Olimpiyatlar ve sprint yarışları denince, siyahi sporcuların dominasyonu herkesin malumu… 1980’den bugüne, 100 metre gibi kısa mesafelerde altın madalya kazanan sadece tek bir beyaz sporcu var. Ve işte bugün, odak noktamız da Yulia Nestsiarenka.
Belaruslu atlet, 2004 Atina Olimpiyatları’nda, ABD’li Lauryn Williams ve Jamaikalı Veronica Campbell gibi büyük rakiplerini geride bırakıp, 100 metre finalini kazanarak tüm spot ışıklarını üzerine çekmişti.
21 Ağustos’taki o unutulmaz yarışta, son 30 metrede gösterdiği inanılmaz deparla altın madalyayı kazandı ve Belarus’un ilk Olimpiyat altın madalyasını kazanan kadın sprinteri olarak tarihe geçti. Bu zafer, sadece Yulia’nın kariyerinin en parlak anı değil, aynı zamanda ülkesinin atletizm-sprint tarihinde de bir dönüm noktasıydı.
Atina’nın Beyaz Kraliçesi” olarak anılan Nestsyarenka, atletizme heptatlon ile başlamış, sürat tutkusuyla kısa mesafeye yönelmiş ve Atina’da tam dört kez 11 saniyenin altında koşarak (eleme, çeyrek final, yarı final ve final) tarihi bir başarı elde etmişti!.
Bağıra bağıra gelmişti yani o ikonik zafer.
Ama Yulia Nestsiarenka’nın 10.93 saniyelik dereceyle kazandığı altın madalyanın ardından, bireysel başarıları ne yazık ki devam etmedi. Sonraki yıllarda, Dünya ve Avrupa Şampiyonaları’nda finale kadar çıkmış olsa da, sonuçlar pek beklenen gibi olmadı. 2005 Helsinki Dünya Şampiyonası’nda 8. sırayı, 2006 Göteborg Avrupa Şampiyonası’nda ise 6. sırayı aldı.
Ancak, Nestsiarenka’nın kariyerinde hala büyük başarılar vardı. 2005 Helsinki Dünya Şampiyonası ve 2006 Göteborg Avrupa Şampiyonası’nda, 4x100m bayrak yarışında Belarus takımıyla bronz madalya kazandılar. Bu takım başarısı, Yulia’nın sprintteki katkısını ve takım içindeki liderliğini gösteriyordu.
2008 Pekin Olimpiyatları’nda da yarıştı ama artık ne eski formu, hızı, gücü vardı ne de o mental motivasyonu... Yarı finale kadar çıktı ama serisinde 5. oldu ve o eşiği geçemeyerek elendi.
Nestsiarenka, 2004’teki altın madalyasından sonra, birçok zorlukla karşılaştı ve kariyerinde bir türlü aynı zirveye ulaşamadı. Ancak, 2004 Atina’daki zaferi onu Belarus atletizminde unutulmaz bir figür haline getirdi.
Bir daha bir beyaz sporcu (erkek ya da kadın) 100 metrede Olimpiyat şampiyonluğu kazanabilir mi? Bizce çok zor!
Bu başarının ardındaki azim ve yetenek, sadece Belarus için değil, tüm atletizm dünyası için unutulmaz bir anıdır. Yulia Nestsiarenka’nın 2004’teki zaferini alkışlayarak, beyaz sporcuların 100 metredeki şampiyonluk yolculuğunun ne kadar zorlayıcı olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.
