https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

JOSEP SUNYOL, BİR KULÜP BAŞKANININ İDAMI: BARCELONA’NIN EN KARANLIK GÜNÜ

Okunması Gerekenler

Barcelona’nın Kaybolan Başkanı: Futbolun Savaşta Öldüğü Gün

Bir futbol kulübünün başkanı olmak bazen sadece transfer yapmak, teknik direktör seçmek veya kupa kazanmak değildir. Bazen tarih sizi, hiç istemediğiniz bir şekilde, bir dönemin sembolüne dönüştürür ki Josep Sunyol’un hikayesi tam olarak böyleydi.

O, Barcelona’nın başkanıydı. Ama aynı zamanda Katalan siyasetinin içinde yer alan bir isimdi.

Ve İspanya tarihinin en kanlı dönemlerinden birinde, futbol ile siyasetin birbirinden ayrılamayacağını gösteren trajik bir hikayenin merkezine oturdu.

Barcelona hiçbir zaman sadece bir kulüp olmadı

Bugün Barcelona için sık kullanılan bir ifade vardır: “Més que un club” — Bir kulüpten fazlası.

Bu söz, sadece sportif başarıları anlatmaz. Barcelona’nın hikayesi, Katalan kimliği, kültürü ve siyasi hafızasıyla da bağlantılıdır.

Bu durum özellikle 20. yüzyılın başlarında daha belirgin hale geldi. Katalonya, İspanya içinde kendine özgü dili, kültürü ve siyasi talepleri olan bir bölgeydi.

Futbol ise insanların kimliklerini ifade edebildiği en güçlü alanlardan biriydi. Ve Barcelona, zamanla bu kimliğin en görünür sembollerinden biri oldu.

Gazeteci, siyasetçi ve Barcelona başkanı

Josep Sunyol i Garriga, sıradan bir kulüp yöneticisi değildi.

1887 doğumlu Sunyol:

gazeteciydi,
Katalan siyasetinde aktifti,
İspanya Parlamentosu’nda milletvekilliği yaptı,
Katalan özerklik hareketinin önemli isimlerinden biri oldu.

1935 yılında Barcelona kulübünün başkanlığına seçildi.

Onun döneminde kulüp sadece sportif bir kurum değil, aynı zamanda Katalan toplumunun önemli bir buluşma noktasıydı. Ancak Avrupa çok tehlikeli bir döneme giriyordu.

İspanya İç Savaşı ve kırılma anı

1936 yılı İspanya için felaketin başlangıcıydı. Ülke, Cumhuriyetçiler ile General Francisco Franco liderliğindeki milliyetçi güçler arasında iç savaşa sürüklendi.

Savaş sadece cephelerde yaşanmıyordu. Toplumun her alanı bu çatışmanın içine çekilmişti.

Siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar ve sporcular bile hedef haline gelebiliyordu. Josep Sunyol da bu ortamda hayatını kaybetti.

Bir yolculuk, bir pusu ve trajedi

6 Ağustos 1936 tarihinde Sunyol, cephede bulunan Cumhuriyetçi birlikleri ziyaret etmek için Madrid yakınlarına doğru yola çıktı.

Yanında: gazeteci Ventura Virgili, bir şoför ve bir subay bulunuyordu.

Ancak araçları Franco yanlısı birliklerin kontrolündeki bölgeye girdi. Sunyol ve beraberindekiler yakalandı.

Ve kısa süre sonra öldürüldüler. Barcelona başkanı henüz 49 yaşındaydı.

Bir futbol kulübünün başkanı, bir savaşın kurbanlarından biri olmuştu.

Ölümü neden bu kadar önemliydi?

Sunyol’un öldürülmesi sadece bir siyasi cinayet değildi.

Barcelona için çok daha büyük bir anlam taşıdı. Çünkü yıllar sonra Franco rejimi İspanya’da iktidarı tamamen ele geçirdiğinde, Katalan kimliği üzerinde büyük baskılar kuruldu.

Katalanca kamusal alanda sınırlandırıldı.
Katalan kurumları zayıflatıldı.
Bölgesel semboller kontrol altına alındı.

Bu dönemde Barcelona, birçok kişi için sadece futbol takımı değil, kaybedilen bir kimliğin hatırlatıcısı haline geldi. Josep Sunyol’un hikayesi de bu hafızanın önemli parçalarından biri oldu.

Franco ve Barcelona: Karmaşık ilişki

Barcelona ile Franco rejimi arasındaki ilişki genellikle basit bir “karşıtlık” hikayesi olarak anlatılır. Ancak gerçek daha karmaşıktır.

Rejim, tüm büyük kulüpleri kontrol altında tutmaya çalıştı. Barcelona da bu baskıdan etkilendi.

Ama aynı zamanda kulüp, taraftarlarının gözünde Katalan kimliğinin korunabildiği nadir alanlardan biri oldu. Tribünler bazen insanların açıkça söyleyemediği şeyleri ifade ettiği yerler haline geldi.

Bir başkanın mezardan gelen mirası

Josep Sunyol futbol sahasında bir yıldız değildi.

Gol atmadı. Kupa kaldırmadı.

Ama Barcelona tarihindeki en sembolik isimlerden biri haline geldi.

Çünkü onun hikayesi bize şunu gösteriyor: Futbol bazen sadece 22 kişinin top peşinde koştuğu bir oyun değildir.

Bazen bir kulüp; bir dilin, bir bölgenin, bir hafızanın taşıyıcısı olabilir.

Josep Sunyol’un hayatı, futbolun tarihten kaçamayacağının en acı örneklerinden biridir.

Çünkü bazı maçlar sahada oynanmaz. Bazı mücadeleler, tarihin kendisinde yaşanır.

** Sunyol, Franco iktidara gelmeden önce öldürüldü. Daha doğru çerçeve: Franco döneminin hemen öncesinde…

Son Haberler

DAME BOLA, CHRISTOPHER HYLLAND, ARJANTİN FUTBOLUNUN DİLİNE BİR YOLCULUK

Her Ay 1 Kitap Serimize devam ediyoruz; bugünkü konumuz da "Arjantin Futbolunun Diline Bir Yolculuk" Arjantin Futbolunu Anlamak İçin Önce...

Benzer Konular