Arkadaş arası spor muhabbetlerinde çokça geçen sekanslardan biridir “Ya Yugoslavya dağılmasaydı” konusu…
Düşünsenize, dağılmış haliyle bile futbolda Dünya Kupası finali oynayan Hırvatistan, basketbolun ekol ülkesi Sırbistan, bölünmüş durumda bile 1 değil 2-3 ülkeyle zirveye oynadıkları sutopu-hentbol ilk aklımıza gelenler, ama bir de 7-8 ülkenin birleşip bir milli takım çıkarttığını düşünün!..
Hele de basketbol özelinde; Doncic, Dragic, Bogdanovic, Vucevic, Jokic’li bir 5!..
1979 ile 1992 arasında dört farklı şehirin takımları (Saraybosna, Zagreb, Split, Belgrad) basketbolda kulüpler düzeyinde Avrupa şampiyonluğu yaşamış bir ülke; bir basketbol ekolüydü Yugoslavya ki hala öyle…
Ama biz bugün “bu dağılmaya tersten bakacağız” ve bölünmeye rağmen, ilerleyen spor dallarına göz atacağız.
Özellikle Tito rejiminde takım sporlarında olan zirve mücadelesi, son 20-30 sene özelinde bireyselde de epey patladı diyebiliriz!..
Bunun en net örneği Tenis; dünya yıldızı Sırp Novak Djokovic zaten herkesin malumu, ama erkeklerde iki Hırvat Marin Cilic ve Ivanisevic, kadınlarda iki Sırp Ana Ivanovic, Jelena Jankovic ile Hırvat Iva Majoli gibi Grand Slam kazanmış raketler ilk aklımıza gelenler.
Kış Sporları da vites arttıranlardan… Mesela CV’si Olimpiyat ve Dünya Şampiyonlukları ile dolu Hırvat Janica Kostelic net bir efsane… Aynı şekilde bir o kadar dolu CV sahibi Sloven Tina Maze ile bir diğer Sloven Peter Prevc de…
Bisiklet dendiğinde iki şampiyon Sloven; Pogacar ve Roglic.
Takım Sporlarına bir örnek de voleybol!.. Eskiden de kötü değillerdi ama ne olimpiyat ne dünya şampiyonu olabilmişlerdi. Sırplar kadınlarda Olimpiyat zirvesine çıkarken, erkeklerde de madalya kazanıp, dünya ve Avrupa şampiyonu oldular.
Tabii ki bölünme öncesi bireysel başarılar olmadı dersek çok ayıp olur!.. Mesela ilk büyük bireysel çıkışı 1968 Mexico City Olimpiyatları’nda Hırvat yüzücü Djurdjitsa Bjedov ve Sloven jimnastikçi Miroslav Cerar’la yapmışlardı (ikisi de altın madalya kazandı). 1972’de Hırvat boksör Parlov, 1976’da kano ve güreşte gelen altınlar diye devam eder ama her olimpiyatta maksimum 1-2 kişi yani bireysel başarılar.
Yani ülkeler bölündü ama spor kültürü ve gen hala aynı. O tarihsel miras da dünya döndükçe devam edecek demek de malumun ilanı!..
