Jean-Pierre Adams: Bir futbolcunun 39 yıl süren uykusu
1970’lerde Fransa Millî Takımı’nın savunmasında oynayan Jean-Pierre Adams, Senegal doğumlu, güçlü fiziğiyle tanınan bir futbolcuydu. Fransa formasıyla 22 kez sahaya çıktı ve Marius Trésor’la birlikte dönemin meşhur savunma ikilisini oluşturdu.
Sonra futbolu bıraktı. 1982’de, 34 yaşındayken, antrenörlük eğitimi sırasında dizinde bir sakatlık yaşadı. Doktorlar bunun için rutin bir ameliyat önerdi.
17 Mart 1982 sabahı karısı Bernadette’e söylediği son sözlerden biri şuydu: “Her şey yolunda, çok iyiyim.”
Ameliyata girdi. Bir daha hiç uyanmadı.
Sorun ameliyatın kendisi değildi. Adams’a verilen anestezinin uygulanmasında ciddi hatalar yaşandı. Anestezist aynı anda sekiz ameliyatla ilgileniyordu; Adams’ın operasyonu da bir stajyerin gözetimindeydi. Yanlış koşulların birleşmesi sonucunda Adams ağır bir beyin hasarı geçirdi ve komaya girdi.
İşte hikayenin asıl acı tarafı burada başlıyor.
Karısı Bernadette, hastanede beş gün beş gece onun başından ayrılmadı. Doktorlar onun geri dönmesinin mümkün olmadığını düşünüyordu.
Ama Bernadette vazgeçmedi.
Jean-Pierre önce hastanede kaldı. Sonra başka bir kuruma gönderildi. Orada ihmal nedeniyle yatak yarası oluştu; enfeksiyon kemiğe kadar ilerledi. Bernadette sonunda onu eve getirdi.
Ve hayatının geri kalanını ona bakmaya adadı.
Kocasını yıkıyor, giydiriyor, geceleri yatağında çeviriyordu. Tatil yapamıyordu. Evden uzun süre ayrılamıyordu.
Hatta onun için özel bir ev yaptırdı. Adını da Fransızca “Güzel Uyuyan Atletin Evi” anlamına gelen bir isim koydu. Çünkü Bernadette için Jean-Pierre ölmüş değildi. Sadece uyuyordu.
Ve yıllar geçtikçe futbol dünyası değişti. 1982 Dünya Kupası oynandı. Sonra 1986. 1998’de Fransa Dünya Kupası’nı kazandı.
Yeni nesiller geldi. Jean-Pierre’in oğullarından Laurent bir dönem babasının eski kulübü Nîmes’te futbol oynadı.
Torunları doğdu. Ve Jean-Pierre hala aynı odadaydı.
Bernadette yıllar sonra onun tamamen tepkisiz olmadığına inanıyordu. Söylediğine göre sesleri duyuyor, kokuları ve bazı şeyleri hissediyor, köpek havladığında irkiliyordu; fakat göremiyor ve konuşamıyordu.
Bir düşün: Bir futbolcu olarak hayatının en hareketli dönemlerinden birinde dünyayı dolaşıyorsun. Stadyumlarda binlerce insan adını bağırıyor. Milli takım forması giyiyorsun.
Sonra sıradan bir diz ameliyatına giriyorsun. Ve uyandığında göreceğin hayat… hiç gelmiyor. Ama daha da acısı: Senin için zaman durmuşken, dışarıdaki dünya devam ediyor.
Çocukların büyüyor. Oğlun futbolcu oluyor. Torunların doğuyor.
Ülken Dünya Kupası kazanıyor. Sen ise aynı odada kalıyorsun.
Jean-Pierre Adams 73 yaşında, 6 Eylül 2021’de, ameliyattan yaklaşık 39 yıl sonra hayatını kaybetti. Ve bence bu hikayenin en damar cümlesi Bernadette’in yıllar sonra söylediği şu söz: “Zamanın 17 Mart 1982’de durduğunu hissediyorum.”
Çünkü geriye sadece şu soru kalıyor: Bir insan sevdiği kişiyi, herkes çoktan vazgeçmişken kaç yıl bekleyebilir?
Bernadette’in cevabı yaklaşık 39 yıl oldu!.
** Bilinmeyenler
Kara Boğa” ve “Beyaz Kurt”: Güçlü fiziksel yapısı nedeniyle sahada “Kara Boğa” olarak anılıyordu; çocukluk döneminde ise kendisine “Beyaz Kurt” lakabı verilmişti.
Öncü İkililerden Biri: Marius Trésor ile birlikte Fransa Millî Takım savunmasında oluşturdukları ikili, dönemin en korkulan ve başarılı savunma hatlarından biriydi (Amerikalıların ve Fransızların “Garde Noire” yani Kara Muhafızlar lakabını taktığı ikili).
Cezalar: Yıllar süren hukuk mücadelesi sonucunda doktor ve anestezi uzmanı yalnızca 1’er ay ertelenmiş hapis cezası ve çok cüzi para cezaları aldılar; bu durum kamuoyunda büyük bir vicdani öfke yarattı.
