Yurt Dışından Takımını Takip Etmek: Kimsenin Söylemediği Maç Günü Çilesi
Yurt dışında futbol izlemek…
Yıllardır yurt dışında yaşayan futbolseverlerin çok iyi bildiği bir problem vardır: Maç günü yayın kabusu!
İş nedeniyle başka bir ülkeye taşınmışsınızdır veya birkaç aylığına yurt dışındasınızdır. Cumartesi ya da pazar günü gelir. Her zamanki gibi hazırlığınızı yaparsınız. Belki formanız üzerinizdedir, belki arkadaşlarınızı veya ailenizi toplamışsınızdır. Yıllardır para ödediğiniz yayın platformunu büyük bir heyecanla açarsınız.
Ama takımınızın sahaya çıktığını görmek yerine karşınıza gri bir ekran çıkar: “Bu içerik bulunduğunuz bölgede kullanılamıyor.”
Maç başlamaktadır. Ülkenizdeki herkes karşılaşmayı izliyordur. Sosyal medya kaynamaya başlamıştır. Siz ise başka bir ülkedeki evinizde, elinizde bir hata mesajıyla kalırsınız ve hakem ilk düdüğü çalar.
Üstelik en acısı da şudur: “Geliyoruz, bizde izleriz” diyerek arkadaşları, eşi dostu eve çağırmışsınızdır. Atıştırmalıklar hazırlanmış, ortam kurulmuştur. Ancak birkaç dakika kala ekran karşınızda kapalıdır.
Yaşanan sadece sizin hayal kırıklığınız değil, aynı zamanda misafirlerinize yaşattığınız mahcubiyettir.
Peki bu neden olur?
Bu bir sistem hatası değildir. Şanssızlık hiç değildir.
Bu, futbol yayın hakları sisteminin çalışma biçimidir.
Futbol yayın hakları neden böyle işliyor?
Futbolun televizyon gelirleri ülkeler bazında bölünmüş durumdadır.
Örneğin Premier League yayın hakları: İngiltere’de bir yayıncıya, Nijerya’da başka bir yayıncıya, Amerika Birleşik Devletleri’nde farklı bir platforma satılır.
Yani dünyada tek bir küresel futbol yayını sistemi yoktur. Siz sınırı geçtiğiniz anda, yıllardır kullandığınız ve sizi tanıyan yayın platformu artık sizi farklı bir pazardaki kullanıcı olarak görür.
Çünkü teknik olarak gerçekten de farklı bir pazardasınızdır.
Yurt dışında kendi alıştığınız yayın düzenine ulaşmak isteyen taraftarlar bazı teknolojik çözümlere başvurabilir. Örneğin VPN hizmetleri, internet bağlantınızın farklı bir konumdan geliyormuş gibi görünmesini sağlayabilir.
Ancak burada önemli bir noktayı unutmamak gerekir:
VPN veya benzeri araçlar: internet bağlantınızı daha güvenli hale getirebilir, bağlantı konumunuzu değiştirebilir, ancak olmayan yayın haklarını oluşturmaz.
Futbol yayınları hala ülkeler arası yapılan ticari anlaşmalarla yönetilir. Bu nedenle kullanılan platformların kurallarına ve hizmet şartlarına uygun hareket etmezseniz radara yakalanma riski de var!.
Aynı maç neden farklı ülkelerde farklı şekilde yayınlanıyor?
Bunun temel sebebi, liglerin yayın haklarını ülke ülke satmasıdır.
Lig organizasyonları tek bir dünya yayını oluşturmak yerine, yayın haklarını farklı pazarlara ayrı ayrı dağıtır.
Bunun sonucunda:
Bir ülkede ücretsiz yayınlanan maç, başka bir ülkede ücretli olabilir.
Bir yerde İngilizce anlatım yapılırken, başka bir ülkede farklı dilde yayın yapılabilir.
Bir ülkede canlı yayınlanan karşılaşma, başka bir ülkede hiç gösterilmeyebilir.
Hatta birinde reklam seyredilirken, sizin ekran belki de saha içindedir, ya da tam tersi!
Bazı ülkelerde ayrıca karartma (blackout) uygulamaları vardır.
Özellikle alt liglerde stadyumlara gelen taraftar sayısını korumak amacıyla bazı maçların belirli saatlerde canlı yayınlanması engellenebilir. Yani bazen kendi ülkenizde yaşayan taraftar bile istediği karşılaşmayı izleyemeyebilir.
Komik hatta Trajik
En komiği de, hatta belki en acısı diyelim; bazen televizyon ve laptop çalışmaz ama cep telefonunda yayın açılır.
Yıllardır alıştığınız büyük ekranın karşısında, koltuğunuza kurulup maç izlemek hayal olur.
Ama bir bakarsınız telefonunuzda yayın açılıyor…
Sonra ortaya yıllardır yurt dışında yaşayan futbolseverlerin çok iyi bildiği o manzara çıkar: 4 kişi, küçücük bir telefon ekranının etrafında, neredeyse nefes mesafesinde, gözleri ekrana kilitlenmiş şekilde maç izlemeye çalışır.
Biri telefonu tutar, biri “biraz sola çevir”, diğeri “gol oldu mu?” diye sorar.
Sistem taraftara karşı kurulmuş değil
Bu durum taraftarı ne kadar sinirlendirse de sistemin amacı bireysel olarak bir kişiyi mağdur etmek değildir.
Asıl sorun, yıllar içinde yapılan onlarca farklı ticari anlaşmanın dünyanın farklı noktalarında yaşayan taraftarların hareketliliği düşünülerek hazırlanmamış olmasıdır.
UEFA ve diğer futbol kuruluşları organizasyonların genel yapısını belirlerken, yayın anlaşmaları ülke ülke yapılır ki karmaşa da tam olarak burada ortaya çıkar!.
Yurt dışına çıktığınızda neler değişir?
Bir taraftar başka bir ülkeye gittiğinde sadece fiziksel konumu değişmez; futbol izleme deneyimi de değişir.
Özetle:
Maç aynıdır. Ancak o maçı izleme deneyimi bulunduğunuz ülkeye göre tamamen değişebilir.
Peki deplasmanda ya da bilinen ingilizce terimi ile yolda futbol alışkanlığınızı nasıl korursunuz?
Yurt dışında yaşayan veya seyahat eden taraftarlar için en önemli konu hazırlıklı olmaktır.
** Birkaç basit öneri:
Kullandığınız yayın servisinin yurt dışında çalışıp çalışmadığını önceden kontrol edin.
Seyahat etmeden önce hangi platformların erişilebilir olduğunu öğrenin.
Otel, kafe ve havaalanı gibi ortak Wi-Fi ağlarında güvenliğinize dikkat edin.
Abone olduğunuz servislerin kullanım şartlarını okuyun.
Çünkü bazen sorun teknik değildir. Sorun tamamen sözleşmelerden kaynaklanır.
Sonuç olarak;
Futbol yayın sistemi yakın zamanda daha basit hale gelmeyecek.
Çünkü kulüplerin: yüksek transfer ücretlerini, dev oyuncu maaşlarını, büyük organizasyon bütçelerini finanse eden en önemli gelir kaynaklarından biri yayın haklarıdır.
Ancak cumartesi günü saat 15.00’te takımınızı izlemek için ekran başına geçtiğinizde ve karşınıza: “Bu içerik bulunduğunuz bölgede kullanılamıyor.” mesajı çıktığında bu ekonomik gerçekler pek teselli edici olmayabilir!.
Gerçek şu:
Sorun kişisel değil. Sistem bozuk değil.
Sadece futbol dünyası; sınırlar, ülkeler ve milyarlarca dolarlık yayın anlaşmaları üzerine kurulmuş karmaşık bir yapı.
Ve dünyanın neresinde olursanız olun, bazen takımınızla aranızdaki en büyük engel rakip takım değil, bir yayın sözleşmesi olabilir.
Bunu en iyi yaşayanlar bilir.
Örneğin Türkiye’de yıllardır kullandığınız bir Digiturk aboneliğiniz vardır. Paketinizin içinde EuroLeague maçları, Şampiyonlar Ligi karşılaşmaları veya başka spor organizasyonları dahildir.
Mantıken düşünürsünüz: “Ben bunun parasını ödüyorum, neden izleyemeyeyim?”
Ama yurt dışına çıktığınız anda durum değişir. Kanada’dan bağlandığınızda, Türkiye’de satın aldığınız paketin içinde olmasına rağmen bazı EuroLeague maçlarına veya Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarına erişemezsiniz.
Çünkü mesele sizin aboneliğiniz değil, yayın hakkının hangi coğrafyada geçerli olduğudur.
Siz Türkiye’de bir hizmet satın almış olabilirsiniz; ancak o hizmetin dijital yayın lisansı çoğu zaman sadece Türkiye sınırları içinde geçerlidir.
Yani futbolseverin gözünden bakınca durum oldukça garip görünür: Parası ödenmiş bir paket vardır, kullanıcı bellidir, üyelik aktiftir…
Ama sistem şunu söyler: “Evet, bu kişinin aboneliği var. Ancak bulunduğu ülke bu yayının hak alanı dışında.”
İşte yurt dışında yaşayan taraftarların en çok zorlandığı noktalardan biri de tam olarak budur. Futbol sevgisi sınır tanımaz, ancak yayın hakları sınırlarla çalışır.
** Nereden mi biliyorum? Nasıl mı bu kadar emin konuşuyorum?
Çünkü bu yazdıklarım sadece teoriden ibaret değil.
23 yıldır yurt dışında yaşayan biri olarak, bu hayal kırıklığını defalarca bizzat yaşadım.
Kaç kez maç günü heyecanla ekran başına geçtiğimi, kaç kez arkadaşları eve çağırıp “bu akşam bizde maç var” dediğimi, ardından o meşhur gri ekranla karşılaştığımı artık saymayı bıraktım. Ya da ben misafirliğe gittiğimde karşılaştıklarımı…
