Bugünkü yazı konumuz, futbol tarihinin en trajik kayıplarından biri olan Duncan Edwards…
Duncan, İngiliz futbolunun en büyük yeteneklerinden biri ve Manchester United’ın “Busby Babes” ekibinin en önemli parçasıydı. Genç yaşta çok büyük bir potansiyele sahipti ve birçok kişi onu George Best gibi efsane oyuncularla aynı seviyeye koyuyordu.
Fakat o elim kazada, Münih uçak kazasında hayatını kaybetti. Sadece kariyeri değil, hayatı da 21 yaşında son buldu.
Herkesin unutmak istediği o kara günü, 6 Şubat 1958’i bilmeyenlere kısaca hatırlatalım…
Efsane menajer Matt Busby’ye atfen “Busby’nin bebekleri” olarak bilinen, yaş ortalaması genç olan takımdan beklentiler çok büyüktü.
Avrupa Kupaları’nda 5 Şubat 1958 tarihinde Yugoslavya’da Kızılyıldız takımı ile 3-3 berabere kalarak yarı finale çıkan Manchester United kafilesi, Belgrad’tan havalanan, BEA (British European Airways)’e ait Airspeed Ambassador tipi Lord Burghley adlı uçak ile yola çıktı.
6 Şubat 1958 yılında yakıt ikmali için Münih’e inmeleri gerekiyordu. Yakıt ikmalinin ardından yoğun kar yağışının olduğu Münih’ten kalkış yapmak isteyen kafileyi taşıyan uçak, ilk iki denemede başarısız oldu. Üçüncü denemesinde ise yeterli hıza ulaşamayarak, havalimanını çevreleyen bariyerlere ve yakınlardaki bir eve çarptı!.
Uçaktaki 43 yolcudan 23’ü hayatını kaza esnasında kaybederken, ölenlerin 7 tanesi 1 gün önce Avrupa Kupası’nda yarı finale yükselmiş takımın futbolcularıydı. Kaptan beton sol bek Roger Byrne, gol makinesi Tommy Taylor, İrlandalı uçan kanat oyuncusu Bill Whelan ve diğerleri…
Kazayı atlatan futbolculardan Harry Gregg ise hala kahraman olarak hatırlanır. Harry o gün herkes kendi canının derdindeyken, uçağa dönüp korkusuzca Vera Lukic isimli Yugoslav bir diplomatın hamile karısı ve kızı Vesna’yı kurtarmış, Menajer Matt Busby ile takım arkadaşları Bobby Charlton, Jackie Branchflower, Dennis Viollet’in de kurtarılmasını sağlamıştı. Özellikle Chartlon ve Busby hamleleri ile hayatının en önemli kurtarışını yapmış, kulübün tarihini değiştirmişti adeta…
Sadece onlarla kalsa iyi, bugün hala Manchester United tarihinin gelmiş geçmiş en iyi oyuncuları arasında gösterilen Duncan Edwards da kazadan sonra hastanede 15 gün boyunca verdiği yaşam mücadelesini kaybederek, maalesef yukarıdaki gruba katılacaktı. Ve Tanrı İngiliz oğlunu da yanına almıştı birçoklarına göre…
Duncan Edwards, 1 Ekim 1936’da İngiltere’nin Manchester şehrinde doğmuştu. Henüz 16 yaşında, 1952 yılında ilk kez profesyonel olarak futbol sahasında yer alırken, o dönemdeki United’in alt yapısındaki en parlak oyunculardan biriydi ve kısa süre içinde First Division’da (bugünkü Premier League) Manchester United’ın ilk 11’ine hiç çıkmamak üzere demir attı.
Edwards, futbolculuk kariyerinin ilk yıllarında, savunma ve orta saha görevlerini başarıyla yerine getirerek çok yönlülüğünü kanıtladı. Fiziği, oyunu okuma becerisi, güçlü top tekniği ve oyun zekası ile öne çıktı. O devirde çok çok az rastlanan “All Around futbolcu tarifinin” en güzel aynasıydı.
1953-1954 sezonunda sadece 17 yaşında iken milli takıma çağrıldı ve milli formayı giymeye başlayan en genç oyunculardan biri oldu. Yakışıklığı ile de nam salmış futbol dünyasının James Dean’i, Manchester United formasıyla 5 sezonda 177 maça çıkıp 21 gol atmış ve iki şampiyonluk kazanmıştı.
Futbolun dışındaki hayatı da örnek teşkil ediyordu. Genç yaşta şöhretin getirdiği o ego onun mütevazı hayatını değiştirmemiş, arka planda da oldukça sakin, sansasyon ve basından uzak bir yaşam sürüyordu. Bu, onun futbol dünyasında sürekli büyüyen itibarını daha da pekiştirdi.
O, modern futbolun gereksinim duyduğu atletik özelliklere ve stratejik düşünme becerisine sahipti. Birçok otorite, onun futbol kariyerinde en az Bobby Charlton kadar etkili olacağını düşünüyor, Manchester United’ın, o dönemdeki genç oyuncuları, futbolun geleceği olarak görülüyorken, Edwards da bu neslin açık ara lideriydi.
Aynı zamanda takımın moral kaynağıydı. Takım arkadaşları, ona büyük bir saygı duyuyor ve genç yaşına rağmen hem futbolcu hem de insan olarak örnek alıyorlardı. Hatta rakip futbolcular, taraftarlar bile!..
Duncan Edwards, yaşamış olduğu kısa ömre rağmen, İngiliz futbolunun önemli figürlerinden biri olarak tarihe geçti. O, “Busby Babes’in en parlak yıldızıydı” ve gelecekteki İngiltere futbolunun temel taşlarını oluşturacak bir oyuncu olma potansiyeline sahipti ama maalesef kader izin vermedi.
Bugün hala Manchester United’ın tarihindeki efsanevi oyuncular arasında adı anılmakta ve mirası devam ediyor ama daha 21 yaşındayken, yükselişinin zirvesine çıkmadan hayatını kaybetmesi, onu futbol tarihinin en büyük “lanetli” figürlerinden de biri yapmakta aynı zamanda…
O elim kaza olmasa, o günü hiç yaşanmamış gibi tarihten silip bir gün öncesine dönsek; büyük ihtimalle 1960’lı yılların en büyük futbol yıldızlarından biri olurdu. Hatta ülkenin en büyük futbol zaferi 1966 Dünya Şampiyonluğu’nda da çok büyük olasılıkla o altın kadronun içinde yer alacak, belki de Franz Beckenbauer öncesi ilk Kaiser o olacaktı.
Hatta Kırmızı Şeytanlar ile birçok kupaya imza atıp, 1960’lar boyunca Ferguson öncesinde kulüp tarihindeki “altın çağ”lardan birine de tanıklık edebilirdi, ama olmadı.
Ve yazıyı da ürpertici ama maalesef çok doğru bir sözle bitirelim; “sahada herşeyi çalımlayabilirsiniz ama Azrail’i asla!”
