https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

YANLIŞ ZAMANDA DOĞAN ŞAMPİYON: BÜYÜK ÜÇLÜ VE ANDY MURRAY

Okunması Gerekenler

Yanlış Zamanda Doğan Şampiyon: Andy Murray’nin Bilinmeyen Hikayesi

Andy Murray denildiğinde hemen her tenis severin aklına aynı şey gelir: Büyük Üçlü’nün gölgesinde geçen olağanüstü bir kariyer!.

Üç Grand Slam şampiyonluğu, iki olimpiyat altın madalyası ve dünya 1 numaralığı... Kağıt üzerinde bile birçok tenisçinin hayal dahi edemeyeceği başarılar. Ancak Murray’nin hikayesini özel kılan şey kazandıkları kadar, karşısında kimlerin olduğu ve tüm zorluklara rağmen nasıl ayakta kalabildiğidir.

2012 Londra ve 2016 Rio Olimpiyatları’nda altın madalya kazanarak üst üste iki olimpiyat şampiyonluğu yaşayan ilk tenisçi olan İskoç raket, birçok otorite tarafından Federer, Nadal ve Djokovic ile birlikte “Big 4” içerisinde değerlendirilir.

Hatta tenis dünyasında yaygın olan görüş şudur: Eğer kariyeri tarihin en büyük üç tenisçisiyle aynı döneme denk gelmeseydi, bugün çok daha fazla Grand Slam kupasına sahip olabilirdi.

** Fakat Murray’nin hikayesi yalnızca tenisten ibaret değil. Biz de bugün ünlü raketin, bilinmeyenlerine ve saha dışındaki hayatında değineceğiz;

Çocukken Ölümle Burun Buruna Geldi

Bugün milyonlarca insan onu Wimbledon şampiyonu olarak tanıyor. Ancak çok az kişi çocuk yaşta tarihin en korkunç okul saldırılarından birinden sağ kurtulduğunu biliyor.

13 Mart 1996 tarihinde İskoçya’nın Dunblane kasabasında yaşanan katliam sırasında Andy Murray henüz 9 yaşındaydı ve okuldaydı. Saldırgan Thomas Hamilton, okulda 16 çocuk ve bir öğretmeni öldürdüktan sonra intihar etti. O gün yaşananlar Birleşik Krallık tarihinin en büyük trajedilerinden biri olarak hafızalara kazındı.

Murray yıllar sonra bu olay hakkında çok fazla konuşmasa da, çocukluk yıllarında yaşadığı bu travmanın karakterini ve hayata bakışını şekillendirdiği düşünülüyor.

Bitti Dediler, O Yeniden Başladı

2019 yılına gelindiğinde birçok kişi Andy Murray’nin kariyerinin sona erdiğini düşünüyordu.

Şiddetli kalça problemleri nedeniyle yürümekte bile zorlanan Murray, gözyaşları içinde emeklilik sinyali verdiğinde, tenis dünyası da onun vedasına hazırlanıyordu.

Ancak o pes etmedi. Kalça protezi ameliyatı geçirdi.

Modern teniste birçok oyuncunun kariyerini bitirebilecek bir operasyonun ardından yeniden kortlara döndü.

Ve sadece dönmekle kalmadı. Ameliyattan yaklaşık dokuz ay sonra Belçika’nın Antwerp kentinde düzenlenen European Open’da şampiyon olarak spor tarihinin en etkileyici geri dönüş hikayelerinden birine imza attı.

Belki eski Murray değildi. Ama hala savaşabiliyordu.

Ve bu bile başlı başına bir zaferdi!.

İnsan Tarafıyla Sevilen Bir Şampiyon

Andy Murray’yi özel yapan sadece tenis yeteneği değildi.

Onu rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, kort dışındaki duruşuydu.

Kadın sporcuların haklarını savunması, eşit ödül politikalarına verdiği destek, medya karşısındaki dürüst tavrı ve başarısızlıklarını gizlememesi onu birçok sporseverin gözünde farklı bir yere koydu.

Murray hiçbir zaman kusursuz görünmeye çalışmadı.

Üzüldüğünde üzüldü. Öfkelendiğinde öfkelendi.

Kaybettiğinde bunu açıkça gösterdi.

Belki de bu yüzden insanlar onda, bir süper kahramandan çok gerçek bir insan gördü.

Bir Ülkenin 77 Senelik Bekleyişini Bitiren Adam

2013 Wimbledon Finali yalnızca bir tenis maçı değildi.

Bir ülkenin üzerindeki onlarca yıllık baskının sona erdiği andı. Murray kupayı kaldırdığında Britanya, 1936’dan beri süren erkekler Wimbledon şampiyonu hasretini bitirmişti.

Tenisin mabedinde, kendi seyircisinin önünde kazanmak zaten büyük bir başarıydı.

Ama 77 yıllık bekleyişi sona erdirmek onu Britanya spor tarihinin en önemli figürlerinden biri haline getirdi.

Tenis Kanında Vardı

Aslında Murray’nin tenise yönelmesi tesadüf değildi.

Annesi Judy Murray, uzun yıllar tenis antrenörlüğü yaptı.

Ağabeyi Jamie Murray ise Grand Slam şampiyonluğu yaşamış başarılı bir çiftler oyuncusu oldu.

Kısacası Murray ailesinde tenis sadece bir spor değil, adeta bir yaşam biçimiydi.

Futbolu Seçebilirdi

Bugün onu tenis kortlarında tanıyoruz. Ama her şey farklı gelişebilirdi.

Çocukluk yıllarında koyu bir futbol tutkunu olan Murray, 15 yaşındayken İskoç devi Glasgow Rangers’ın altyapı seçmelerine davet edildi.

Önünde iki yol vardı:

Futbol veya tenis. O tercihini raketten yana kullandı.

Bugün geriye dönüp baktığımızda bunun spor tarihinin en doğru kararlarından biri olduğu söylenebilir!.

Kortların Dışında da Şampiyon

Murray’nin belki de en takdir edilen yönlerinden biri sosyal sorumluluk projelerine verdiği önem oldu.

UNICEF İyi Niyet Elçisi olarak yıllarca çocukların eğitimi, sağlığı ve temel ihtiyaçları için çalıştı.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal ettiği dönemde 2022 sezonunda kazandığı tüm para ödüllerini savaş mağduru çocuklara bağışladı.

Eşi Kim Sears ile birlikte yüzlerce okulun yemek borçlarını kapatarak binlerce çocuğun eğitimine destek oldu.

Bunun yanında sıtmayla mücadele eden Malaria No More ve doğa koruma kuruluşu WWF gibi organizasyonlarda aktif görev aldı.

Kısacası Murray, yalnızca kortlarda değil, hayatın içinde de fark yaratmaya çalışan sporculardan biriydi.

Yanlış Zamanda Doğan Şampiyon

O her anlamda bir şampiyon, bir rol modeldi. Belki Andy Murray’nin kariyerini anlatan en doğru cümle budur: Yanlış zamanda doğan bir şampiyon!.

Son Haberler

MODERN PENTATLONUN SESSİZ DEVRİMİ: ATLARDAN NINJA WARRIOR PARKURLARINA

Modern Pentatlonun Sessiz Devrimi: Atlardan Ninja Warrior Parkurlarına Birçok sporsever olimpik sporlar dendiğinde ilk olarak yüzme, atletizm veya jimnastiği bilir. Ancak...

Benzer Konular