https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

EL SARDINERO MASALI, RACING SANTANDER LA LIGA’DA

Okunması Gerekenler

Racing Santander’in Büyük Dönüşü: Manchester City Zaferinden La Liga’ya Uzanan 14 Yıllık Hikaye

Bugün İspanyol futbolunun en özel hikayelerinden biri yeniden yazılıyor. 113 senelik efsane Racing Santander, 14 yıl aradan sonra La Liga’ya geri döndü.

Ancak bu dönüş sadece bir takımın üst lige yükselmesi değil; krizlerle, mücadelelerle, kaybolan yıllarla ve asla vazgeçmeyen bir taraftar grubuyla yazılmış büyük bir yeniden doğuş hikayesi.

Yazımıza ise tarihi bir istatistikle başlayalım:

Racing Santander, resmi maçlarda Manchester City’yi yüzde 100 galibiyet oranıyla mağlup eden tek İspanyol kulübü.

El Sardinero’da Yazılan Manchester City Destanı

Tarih 18 Aralık 2008…

UEFA Kupası grup aşamasının son maçında Racing Santander’in rakibi, Avrupa futbolunda yeni bir dönemin başlangıcını yaşayan Manchester City’di.

İngiliz ekibi birkaç ay önce Sheikh Mansour’un kulübü satın almasıyla büyük hedefler koymuş, kadrosuna dünya çapında isimleri katmaya başlamıştı.

El Sardinero’ya gelen City kadrosunda: Robinho, Vincent Kompany, Pablo Zabaleta,
Joe Hart, Micah Richards, Kasper Schmeichel gibi önemli futbolcular bulunuyordu.

Ancak o gece sahada yıldızlardan daha fazla parlayan bir takım vardı: Racing Santander. Jonathan Pereira, Óscar Serrano ve Juan Valera’nın golleriyle Racing, Manchester City’yi 3-1 mağlup ederek kulüp tarihinin en unutulmaz galibiyetlerinden birine imza attı.

Fakat futbol bazen acımasızdır. Racing taraftarlarının büyük umutlarla beklediği gecenin sonunda sevinç burukluğa dönüştü. Paris Saint-Germain, FC Twente karşısında son dakikalarda bulduğu gollerle avantaj sağladı ve Fransız ekibi averaj farkıyla bir üst tura yükseldi.

Racing Santander ise Avrupa macerasına sadece 1 gol farkla veda etti.

Avrupa’da Kısa Ama Unutulmaz Bir Macera

2008 UEFA Kupası sezonu, Racing Santander için sadece birkaç maçtan ibaret değildi. Bu, kulüp tarihindeki ilk ve tek Avrupa macerasıydı.

Kantabria ekibi o sezon:

Paris Saint-Germain deplasmanında 2-2 beraberlik aldı,
Schalke 04 gibi güçlü bir Bundesliga ekibinden puan kopardı,
Manchester City gibi geleceğin Avrupa devlerinden birini mağlup etti.

Belki turnuvada uzun süre kalamadılar ancak Avrupa futboluna unutulmaz bir iz bıraktılar.

Bugün bile Racing taraftarları için o sezon, kulüp tarihinin en özel sayfalarından biri olarak hatırlanıyor.

Bir Kulübün Düşüşü ve Yeniden Ayağa Kalkışı

Ancak bu büyük gecelerin ardından Racing Santander için zor yıllar başladı.

2012 yılında La Liga’dan düşen kulüp, ekonomik sorunlar, yönetim krizleri ve sportif başarısızlıklarla mücadele etmek zorunda kaldı. Bir dönem İspanya futbolunun en üst seviyesinde mücadele eden Racing, üçüncü lige kadar geriledi.

Kulüp sadece sahada değil, yönetim masasında da büyük savaşlar verdi. 2011 yılında yaşanan mali kriz sonrası kayyum süreci başladı. Oyuncular ve çalışanlar maaş sorunları yaşadı.

Kulüp tarihinin en çarpıcı protestolarından biri ise İspanya Kral Kupası’nda yaşandı. Racing futbolcuları, yönetimi protesto etmek amacıyla Real Sociedad karşılaşmasında santra noktasında bekleyerek maça başlamayı reddetti ki bu görüntü, İspanyol futbol tarihinde unutulmaz protestolardan biri olarak yerini aldı!.

Ancak Racing Santander hiçbir zaman tamamen kaybolmadı.Çünkü bu kulübün en büyük gücü hiçbir zaman para olmadı. En büyük gücü taraftarıydı.

El Sardinero: Bir Stadyumdan Fazlası

112 yılı aşkın tarihiyle Real Racing Club de Santander, sadece bir futbol kulübü değil; Santander şehrinin ve tüm Kantabria bölgesinin sembollerinden biri.

Atlantik kıyısındaki güzellikleri, tarihi dokusu, meşhur mutfağı ve dağlarıyla Santander şehri, Racing ile bütünleşmiş durumda.

Bu bütünleşmenin merkezi ise: El Sardinero Stadı.

Kantabria Denizi’nin hemen yanında bulunan yaklaşık 22 bin kişilik bu stat, Avrupa’nın en güzel konuma sahip futbol sahalarından biri olarak kabul ediliyor.

Ancak El Sardinero’yu özel yapan sadece manzarası değil. Burası, zor zamanlarda bile takımını yalnız bırakmayan taraftarların evidir. Racing üçüncü lige düştüğünde bile tribünler boş kalmadı.

Binlerce taraftar deplasmanlarda takımının peşinden gitti. Birçok kulüp kötü dönemlerinde taraftar desteğini kaybederken, Racing taraftarı tam tersine daha fazla kenetlendi.

Çünkü Racing Santander için futbol sadece kazanmak veya kaybetmek değildi. Bu kulüp, bir şehrin kimliğiydi.

La Liga’ya Dönüş: Eski Bir Dost Yeniden Zirvede

Son 15 yılda büyük zorluklar yaşayan Racing Santander, aslında La Liga’ya yabancı bir kulüp değil. Kulüp tarihinde tam 44 sezon La Liga’da mücadele etti.

Yani Racing, İspanya futbolunun en üst seviyesinde sadece misafir değil; bu ligin en önemli ev sahiplerinden biri.

2026 yılında gelen dönüş de bu yüzden sadece bir terfi değil. Bu, yıllarca verilen mücadelenin karşılığıydı.

Ekonomik krizlerden, yönetim sorunlarından ve alt liglerde geçen kayıp yıllardan sonra Racing Santander yeniden ait olduğu yere döndü.

Yeni Bir Avrupa Rüyası Mümkün mü?

Bugün Racing Santander yeniden La Liga’da.

Elbette ilk hedef istikrar kazanmak ve ligde kalıcı olmak olacak. Ancak futbolun güzelliği de burada saklı…

Çünkü futbol bazen bütçelerle değil, inançla kazanılır.

2008 yılında kimse Racing Santander’in Manchester City’yi yenmesini beklemiyordu. Ama onlar başardı.

Belki de gelecekte El Sardinero’nun yeşil-beyaz tribünleri yeniden Avrupa gecelerine hazırlanacak. Çünkü bazı kulüpler sadece kupalarla değil, düştüğü yerden kalkma cesaretiyle de tarih yazar.

Racing Santander’in hikayesi tam olarak böyle bir hikaye!

Son Haberler

28 TAKIM, TEK ŞAMPİYON, SERIE C PLAY-OFFLARI, MAYIS ÇILGINLIĞI

28 Takım, Tek Şampiyon: Serie C Play-Off’larının Muhteşem Kaosu  İtalyan futbolunun Mayıs çılgınlığı; ABD ritüeli, her yıl NCAA şampiyonunu belirleyen...

Benzer Konular