapatan oydu!.

Liverpool topu kaybettiğinde rakibin geçişini ilk karşılayan oyunculardan biriydi. Ve top yeniden kazanıldığında, oyunu sakinleştirip takımın yeniden şekillenmesine yardımcı oluyordu.

Başka bir ifadeyle: Fabinho, Liverpool’un dengesiydi.

Sayılar da hikayeyi anlatıyor.
Fabinho’nun 2018-19 Şampiyonlar Ligi performansına yalnızca gözle bakmak bile onun savunmadaki etkisini gösteriyordu.

UEFA’nın turnuva istatistiklerinde 26 müdahaleyle Fabinho, Şampiyonlar Ligi’nde en fazla tackle yapan üçüncü oyuncuydu. Liverpool ise turnuvanın en fazla top kazanan takımıydı.

Bu, Fabinho’nun Liverpool için ne ifade ettiğini anlamak açısından önemli. Çünkü onun işi gol atmaktan çok, rakibin gol atmasını zorlaştırmaktı.

Manşetlere çıkmaktan çok, takım arkadaşlarının manşetlere çıkmasını sağlamaktı!.

Madrid: Görev tamamlandı
1 Haziran 2019.

Madrid. Liverpool ile Tottenham, Şampiyonlar Ligi kupası için karşı karşıya geldi.

Salah’ın erken penaltı golüyle Liverpool öne geçti. Ardından Tottenham topa daha fazla sahip oldu, Liverpool ise savunma disiplinini korudu.

Fabinho yine merkezdeydi ve finalde 90 dakika sahadaydı.

Ve Liverpool’un Avrupa’nın zirvesine çıktığı o gecede, sezonun başında forma bulmakta zorlanan Brezilyalı futbolcu artık takımın orta saha kalkanı haline gelmişti.

Gölgedeki oyuncu değil, gölgeyi oluşturan oyuncu

Belki de Fabinho’nun hikayesini “gölgede kaldı” diye anlatmak tam olarak doğru değil. Çünkü Fabinho aslında Liverpool’un gölgesiydi.

Van Dijk öne çıktı. Salah gol attı. Mané skor üretti. Firmino bağlantıyı kurdu. Alisson kurtardı. Alexander-Arnold ve Robertson hücuma katıldı.

Ama bütün bu özgürlüğün arkasında, rakip hücumların önüne set çeken bir oyuncu vardı.

O yüzden Fabinho’nun 2018-19 sezonunu anlatırken belki de en doğru cümle şu: Liverpool’un yıldızları sahneyi aydınlatıyordu; Fabinho ise o sahnenin ayakta kalmasını sağlıyordu.

Liverpool’un 2018-19 sezonu 97 Premier League puanıyla tamamlandı; Manchester City’nin yalnızca bir puan gerisinde kalındı. Ancak Avrupa’da hikaye farklı bitti ve Liverpool altıncı Avrupa Kupası’nı kaldırdı. Fabinho da ilk sezonunda 41 maça çıkarak bu tarihi takımın önemli parçalarından biri oldu.

Ve belki de yıllar sonra Liverpool’un o efsane takımını hatırladığımızda Fabinho için söylenebilecek en güzel söz şu: O, yıldızların gölgesinde kalan adam değildi. Yıldızların parlayabilmesi için gölgeyi yaratan adamdı.

Son Haberler

TIM KRABBE: THE RIDER (DE RENNER)

Tim Krabbé’nin The Rider (De Renner) kitabını özel kılan şey, yazarlık ile sporculuğun o nadir kesişimi. Krabbé bu romanı...

Benzer Konular