Bugün, Amerika’nın dört büyük sporu — NFL, NBA, MLB ve NHL — ile birlikte futbolu, yani Amerikalıların deyimiyle “soccer”ı da hesaba kattığımızda, hiçbir şehirde aynı spordan ikiden fazla takım bulunmuyor.
Bunun kanunen yasak olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak böyle bir kural yok. Mesele daha çok tamamen pazar, reklam ve gelir meselesi. Ligler, aynı şehirdeki pastanın fazla bölünmesini istemiyor; çünkü takım sayısı arttıkça taraftar, yayın geliri, sponsorluk ve reklam pastası da bölünüyor. Bu yüzden ligler, mevcut takımların pazar değerini koruyacak şekilde hareket ediyor.
Ama işin ilginç tarafı şu: Bu tablo her zaman böyle değildi. Geçmişte, aynı şehirde aynı spordan üç takımın mücadele ettiği dönemler yaşandı.
Yani bugün neredeyse imkansız görünen bu durum, Amerikan spor tarihinde aslında hiç de yabancı değil!.
MLB — En net örnek: New York
Bugün kulağa oldukça sıra dışı geliyor ama bir zamanlar New York’ta aynı anda üç MLB takımı bulunuyordu.
** 1903–1957 arası
New York Yankees — Bronx
New York Giants — Manhattan
Brooklyn Dodgers — Brooklyn
Yani dünyanın en büyük şehirlerinden biri, aynı dönemde üç ayrı beyzbol takımının pazarını paylaşabiliyordu. Bu düzen, Giants ve Dodgers’ın 1957 sezonunun ardından New York’tan ayrılıp sırasıyla San Francisco ve Los Angeles’a taşınmasıyla sona erdi.
Bugün ise aynı şehirde aynı büyük ligden üç takım görmek neredeyse düşünülemez.
New York’un 3 Büyüğü
Üç takım sadece pazarı paylaşmıyor, üçü de şampiyonluk için yarışıyordu!.
New York Yankees: Açık ara en başarılısı. 1903–1957 arasında 15 World Series kazandılar. Babe Ruth, Lou Gehrig, Joe DiMaggio gibi dönemin en büyük yıldızları Yankees’teydi.
New York Giants: Onlar da elit seviyedeydi. Aynı dönemde 5 World Series kazandılar. Özellikle 1920’ler–1930’larda çok güçlüydüler.
Brooklyn Dodgers: 1950’lerde özellikle çok güçlendiler ve 1955’te tarihlerindeki ilk World Series’i kazandılar. Ayrıca 1941, 1947, 1949, 1952 ve 1953’te de finale çıktılar ama kaybettiler.
** Yani şöyle bir tablo düşün:
1941–1956 arasında Yankees, Giants ve Dodgers toplam 18 kez World Series’e çıktı. Bu nedenle “New York’ta üç tane takım vardı” demek biraz hafif kalıyor; üçü de Amerikan beyzbolunun zirvesindeydi!.
Sorun üç takımın rekabet edememesi değildi. Üçü de gayet başarılıydı.
** 1944’te bu üç takım aynı maçta karşı karşıya geldi: Yankees + Giants + Dodgers
Polo Grounds’da oynanan özel “Tri-Cornered Game”de üç takım aynı anda sahadaydı. Maç savaş yardım fonu için düzenlenmişti ve yaklaşık 50.000 kişi izlemişti diye de ekleyelim.
Peki bu üçlü neden dağıldı?
Aslında cevap, bugünkü Amerikan spor ekonomisinin temellerinde yatıyor. New York’un beyzbol pazarı o kadar büyüktü ki üç takım uzun süre ayakta kalabildi; ancak televizyonun yükselişi, stadyum gelirleri ve şehirler arası rekabet dengeleri değiştirdi. Takımlar artık sadece kendi mahallelerinin değil, çok daha geniş bir bölgenin ekonomik değerini temsil etmeye başlamıştı.
1950’lerde Dodgers ve Giants için New York’tan ayrılmak, sadece şehir değiştirmek değildi; çok daha büyük ve kontrol edebilecekleri yeni pazarların kapısını açmak anlamına geliyordu. Dodgers Los Angeles’a, Giants ise San Francisco’ya taşındı.
Böylece New York, 1957’nin sonunda iki takımını birden kaybetti ve MLB’de şehirde yalnızca Yankees kaldı.
Fakat hikaye burada bitmedi. New York’un iki büyük takımlı bir pazara dönüşmesi için birkaç yıl yeterliydi. 1962’de Mets’in lige katılmasıyla şehir yeniden iki MLB takımına kavuştu.
Yani bugün bize son derece normal gelen “bir şehirde aynı ligden en fazla iki takım” düzeni aslında kanunla konmuş bir sınır değil. Amerikan sporunun zaman içinde şekillenen ekonomik mantığının bir sonucu.
Bugünkü Amerikan spor sistemi eskisine göre çok daha “korumacı”. Eskiden aynı şehirde birden fazla franchise’ın birbirini yiyip bitirmesine izin verilebiliyordu. Günümüzde ise franchise değeri milyarlarca dolar olduğu için ligler pazarları bilinçli şekilde bölüyor ve mevcut sahiplerin çıkarlarını da koruyor diyebiliriz.
** Burada bazı istisnalar aklınıza gelebilir.
Örneğin bugün New York bölgesinde üç NHL takımı var: Rangers, Islanders ve Devils. Ancak bunların üçü de New York City sınırları içinde değil.
Rangers Manhattan’da, Islanders Long Island’da, Devils ise New Jersey’de.
Dolayısıyla “New York metropolitan bölgesinde üç NHL takımı var” demek doğru; fakat “New York City’de üç NHL takımı var” demek doğru değil.
Benzer bir durum NFL’in ilk yıllarında Chicago için de karşımıza çıkıyor. 1920’de, NFL’in ilk sezonunda Chicago Cardinals, Chicago Tigers ve bugünkü Chicago Bears’ın atası olan Decatur Staleys aynı bölgede bulunuyordu.
Fakat burada da önemli bir ayrıntı var: Staleys’in resmi merkezi Decatur’du. Bu nedenle bunu “Chicago şehir sınırları içinde aynı anda üç NFL takımı vardı” şeklinde saymak doğru olmaz.
Beyzbolda ise karşımıza daha ilginç örnekler çıkıyor. 1914 ve 1915’te Chicago ve St. Louis’de üçer üst düzey beyzbol takımı aynı anda mücadele etti.
Ancak bu örneklerde üçüncü takımlar, bugün MLB olarak bildiğimiz ligin değil, dönemin rakip organizasyonu olan Federal League’in takımlarıydı: Chicago Whales ve St. Louis Terriers.
Dolayısıyla burada önemli bir ayrım var: “MLB’de aynı şehirde üç takım vardı” demek başka, “Federal League’i de dönemin major league’lerinden biri kabul edersek üç takım vardı” demek başka.
Ama bütün bu istisnaları bir kenara bırakırsak, aradığımız örnek konusunda en net ve tartışmasız vaka New York.
1903’ten 1957’ye kadar New York’ta aynı anda üç MLB takımı vardı: New York Yankees, New York Giants ve Brooklyn Dodgers. Üstelik bunlar sadece aynı şehirde bulunan üç takım değildi; üçü de ligin en güçlü ve en popüler takımları arasında yer alıyor, şampiyonluk için mücadele ediyordu.
