https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

PREMİER LİG VE DİĞERLERİ

Okunması Gerekenler

Avrupa’da bu sezon 2 ve 3 numaralı kupaların sahipleri belli olurken ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcıydı. Geçen sezon Tottenham-Chelsea ikilisinin yarattığı İngiliz hakimiyetine, bu yıl Aston Villa ve Crystal Palace eklendi. Böylece İngiliz kulüpleri Avrupa’nın ikinci ve üçüncü büyük organizasyonlarında üst üste bir kez daha duble yaptı!.

Artık Premier Lig ile Avrupa’nın geri kalanı arasındaki makas yalnızca sportif anlamda değil; ekonomik, fiziksel ve organizasyonel olarak da gözle görülür şekilde açılmış durumda.

Bugün Premier Lig’in orta sıra ya da küme düşme hattındaki bir takımının sahip olduğu bütçe, birçok Avrupa devinin erişemediği seviyelere ulaşıyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Wolverhampton. Küme düşen bir kulüp olmasına rağmen Premier Lig yayın gelirleri ve ticari anlaşmalar sayesinde yaklaşık 120 milyon pound gelir elde edecek. Bu rakam, Serie A şampiyonu Inter’in lig şampiyonluğu ve yayın gelirlerinden kazandığının 2 katından fazla!.

Aslında bu tek bir örnek bile Avrupa futbol finansmanındaki dengesizliği anlatmaya yetiyor: küme düşen bir İngiliz kulübü, İtalya şampiyonundan daha fazla kazanıyor.

Benzer tabloyu İspanya’daki son şampiyon Barcelona, Almanya’da Bayern Münih ve hatta Fransa’daki dev kulüpler için de görmek mümkün. Çünkü mesele artık yalnızca futbol değil; küresel eğlence endüstrisinin merkezine dönüşen bir organizasyon modeli.

** Premier Lig neden bu kadar büyüdü?

Bu sorunun cevabı büyük ölçüde Amerika’da yatıyor.

Premier Lig bugün adeta futbolun NBA’i gibi yönetiliyor. Lig, sadece saha içindeki kaliteyle değil; pazarlama gücü, yayın modeli, küresel marka yönetimi ve yatırım yapısıyla da tamamen Amerikan spor kültürüne yaklaşmış durumda.

Zaten Premier Lig kulüplerinin önemli kısmı doğrudan Amerikalı yatırımcıların kontrolünde:

Arsenal — Stan Kroenke (Kroenke Sports & Entertainment)
Liverpool — Fenway Sports Group
Manchester United — Glazer Ailesi
Chelsea — Todd Boehly ve Clearlake Capital
Aston Villa — V Sports (Wes Edens & Nassef Sawiris)
Crystal Palace — Joshua Harris & David Blitzer
Everton — The Friedkin Group

Bunların dışında da birçok kulüpte Amerikan sermayesinin azınlık hisseleri veya yatırım ortaklıkları bulunuyor.

Amerikalılar spora yatırım yaptığında olay sadece “oyun” olmaktan çıkıyor. O işi çok kısa sürede küresel bir “show business modeline” dönüştürüyorlar. Premier Lig’in bugün geldiği nokta da bunun futbol dünyasındaki en büyük örneği.

** Yayın gelirleri: Asıl güç burada

Premier Lig’in fark yarattığı en büyük alan yayın gelirleri.

2025-2026 sezonundan itibaren geçerli olacak 4 yıllık yeni ulusal yayın hakları anlaşmasının toplam değeri 6,7 milyar sterlin. Uluslararası yayın gelirleri ise yeni döngüde %23 artışla yıllık 2,17 milyar sterline ulaştı.

Toplamda Premier Lig’in yıllık küresel yayın geliri yaklaşık 4,5 milyar euro seviyesine çıkmış durumda.

Karşılaştırmak gerekirse:

La Liga: 1,43 milyar euro
Serie A: 1,25 milyar euro
Bundesliga: 1,2 milyar euro
Ligue 1: 500 milyon euro

Yani Avrupa’nın diğer dört büyük liginin toplam yayın geliri bile tek başına Premier Lig’e yetişemiyor.

Bu dev ekonomik güç doğal olarak sahaya da yansıyor. Daha geniş kadrolar, daha yüksek maaşlar, daha güçlü fizik kalite, daha derin rotasyonlar ve çok daha pahalı oyuncu havuzları…

Özellikle Şampiyonlar Ligi dışındaki organizasyonlarda İngiliz takımlarının fiziksel üstünlüğü artık çok net hissediliyor. Çünkü Premier Lig’de orta sıra takımları bile birçok Avrupa temsilcisinden daha yüksek bütçeyle kadro kurabiliyor.

Futbolun yeni merkezi

Eskiden Avrupa futbolunun merkezi İspanya’ydı. Bir dönem İtalya’ydı. Daha sonra Almanya’nın sürdürülebilir modeli öne çıktı.

Ama bugün futbol ekonomisinin merkezi tartışmasız şekilde İngiltere!.

Premier Lig artık yalnızca bir lig değil; küresel bir eğlence ürünü, dev bir medya organizasyonu ve milyarlarca euroluk bir spor endüstrisi.

Ve görünen o ki, bu ekonomik güç farkı büyümeye devam edecek. Çünkü Premier Lig artık sadece futbol oynamıyor.
Dünyaya futbol satıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

TRİBÜNSÜZ STADLAR: FUTBOLUN EN SAF HALİ

Evlerin Arasında Sıkışmış Futbol Sahaları: Sokak Futbolunun Gerçek Versiyonu Futbol denince akla dev stadyumlar, ışıklar ve binlerce taraftar gelir. Ama...

Benzer Konular