Suudi Arabistan’ın futboldan snowboard’a kadar birçok alana yaptığı dev yatırımlar son 10 yılda spor medyasında spor ışıklarını üzerine çevirdi!.
Petrol zengini, para limiti olmayanülke, kariyerlerinin son dönemindeki futbolculara astronomik ücretler teklif ederken, FIFA ile güçlü ilişkileri sayesinde 2034 Dünya Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapma hakkını da kazandı.
Sadece bunla kalsa iyi.. Biri İngiltere Premier Lig kulübünü satın aldı, uçuk rakamlarla golf dünyasını adeta yeniden dizayn ettiler ve snooker’dan kadın tenis organizasyonlarına, güreşten başka etkinliklere kadar çok sayıda organizasyona ev sahipliği yapmaya çalıştılar ki çoğunu başardılar da…
Bu büyük harcamalar, “Vizyon 2030” stratejisinin teoriden pratiğe dönüş haliydi.
Bu süreç aynı zamanda yaygın biçimde “sportswashing (spor yoluyla imaj aklama)” olarak da değerlendiriliyor birçoklarınca..
Ama bir anda rüzgar tersine döndü. Yatırımlar katlanarak devam edecek mi derken, birçok spordan geri çekilme kararı aldılar.
En dikkat çekici geri adım bu hafta golfte yaşandı.
Suudi Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF) işlettiği LIV Golf organizasyonu sona erdirildi. PIF tarafından yapılan açıklamada, organizasyonun uzun vadede gerektirdiği “yüksek yatırımın” artık kurumun mevcut yatırım stratejisiyle uyumlu olmadığı belirtildi.
Birşeyi para ile satın alamıyorsan, daha çok para ile satın al mottosuyla devasa rakamlarla 2021 yılında kurulan LIV Golf, geleneksel PGA Tour’dan ayrılmış ve yüksek ücretlerle çok sayıda yıldız oyuncuyu kendine çekmişti. LIV’in sona ermesiyle birlikte, bu oyuncuların yeniden PGA Tour golf organizasyonuna dönüş süreci de tartışma konusu oldu.
Futbolda ise PIF, Suudi Pro Ligi ekiplerinden Al Hilal’deki yüzde 70 hissesini Nisan ayında, Prens El-Velid bin Talal’ın yönetimindeki Kingdom Holding Company’ye 373 milyon dolara sattı. Bu karar, “getirileri artırma ve sermayeyi, ülke ekonomisinde yeniden değerlendirme stratejisi” olarak açıklandı ve gözler Newcastle’e çevrilirken, yaptıkları açıklama; Newcastle United’i satmaya yönelik bir girişiminin olmadığı yönünde, ama şimdilik!
Görünüşe göre Suudi Arabistan, 2034 Dünya Kupası öncesinde futbola yönelik bazı yatırımları sürdürmek istiyor ve futbola bakış aynı şekilde devam ediyor.
MMA (Mixed Martial Arts – Karma Dövüş Sanatları) gibi diğer popüler sporlardaki yatırımlar da “şimdilik” daha güvenli görünüyor.
Ancak daha önce Suudi Arabistan’da düzenlenmesi planlanan bazı organizasyonlar artık burada yapılmayacak.
Mesela mı?
**Snooker Saudi Arabia Masters turnuvası, 10 yıllık anlaşmanın ikinci yılında geçen hafta iptal edildi.
**Kadınlar Tenis Birliği’nin (WTA) finansmanı kesildi ve sezon sonu turnuvası takvimden çıkarıldı.
**Suudi Arabistan ayrıca 2035 Rugby Dünya Kupası ve 2029 Asya Kış Oyunları’na ev sahipliği yapma planlarından da vazgeçti.
Hatta resmi bir açıklama gelmedi ama dedikodu kazanında dönenler; NEOM gibi yüksek finans alan projeler de durduruluyor. Kulüplerin seri satışı ve küçülmeler yolda. Kaynakların büyük kısmının 2034 World Cup’a yönlendirilecek olduğu yönünde…
Aynı zamanda Aramco’nun ve ülkenin en büyük madencilik şirketi Ma’aden’in de yönetim kurulu başkanı olan, PIF Başkanı Yasir el Rumayyan, geçen gün yaptığı açıklamada, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı sonrası Ortadoğu’daki gelişmeler ve spor yatırımlarının düşük getirileri nedeniyle PIF’in “yatırımlarını ve anlaşmalarını gözden geçirdiğini” ve “önceliklerini yeniden değerlendirdiğini” söyledi.
Küresel spor ekosistemine milyar dolarlık fon akışları sağlayarak güç dengelerini radikal bir şekilde değiştiren Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), tam mülkiyet ya da baskın hisse kontrolü üzerinden hareket ederken, bu devasa fon yönetimi, Mayıs 2026 itibarıyla operasyonel riskleri minimize etmeyi, kurumsal şeffaflığı artırmayı ve dış sermayeyi ekosisteme entegre etmeyi hedefleyen yani risk paylaşımı ile, yeni bir faza geçiş yapıyor diyebiliriz.
Mesela kuruluş aşamasından bugune devlet fonundan 5 milyar doların üzerinde doğrudan nakit sübvansiyon alan LIV Golf, organizasyonun bir bölümünü dışarıdan gelecek üçüncü taraf yatırımcılara açmak ve yaklaşık 250 milyon dolarlık bir azınlık hissesi (minority investment) satışı gerçekleştirmek üzere küresel finansal danışmanlık şirketi Ducera Partners ile stratejik bir ortaklık kurdu.
Yani kara-zarara bakmadan şanım yürüsün diye girilen prestij projelerinden, sürdürülebilir şirket normlarına bir geçiş görüyoruz.
Küresel kriz sporu da etkilerken, birçoğu Suudi yatırımlarıyla ayakta duran bu sporların, LIV Golf örneğinde olduğu gibi olası bir çekilme durumunda, akibetleri ne olacak, merakla bekliyoruz!.
