https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

PREMİER LİGİN DOĞUŞU: KRİZDEN KÜRESEL İMPARATORLUĞA

Okunması Gerekenler

Premier League, genel kabul gören görüşe göre dünyanın en güçlü futbol ligi konumunda.

Lig yapısı, takım sayısı, oyunun fiziksel seviyesi ve hatta bir ölçüde İngiltere’nin hava şartları bile bu ligi dünyanın en zorlu futbol ortamlarından biri haline getiriyor.

Bu durum, dünyanın en iyi futbolcularını Premier League’e çekiyor. Oyuncular, dünyanın en büyük kulüplerinde oynayıp kendilerini elit seviyede kanıtlamak istiyor. Bu da ligi daha güçlü hale getiriyor çünkü Premier League sürekli olarak dünyanın en üst düzey oyuncularını bünyesinde barındırıyor.

Ve bu döngü böyle devam ediyor. Ancak ilginç olan şu: Premier League, Avrupa’nın “Büyük 5” ligi arasında en genç olanı.

** Peki nasıl oldu da bazı rakiplerinden yarım yüzyıl daha genç olmasına rağmen dünyanın en büyük ve en değerli ligi haline geldi?

Bu yazıda Premier League’in kuruluşu inceleyeceğiz.

Premier League’in Doğuşu
İngiliz Futbolunu Kurtarmak İçin Kuruldu

Aslında Premier League birçok açıdan İngiliz futbolunu kurtarmak için oluşturuldu. 1980’lerin sonunda İngiltere futbolu ciddi sorunlarla karşı karşıyaydı. İngiliz kulüpleri 1970’lerde ve 1980’lerin başında Avrupa futboluna damga vurmuştu.

Liverpool, Nottingham Forest ve Aston Villa birlikte tam 7 Avrupa kupası kazanmıştı.

Ancak 1984 sonrası tablo değişmeye başladı. İngiliz futbolunun: kalitesi düşüyordu, popülerliği azalıyordu, uluslararası itibarı zarar görüyordu.

Sorunlar sadece saha içiyle sınırlı değildi.

Holiganizm ve Avrupa Yasağı

1980’lerde İngiliz futbolunun en büyük problemlerinden biri holiganizmdi. Bu durum İngiliz futbolunun dünyadaki imajını ciddi şekilde zedeledi.

1985 yılında yaşanan Heysel Stadı faciası bunun en acı örneklerinden biriydi. Liverpool taraftarlarının Juventus taraftarlarına saldırmasının ardından çıkan izdihamda 39 kişi hayatını kaybetti.

Bunun sonucunda: İngiliz kulüpleri Avrupa kupalarından 5 yıl men edildi, Liverpool ise 6 yıl boyunca Avrupa’dan uzaklaştırıldı.

Bu durum İngiliz futbolunun Avrupa’daki hakimiyetini sona erdirdi.

Güvenlik Sorunları ve Eski Stadyumlar

İngiltere’deki birçok stadyum artık eski ve güvenlik açısından sorunluydu.

1985’te Bradford Cıty maçında çıkan yangında 56 kişi hayatını kaybetti.
1989 yılında ise Hillsborough faciasında 97 taraftar yaşamını yitirdi.

Bu olaylar sonrası İngiltere’de statların tamamen yenilenmesi gerektiği ortaya çıktı.

Yıldız Futbolcular Avrupa’ya Kaçıyordu

İngiliz futbolundaki düşüşün bir başka göstergesi de en iyi oyuncuların Avrupa’nın büyük liglerine gitmeye başlamasıydı.

Dönemin önemli isimleri bir bir İngiltere’den ayrıldı (özellikle 1984 ve 1986)

Ray Wilkins → Milan (1984)
Graeme Souness → Sampdoria (1984)
Steve Archibald → Barcelona (1984)
Mark Hateley → Milan (1984)

………………………

Gary Lineker → Barcelona (1986)
Mark Hughes → Barcelona (1986)
Ian Rush → Juventus (1986)

Bugünün genç futbolseverleri belki bazı isimleri tanımayabilir ancak bunların tamamı kendi dönemlerinin en büyük yıldızlarıydı.

1990: Büyük Değişimin Başlangıcı

1990’larla birlikte İngiliz futbolunda değişim başladı.

İngiliz kulüplerinin Avrupa yasağı sona erdi.
Taylor Raporu yayımlandı.
İngiltere 1990 Dünya Kupası’nda yarı finale çıktı.

Bunun sonucunda:

Manchester United 1991’de Kupa Galipleri Kupası’nı kazandı.
Stadyumlar yenilenmeye başladı.
Taraftar ilgisi yeniden arttı.
Kulüpler daha ticari düşünmeye başladı.

Bu dönem, futbol kulüplerinin sadece spor organizasyonu değil, aynı zamanda büyük işletmeler olarak görülmeye başladığı dönemin başlangıcıydı.

Ayrılık Fikri Ortaya Çıkıyor

Kulüpler 1980’lerden itibaren daha fazla gelir elde etmek ve güç kazanmak için yollar arıyordu. Birinci Lig ekipleri, Football League’den ayrılma fikrini daha önce de gündeme getirmişti. Bunun sonucunda yayın gelirlerinden daha büyük pay almayı başardılar.

Yayın gelirleri hızla artıyordu: 1986’da yıllık yaklaşık 3 milyon sterlin, 1988’de yaklaşık 11 milyon sterlin…

Premier League Fikri Nasıl Ortaya Çıktı?

London Weekend Television (LWT) yöneticisi Greg Dyke, Manchester United, Arsenal, Tottenham, Liverpool ve Everton temsilcileriyle görüşerek yeni bir lig fikrini gündeme getirdi.

Dyke’in düşüncesi şuydu: Eğer sadece ülkenin en büyük kulüpleri televizyonda gösterilirse, yayın gelirleri çok daha fazla artabilirdi. Kulüpler bu fikre sıcak baktı çünkü: daha fazla para kazanacaklardı, yayın gelirleri üzerinde daha fazla söz sahibi olacaklardı.

Bu nedenle İngiltere Futbol Federasyonu’na (FA) başvuruldu. FA da Football League’in gücünü azaltacağı için bu projeyi destekledi.

Böylece Premier League’in temelleri atılmış oldu.

Premier League’in Ticari Bağımsızlığı

FA yeni ligin oluşumunu destekledi ancak önemli bir şart vardı: Premier League kulüpleri hem FA’den hem de Football League’den ticari olarak bağımsız olacaktı.

Bu su anlama geliyordu: kulüpler kendi yayın ve sponsorluk anlaşmalarını, ticari projelerini kendileri yönetebilecekti.

Ayrıca ligin geleceğiyle ilgili kararlar da kulüplerin kontrolünde olacaktı.

Temel amaç şuydu: En üst seviyedeki kulüplere daha fazla para kazandırmak ve İngiliz futbolunu yeniden Avrupa’nın zirvesine taşımak.

Bu anlaşma, 17 Temmuz 1991 tarihinde imzalanan Founder Members Agreement (Kurucu Üyeler Anlaşması) ile resmileşti.

Sezon sonunda Birinci Lig’deki 22 kulüp Football League’den ayrıldı.

Mayıs 1992’de FA Premier League resmi olarak kuruldu. 1992/93 sezonu ise Premier League tarihinin ilk sezonu oldu.

Yayın Hakları Savaşı: Sky Kazandı

Premier League fikrini ortaya atan Greg Dyke için işler beklediği gibi gitmedi.

Çünkü yayın haklarını satın alan şirket onun çalıştığı LWT olmadı.

Kazanan: Sky Group oldu ve 5 yıllık yayın hakkı için 304 milyon sterlin ödedi.

Bu, yıllık yaklaşık: 60,8 milyon sterlin anlamına geliyordu. BBC ise maç özetlerini yayınlama hakkını aldı.

Bu anlaşma Premier League’in geleceğini değiştirecek en önemli adımlardan biri oldu.

Filmin sonrası zaten biliyorsunuz, ama eklemezsek olmaz.

** Kuruşulundan bugüne bir çok radikal değişilik yaşadılar ama bizce en önemli 2 tanesi;

1996 – Bosman Kuralı

Bosman öncesinde İngiliz kulüpleri kadrolarında sınırlı sayıda yabancı oyuncu bulundurabiliyordu.

Genellikle: maksimum 3 yabancı oyuncu, 2 genç yabancı oyuncu kuralı vardı.

Bosman sonrası Avrupa Birliği içindeki oyuncular serbest hale geldi. Kulüpler artık çok daha fazla yabancı futbolcu transfer edebiliyordu. Daha sonra sistem genişledi ve kulüpler dünyanın her yerinden oyuncu almaya başladı.

Yani Bosman rules ile birlikte Premier League Küreselleşti!.

Bugünkü Premier League’in: Brezilyalıları, Arjantinlileri, Avrupa, Afrikalı- Asyalı yıldızları barındıran küresel yapısının temeli büyük ölçüde bu kararla atıldı.

Birçok kişiye göre Bosman Kararı, Premier League’i değiştiren en önemli olaylardan biridir ki bizce de öyle..

Ve Amerikalıların topa girmesi.

21. yüzyılla beraber Amerikan spor dünyasında yıllardır kullanılan franchise yönetimi, marka büyütme ve ticari gelir artırma modelleri, Premier League kulüplerine uygulanmaya başladı.

İlk Büyük Amerikan Hamlesi: Manchester United ile geldi. Glazer family tarafından 2005 yılında gerçekleşen satın alma yaklaşık 790 milyon sterlin değerindeydi.

Liverpool ve Fenway Sports Group Dönemi onları takip etti. Fenway Sports Group tarafından 2010 yılında gerçekleşen satın alma sonrası kulüp: Premier League şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi zaferi gibi büyük başarılar elde etti.

Zaman içinde birçok Premier League kulübü Amerikan yatırımcıların ilgisini çekti.

Arsenal F.C. → Kroenke Sports & Entertainment
Chelsea F.C. → Todd Boehly liderliğindeki Amerikan yatırım grubu
Aston Villa F.C. → Amerikan yatırımcılar
Bournemouth A.F.C. → Amerikan yatırım grubu

Bunlara Crystal Palace, Leeds, Burnley, Everton, Fulham da eklendi.

Yani bugün Premier League kulüplerinin önemli bir bölümü Amerikan veya Kuzey Amerikalı yatırımcıların kontrolünde veya ortaklığında bulunuyor!.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

FUTBOLUN GİZLİ DİLİ, ŞİFRELERİ

Futbol sadece sahada oynanan bir oyun değil; kendine ait bir dili, deyimleri ve kültürü olan devasa bir dünya. Yıllar içinde...

Benzer Konular