FREDDY ADU
1989 doğumlu oyuncu çok genç yaşta büyük bir yetenek olarak gösterildi ve ABD’de futbolun geleceği olarak görülüyordu.
Öyleydi de!.. U-17 milli takımda 15 maçta 16 golle tüm spot ışıklarını üzerine çevirdi.
2004 MLS Draft’ında sürdirekt ilk isimdi ve beklenildiği gibi ilk sıradan seçildi.
Profesyonel kariyerine daha 15 yaşındayken, 2004’te D.C. United’da başladı ve ligde forma giyen en genç oyuncu oldu.
O yaşta sponsorlar, kontralarla milyonlarca dolar kazanıp (15 yaşında en çok kazanan Amerikalı futbolcuydu), sadece takımın şehrin değil, “ülkenin futbol yüzü olma baskısını” kaldıramadı.
İnanılmaz sürati, çalım yeteneği ile “yeni nesil Pele” bile deniyordu siyahi futbolcuya. Milli takım yetkilileri de pamuklara sarıyordu ama 23-24 yaşından sonra neredeyse herkes ondan umudu kesti. Vasat liglerin vasat oyuncusu oldu ve gittiği yerlerde de tutunamadı (ülkemizde de Rizespor forması giymişti).
Kariyerinde Benfica, Monaco gibi kulüpler başta 15’e yakın takım oldu ancak hiçbirinde kalıcı bir başarı yakalayamadı.
………………………………
RAVEL MORRISON
1993 doğumlu orta saha oyuncusu için Alex Ferguson; “çalıştığım en yetenekli genç futbolcu” demişti. Mancester United ondan çok şeyler bekliyordu ama beklenti ile gerçek maalesef aynı paralelde gitmedi!..
Kötü alışkanlıklar, kötü arkadaş çevresi ve mental kırılma, paragöz menajerlerin hataları, genç yaşta yaşadığı serbest düşüşü, kariyerinin sonuna kadar devam ettirdi.
Genç kategorilerde giydiği İngilitere milli formasını, A takımda rotayı aile kökeni Jamaika’ya çevirse de, o vasat milli takım kadrosunda bile yıldız oyuncu olamadı.
Kariyeri boyunca ordan oraya, 15’e yakın takım değiştirdi ve 2014-15 senelerinde 4-5 milyon sterlinle ölçülen (bugün için minimum 40-50 diye düşünebiliriz) değeri, 400-500 binlere kadar geriledi.
…………………..
GIL GOMES
1990’ların başında ülkenin en önemli yıldız adaylarından ve 1 numaralı forvetiydi.
1972 doğumlu golcü, U-16 Avrupa Şampiyonasını 9 golle zirvede bitirirken, şampiyon Portekiz gollerinin de %60’ına imza atmıştı (toplam 15).
14 yaşında girdiği Benfica altyapısında, uçarcasına 20 yasına kadar çıktığı kariyeri, sonrasında öyle bir serbest düşüş yaşadı ki, “seçtiği takımlar mı, kendi suçu mu, yoksa şans, yaşadığı sakatlıklar mı” bilinmez ama gerçek olan şey; beklenenin çeyreğini bile veremedi A kategorilerde futbolseverlere..
Düşünün ki, Figo’lu Simao’lu kadronun bayrak oyuncusydu. Sürdirekt forveti, en önemli golcüsüydü ama hele de son 9-10 senesinde, Avrupa’da amatör liglerde, takımlarda sona eren hüzünlü bir kariyer.
Ama işte, o 20 yaş eşiği bazıları için aşılması çok zor bir engel oluyor. Sadece yetenek yetmiyor. Mental özgüven, çok çalışmak ve düzenli yaşam da bu eşiğin olmazsa olmazları. Gil Gomes örneğinde olduğu gibi…
