Waldemar Cierpinski Hakkında Bilinmeyenler: Atletizmin Unutulmuş Olimpiyat Efsanesi
Atletizm tarihinin en büyük maratoncularından biri olmasına rağmen, Waldemar Cierpinski günümüzde çoğu sporsever tarafından pek hatırlanmıyor. Oysa Doğu Almanyalı koşucu, Olimpiyat maratonunda üst üste iki kez altın madalya kazanarak tarihin en seçkin uzun mesafe atletleri arasına adını yazdırdı.
Maratonda kazanmak çok zordur. 42 kilometrelik yanlızlık, nice şampiyonlara galip geldi ve rekor kırıp, bir sonraki yarışı kazanamayan onlarca efsane gördük spor tarihinde!.
Ve üst üste kazanabilen sadece 3 kişi oldu ki; Cierpinski’ninki çok daha büyük başarı çünkü diğer ikili DNA’ları gereği bu mesafeler için doğmuş Etiyopyalı Bikala ve Kenyalı Kipchoge.
Beyaz bir Doğu Avrupalı olarak kazanılan bu duble zafer; Doğu Alman sporcuyu ayrı bir yere koyuyor gözümüzde…
** İşte Waldemar Cierpinski hakkında az bilinen gerçekler.
Kariyerine Maratoncu Olarak Başlamadı
Cierpinski ilk yıllarında engelli koşu (steeplechase) branşında yarışıyordu. Ancak beklediği başarıyı elde edemeyince 1974 yılında maratona geçti. Bu karar kariyerinin dönüm noktası oldu.
Olimpiyat Şampiyonu Olmadan Önce Neredeyse Kimse Onu Tanımıyordu
1976 Montreal Olimpiyatları’na favoriler arasında gösterilmeden geldi. Yarışın büyük favorisi Amerikalı Frank Shorter’dı. Ancak Cierpinski son bölümlerde atağa kalkarak sürpriz bir zafere ulaştı ve Olimpiyat rekoru kırarak altın madalyanın sahibi oldu.
Abebe Bikila’nın Başarısını Tekrarladı
1976 ve 1980 Olimpiyat maratonlarını kazanarak, Olimpiyat maratonunda üst üste iki altın madalya alan ikinci atlet oldu. Bu başarıyı ondan önce yalnızca Abebe Bikila gerçekleştirmişti.
Üçüncü Olimpiyat Altınını Kazanma Şansı Elinden Alındı
1984 Los Angeles Olimpiyatları’nda yarışması bekleniyordu. Ancak Doğu Bloku ülkelerinin Olimpiyat boykotu nedeniyle katılamadı. Birçok uzman, yarışabilseydi tarihte üç Olimpiyat maratonu kazanan ilk ve tek atlet olabileceğini düşünüyordu!.
Aslen Polonya Kökenliydi
Her ne kadar Doğu Almanya adına yarışsa da ailesi Polonya kökenliydi. Ebeveynleri II. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’ya yerleşmişti. Tek kelimeyle; “Doğu Avrupa’nın son büyük klasik maratoncusu” idi.
Stasi, Ajan, Willi
1990’larda Stasi arşivlerinde ele geçirilen belgeler,de Cierpinski’nin, o zamanın birçok Doğu Alman sporcusu gibi.Gizli Polis (Stasi) Muhbiri olduğu belgelerde kanıtlanmış ve kod adı da “Willi” olarak deşifre olmuştu.
Dünya Şampiyonası’nda da Madalya Kazandı
1983 yılında düzenlenen ilk Atletizm Dünya Şampiyonası’nda maraton bronz madalyası kazandı. Böylece başarısının yalnızca Olimpiyatlarla sınırlı olmadığını gösterdi.
Doğu Almanya’da Yılın Sporcusu Seçildi
1976 ve 1980 yıllarında Doğu Almanya’nın en başarılı sporcusu seçildi. Maraton gibi nispeten daha az ilgi gören bir branşta bunu başarması dikkat çekiciydi.
Ailesi de Maratonla Tanındı
Oğlu Falk Cierpinski de maraton koşucusu oldu ve uluslararası yarışmalarda ülkesini temsil etti. Baba-oğul uzun yıllar dünyanın en hızlı maratoncu ailelerinden biri olarak gösterildiler.
Doping Tartışmalarının Gölgesinde Kaldı
Doğu Almanya’nın devlet destekli doping programına ilişkin belgeler ortaya çıktıktan sonra Cierpinski’nin adı da bazı tartışmalara karıştı. Ancak Olimpiyat altın madalyaları hiçbir zaman geri alınmadı ve kendisi hakkında kesinleşmiş bir ceza uygulanmadı.
Bu konu günümüzde hala atletizm tarihinin tartışmalı başlıklarından biridir.
Atletizm Tarihinin En Az Konuşulan Büyük Şampiyonlarından Biri
İki Olimpiyat maratonu altın madalyasına rağmen adı çoğu zaman Emil Zátopek, Haile Gebrselassie veya Eliud Kipchöğe kadar anılmaz. Buna rağmen maraton tarihinin en başarılı Olimpiyat sporcularından biri olarak kabul edilir.
