https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

ATLETICO DEGIL ATHLETIC BILBAO !!

Okunması Gerekenler

Athletic Club denildiğinde çoğu insanın aklına yalnızca bir futbol takımı gelmez; Bask kimliğini, direnişi ve köklerine sıkı sıkıya bağlı bir kültürü temsil eden tarihi bir kurum gelir. Bugün dünya genelinde birçok kişi kulübü alışkanlıkla “Athletic Bilbao” diye anıyor. Ancak “Atletico Bilbao” diyenler, farkında olmadan kulübün tarihindeki en hassas yaralardan birine dokunuyor olabilir!.

Çünkü Athletic’in hikayesi, yalnızca futbol başarılarından değil, kimliğini koruma mücadelesinden oluşur.

İspanya Kral Kupası, yani Copa del Rey, bu kulüp için her zaman sıradan bir turnuvadan fazlasıydı. İlginçtir ki monarşi karşıtı tavrıyla bilinen Bask kulübü, uzun yıllar boyunca bu kupaya büyük önem verdi. Bunun sebebi sorulduğunda taraftarların verdiği iki cevap oldukça çarpıcıydı: İlki, final seremonisinde İspanya milli marşını yuhalayabilmek, ikincisi ise kralcıların en değer verdiği kupayı kazanıp Bask topraklarına götürmek.

Bu bakış açısı, Athletic’in “futbola hiçbir zaman yalnızca futbol olarak bakmadığını” gösteriyordu.

Kulübün gerçek adı “Athletic Club”tır. İsmin İngilizce olması tesadüf değildir. 19. yüzyılın sonunda Bilbao limanına gelen İngiliz işçiler ve denizciler sayesinde futbol Bask bölgesine taşınırken, kulüp de İngiliz futbol kültüründen etkilenerek kuruldu. Kuruluş manifestolarında özellikle İspanyolca ismin reddedildiği yazmasa da, İngilizlerden ilham alındığı ve bu yüzden İngilizce bir ismin tercih edildiği açıkça görülür.

Ve Athletic yalnızca kültürel olarak değil, sportif olarak da dönemin en güçlü kulüplerinden biriydi.

İspanya İç Savaşı öncesinde ülkenin açık ara en başarılı futbol kulübü de onlardı. Athletic’in 4 lig şampiyonluğu bulunurken, Real Madrid CF yalnızca 2, FC Barcelona ise sadece 1 şampiyonluk yaşamıştı. Kral Kupası’nda da Athletic tam 13 kez zafere ulaşmış; Barcelona’nın 8, Real Madrid’in ise 7 kupası vardı. Daha da etkileyici olanı ise bütün bunların yalnızca Bask doğumlu oyuncularla başarılmış olmasıydı!.

Bugün “Cantera” olarak bilinen yerel oyuncu politikası, Athletic’i dünya futbolunda eşsiz bir yere koyuyor. Kulüp, küresel futbolun sınırsız transfer düzenine rağmen hala özünü koruyarak varlığını sürdürüyor.

Ancak İç Savaş ve ardından gelen Francisco Franco dönemi, Athletic için karanlık yılların başlangıcı oldu. Franco rejimi Bask kültürünü ve dilini sistematik biçimde bastırırken, Athletic de hedef alınan kulüplerin başında geliyordu. Baskça yasaklandı, kültürel semboller baskı altına alındı ve sonunda kulübün adına bile müdahale edildi.

1941 yılında çıkarılan kararnameyle İspanyolca dışındaki kulüp isimleri yasaklandı. Böylece Athletic Club, istemediği halde “Atletico” adına zorlandı ve 1941 ile 1970 yılları arasında bu isimle anıldı.

Bu yüzden “Atletico Bilbao” ifadesi, birçok Athletic taraftarı için basit bir isim hatasından çok daha fazlasını ifade eder. Çünkü bu isim, kulübün kendi iradesiyle değil, bir diktatörlük rejiminin baskısıyla taşımak zorunda bırakıldığı dönemi hatırlatır.

Franco rejiminin amacı, Athletic’i sıradan bir İspanyol kulübüne dönüştürmekti. Oysa Athletic zaten farklı olmayı seçmişti. İngiliz kurucularından gelen mirası, Bask kimliğine bağlılığı ve yalnızca yerel oyuncularla rekabet etme ısrarı, onu Avrupa futbolunun en özgün kulüplerinden biri haline getirdi.

Bugün hala San Mames tribünlerinde yankılanan şey yalnızca futbol tutkusu değil; hafızadır, kültürdür ve kimliğini kaybetmemekte ısrar eden bir halkın hikayesidir.

Son Haberler

FUTBOL FABRİKASI FC LENS’İN KUSURSUZ YENİDEN İNŞAASI

Kömür Topraklarından Doğan Bir Futbol Fabrikası: FC Lens’in Kusursuz Yeniden İnşası Fransa’nın kuzeyinde, kömür karası toprakların içinden doğan 120 yıllık...

Benzer Konular